Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-17-2008, 03:18 PM   #49 (permalink)
Asur-Banipal
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute


Standart

ÖLMEK ÖZGÜRLÜĞÜ

Filozofluk yapmak kuşku duymaktır derler, öyleyse benim için
saçmalamak, aklına eseni söylemek, daha zorlu bir nedenle,
kuşkulanmak olmalıdır. Çünkü araştırmak, çözüm getirmekse kürsü
başkanının işi.

Benim kürsü başkanım tanrısal gücün yetkisidir, ki o kimseyi
dinlemeden yönetir bizi ve insanlara özgü boş çekişmelerin üstündedir
yeri.

Philippos kılıç elde Peloponez'e girince, biri gelmiş Damidas'a demiş
ki, bu adamın dostluğunu kazanmazsak Lakedemonyalılar'ın çok
çekeceği var. Hadi be, korkak, demiş Damidas, ölümden
korkmayanların ne çekeceği olabilir? Agis'e de bir insan nasıl özgür
yaşayabilir, diye sorulduğu zaman; ölümü küçümseyerek, demiş. Bu
görüşler ve bu konuda raslanan daha binlercesi, ölümü sabırla
beklemekten öte bir davranış istiyorlar elbet insandan. Hayatta
ölümden beter birçok belalar vardır çünkü. Antigonos'un tutsağı bir
Ispartalı çocuk köle olarak satılıyor; efendisi onu zorla çirkin bir işte
kullanmaya kalkınca: Görürsün, demiş çocuk, kimi satın aldığımı;
özgürlüğüm elimdeyken ayıptır kul olmak senin gibisine. Böyle der
Ispartalı çocuk ve atar kendini evin tepesinden aşağı. Antipater'in, bir
isteğini kabul ettirmek için korkutmaya kalkıştığı Ispartalılar: Bizi
ölümden beter bir şeyle korkutmak istersen, daha seve seve ölürüz,
demişler. Her yapacakları işe engel olacağını yazan Philipos'a da:
Ölmemize de engel olamazsınız ya, diye karşılık vermişler.

Derler ki bilge yaşaması gerektiği kadar yaşar. Şunu da derler ki,
doğanın en başta gelen ve halimizden yakınmayı gereksiz kılan lutfu
bizi dünyadan göçmekte özgür bırakmasıdır. Hayata verdiği giriş yolu
bir tek, ama çıkış yolu yüz binlerce. Yaşamak için toprağımız
olmayabilir, ama ölmek için toprak bulunur nasıl olsa. Boiocatus'un
Romalılara dediği gibi. Dünyadan ne diye yakınırsın? Bağladığı yok
ki seni: Dertler içinde yaşıyorsan, bu korkaklığın yüzündendir senin;
istediğin zaman ölmek elinde:

Ubiqe mors est; optime hoc cavit Deus;

Eripers vitam nemo non homini potest;

At nemo mortem: mille ad hanc aditus patent. (Seneka)

Her yerde ölüm var tanrı bol bol veriyor onu;

Herkes herkesin hayatını alabilir, ama ölümü

Alınamaz kimseden: Binlerce kapısı var ölümün.

Bir tek hastalığın devası değil, bütün dertlere devadır ölüm. Hiçbir
zaman korkulmayacak, çok kez aranacak pek emin bir limandır ölüm.
Hayata ha biz son vermişiz, ha kendi son bulmuş, hepsi bir; ha eceline
koşmuş insan, ha beklemiş onu; nerden gelirse gelse, kendi ecelidir
gelecek olan. İplik nerde koparsa ordadır ecel, orasıdır yumağın ucu.
En gönüllü olanıdır ölümlerin en güzeli. Yaşamak başkasının istemine
bağlıdır, ölmek yalnız bizimkine. En çok ölümde kendi huyumuza
suyumuza göre davranmalıyız.

Başkalarının ne diyeceği düşünülmez bu işte, çılgınlık olur
düşünmek de. Yaşamak kölelik olur, ölmek özgürlüğümüz olmazsa.
Hastalıkların iyileştirilmesi çoğu kez yaşamayı kısıtlamakla olmuyor
mu zaten?

Etimizi yarıyorlar, dağlıyorlar, elimizi ayağımızı kesiyorlar,
yemekten kesip kanımızı alıyorlar: Bir adım daha atıversek öteye,
toptan kurtulmuş oluruz. Şahdamarımız neden kara kan damarımız
kadar buyruğumuzda olmasın?.. (Kitap 2, bölüm 3)

Vicdanımız bizi günah işlememeye, isteklerimiz azaldığı için değil,
aklımızın gereklerine uyarak zorlamalıdır. (Kitap 3, bölüm 2)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla