Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-17-2008, 03:09 PM   #17 (permalink)
Asur-Banipal
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute


Standart

ÜN

Yaptığı iyiliği başkaları duysun diye, kendisine daha fazla değer
verilsin diye yapan, doğruluğu dillerde dolaşmak koşuluyla doğru olan
adamdan pek hayır gelmez.

Gredo che'I resto di quel verno cose

Facesse denge di tenerne conto,

Ma fur sin'a que tempo si'nascose,

Che non e colpa mia s'hor'non le conto:

Perche Orlando a far opre virtuose,

Piü ch'a narrerla poi, sempre are pronto,

Ne mai fu alcun'de li suoi fatti espresso

Se non quando hebbe i testimonü appresso (Aristo, Orlando Furioso)

Sanıyorum ki geri kalan kış aylarında Orlando birçok onurlu işler
gördü. Fakat şimdiye kadar bunlar o kadar gizli tutuldu ki, onlardan
sözetmiyorsam suç benim değildir. Çünkü Orlando'nun, isteği parlak
görünmek değil, parlak işler görmekti. Sağlam tanıkları olmadıkça
zaferleri meydana çıkmazdı.

İnsan savaşa girmeyi kendi için bir ödev bilmeli ve beklediği ödül,
bütün iyi davranışların ne kadar gizli olursa olsun, er geç görecekleri
ödül olmalıdır, bu da temiz bir vicdanın iyi bir iş gördüğü için kendi
içinde duyacağı rahatlıktır. İnsan zevki için yiğit olmalı ki yiğit talihin
cilvelerinden uzak kalsın, sağlam ve güvenli bir temel üzerine
yerleşsin.

Virtus, repulsae nescia sordidae

Intaminatis fulget honoribus;

Nec sumit aut ponit secures,

Arbitria popularis aurae. (Horatius)

Başarısızlıktan zarar görmeyen bir değer, hiçbir şeyin lekeleyemediği
bir onurla parlar; böyle bir değer halkın keyfiyle ne yükselir ne de
alçalır.

Ruhumuz yapacağım gösteriş için yapmamalı, her şey içimizde,
hiçbir gözün görmediği en gizli yerimizde olup bitmelidir. Orada
ruhumuz bizi ölüm korkusundan, acılardan, yüzkarasından bile korur,
çocuklarımızı, dostlarınızı, servetimizi yitirmeye dayanacak ve
gereğinde savaşın tehlikelerine atılabilecek bir duruma getirir:

Non emolumento aliquo, sed ipsius honestatis decore.

Çıkar için değil, yiğitlik şanı için. (Cicero)

Böyle bir kazanç, başkalarının hakkımızda iyi yargılar vermesinden
başka bir şey olmayan onurlar ve ünlerden çok daha büyüktür,
istenmeye çok daha layıktır.

Ufacık bir toprak davası için halkın içinden on beş kişiyi seçmeyi
akıl ediyoruz, sonra en önemli davamızı tutup bilgisizliğin,
adaletsizliğin ve kararsızlığın anası olan halkın oyuna bırakıyoruz.
Akıllı bir insanın, hayatını düşüncesiz bir sürünün oyuna bırakması
akıl kârı mıdır?

«An quidquam stultius quam quos singulos contemmas eos aliquid
putare esse universos?» (Cicero)

Ayrı ayrı bakınca değer vermediğimiz kimselere, bir araya geldikleri
zaman değer vermekten daha büyük budalalık olur mu?

... Halk öyle şaşkın, öyle başıboş bir kılavuzdur ki, ne kadar zeki, ne
kadar becerikli olsak adımlarımızı ona uyduramayız. Her kafadan
çıkan bütün o karmakarışık sesler, bizi dört bir yana sürükleyen o kaba
sözler, düşünceler arasında doğru yolu bulmak olacak iş değildir. Bu
kadar kararsız, serseri bir varlığı kendimize kılavuz saymayalım: Her
zaman aklımızın ardısıra gidelim, halkın takdiri de canı isterse
ardımızdan gelsin. Bu takdir zaten talihe bağlı olduğu için onu kendi
yolumuzda giderken de bulabiliriz. Doğru yolu yalnız doğru olduğu
için tutmak istemesek bile, bu yolun eninde sonunda halk için de en
yararlı yol olduğunu göreceğiz ve yine ona döneceğiz:

«Dedit hoc providentia hominibus munus, ut honesta magis
juvarent.» (Qintilianus)

Yazgının insanlara bir lütfu da, namuslu işlerin aynı zamanda en
yararlı işler olmasıdır.

Yunanlı bir balıkçı, bir kasırga sırasında Neptunus'a şöyle söylemiş:

«Ey tanrı, beni ister kurtar, ister batır, ben dümenimi kırmadan
dosdoğru gideceğim.» Zamanımda nice dönek, ikiyüzlü, karışık
insanlar gördüm ki, dünya işlerinde benden daha tedbirli oldukları
halde, benim kurtulduğum felaketlerden kendilerini kurtaramadılar.

Risi successu posse carere dolos. (Ovidius)

Kurnazlıkların para etmediğini gördüm de güldüm. (Kitap 2, bölüm 16)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla