Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-14-2008, 06:55 PM   #1 (permalink)
*rojda*
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: TaяîYé WéLaT...
Mesajlar: 1.472
Üye No: 51
Tecrübe Puanı: 1018
Rep Puanı : 101561
Rep Derecesi
*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute


Thumbs down Tekstil kadını öğütüyor..

Tekstil, Dokuma, Örme, Trikotaj ve Boyama İşçileri Sendikası'nın (Tekstil-Sen) yaptığı araştırmaya göre, 1990'lı yıllarda yaşanan göçle beraber tekstil ve dokuma sanayi gibi işlerinde kadınlar ucuz iş gücü olarak kullanılmaya başladı. Araştırmada elde edilen verilere göre 1970'li yıllarda başlayan ve 80'li yıllara gelindiğinde olumsuz etkilerinin daha da yoğun bir biçimde hissedildiği sermayenin uluslararasılaşması süreci kadın işgücünde ciddi değişimler yarattı. Çoğunluğu tekstil olmak üzere ücretli olarak çalışan kadınların oranı yüzde 11'e yükseldi.

'Göç kadını ucuz iş gücü' Tekstil-Sen'in araştırma sonuçlarında ortaya çıkan diğer bir veriye göre ise 1990'lı yıllarda kırdan kente doğru yaşanan göç, çarpık kentleşmeyi, kültürel yozluk ve yoksulluğu da beraberinde getirdi. Göçle birlikte, kırsal alanda ücretsiz tarım işçisi olarak çalışan kadınlar kentlerde ücretli işlerde çalışmaya başladı. Ancak işsizlik boyutu, kadınların eğitim ve öğretim düzeyi göz önünde bulundurulduğunda, kadınların ucuz ve sosyal güvencesi olmayan işlerde çalıştığı görüldü. Esnek çalışma biçimi denilen işlerde çoğunluklu olarak kadınların istihdam edilmeye başlanmasıyla bu tür yoğun düşük ücretli işlerin başında gelen dokumacılık, tekstil ve ev parça başı işlerin tümünde ağırlıklı olarak kadın emeği kullanılmaya başlandı. Daha önce tam zamanlı olan işler esnek çalışma modeline göre yeniden belirlenerek yarım zamanlı işler haline getirilmesi istihdamı korumak ve artırmak adı altında bir alternatif olarak sunulan bu tür esnek çalışma biçimi kadının yoksullaşmasını daha da artırdı. Tekstil sektörü ile ilgili yaptıkları çalışmalara dair açıklama yapan Tekstil-Sen Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, bu sektörde çalışan kadınların büyük çoğunluğunun Bölge ile Karadenizli olduğunu söyledi.

Kadınların metropollerde yaşamını sürdürmek için vasıfsız olarak tekstil ve dokuma sanayi gibi sektörlerde çalışmak zorunda kaldığını belirten Taşkıran, 'Doğduğu yerde okula gitmesine izin verilmeyen, fikri gözetilmeden evlendirilen, töre ve namus cinayetlerine kurban giden kadın, girdiği çalışma alanında da aynı feodal zihniyetle karşı karşıya kalıyor. Para kazanmak dışında herhangi bir değişim yaşamayan kadın kendisine yönelik köleci yaklaşımla yaşamının geride bıraktığı kısmında olduğu gibi geleceğinde de erkeğin himayesine sunuyor. Kadın bu sektörde yedek işgücü olarak kullanılmanın yanında cinsel istismar ve ekonomik sömürü ile karşı karşıya kalıyor' diye konuştu. İSTANBUL /
DİHA

Tekstilde acil olarak alınması gereken önlemler

Taşkıran, yaptıkları araştırmaya göre kadının erkekle eşit koşullara erişmesi ve çalışma yaşamında sağlıklı şekilde yer alması için şu koşulların yerine getirilmesini istedi:

İşe alınırken cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma vb. ayrımlar kaldırılmalı, eşit işe eşit ücret verilmeli

Kriz koşullarında daha çok işçi kadınların işten çıkarılmasına, hamile olduğu için işten atılmalara son verilmeli ve kadınlar hastalandıklarında sağlık haklarından faydalanabilmeli

4857 sayılı yasada doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 8 hafta olan doğum izni, doğum öncesi 3 ay doğum sonrası 1 yıl anneye ücretli izin verilmesi babaya da doğum sonrası 3 ay ücretli izin hakkının tanınması şeklinde değişmelidir. Kreş açma yükümlülüğünde olan işverenler kreş içinde ana okulu da açmalı ve yasada kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam 1,5 saat süt izni verilmesi ve 100-150 kadın işçi çalıştıran iş yerlerinde, işveren tarafından bir emzirme odası kurulması ibaresi, 10 ile 50 kadın işçinin çalıştığı işyerlerinde emzirme odaları açılması, 10'dan az kadının çalıştığı iş yerlerinde iş saatleri içinde çocuğunu emzirmesi için özel izin verilmesi şeklinde değişmeli

Regl durumlarında her ay iki gün ücretli izin verilmeli, sağlıksız çalışma koşullarına son verilip 6 ayda bir düzenli sağlık taraması olmalı

İş kollarında cinsiyetçi ayrımı kaldırılmalı, cinsel istismara son verilmeli ve haftalık 35 saatlik çalışma uygulanmalı

Kadın işçiler her ne sebeple olursa olsun gece postasında 7,5 saatten fazla çalıştırılmamalı

8 Mart ve 1 Mayıs ücretli izin günü olarak yasalaşmalı.

ESRA ŞERAN
__________________
*rojda* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla