BÜYÜKLÜK VE İNSANCALIK
Şana şerefe ermenin en kestirme yolu şan şeref için yaptığımızı kendi
vicdanımızın buyruğuyla yapmaktır. Büyük İskender'in değeri bence,
o parlak yaşayışı içinde Sokrates'in düşkün ve sönük bir yaşayışı
içindeki değeri yanında bir hayli cılız kalıyor. Düşüncem Sokrates'i
İskender'in yerine koyabiliyor rahatlıkla, ama İskender'i onun yerinde
düşünemiyorum. İskender'e ne yapmasını bildiğini sorsalar: Dünyaya
boyun eğdirmesini bilirim, der; Sokrates ise insan yaşantısını doğal
niteliğine uygun olarak yönetmesini bildiğini söyler. Bu bilim daha
ağır basan, daha saygın bir bilimdir. Ruhun değeri yükseklere
çıkmasında değil, düzenli olmasındadır.
Ruhun büyüklüğü büyük yerlerde değil, gösterişsiz yerlerde çıkar
ortaya. Onun için bizi içimize inerek yargılayanlar ünlü eylemlerimize
pek önem vermezler, bunların aslında çamurlu ve batak bir dipten
fışkırmış pırıltılı su serpintileri olduğunu görürler. Bizi parlak
görünüşümüze göre yargılayanlar ise içimizin de aynı parlaklıkta
olduğunu sanırlar, onları şaşırtan ve görüşlerini aşan başarı güçlerini
halkın ve kendilerinin güçleriyle bir arada düşünemezler. Bir işçinin
helaya gitmesini, karısıyla yatmasını düşünmek olağan gelir de
bize, gösterişli ve bilginliğiyle saygınlık kazanmış bir koca başbakanı
o durumlarda düşünmeyi yadırgarız. O yüksek tahtlarda oturanlar
yaşayacak kadar alçalamazlar gibi gelir bize. (Kitap 3, bölüm 2)
__________________
|