TÜRK ORDULARINDAKİ DİSİPLİN
Askerlerin düşmandan çok komutanlarından korkmalarını isteyen o
eski ahlak ne oldu? Şu güzelim örneğin benzeri nerde: Bir elma ağacı
Roma ordusunun kamp kurduğu bir yerin ortasında kalmış da ertesi
gün ordu çekilip giderken olgun, nefis elmaları bir teki eksilmeden
sahibine bırakmış. İsterdim ki gençlerimiz vakitlerini pek yararlı
olmayan gezintiler ve pek onurlu olmayan uğraşlarla geçirecek yerde
biraz gidip yaman bir Rodoslu kaptanın bir deniz savaşını nasıl
yönettiğini, biraz da Türk ordularındaki disiplini görsünler. Çünkü
bizimkinden çok ayrı ve çok üstün onlardaki disiplin. Bizim
askerlerimiz seferde eskisinden daha uygunsuz, sorumsuz, Türk
askerleriyse tersine daha ölçülü, daha çekingen davranıyorlar.
Çünkü, onlarda, barış zamanı fakir rahatsız etmek, malını çalmak
birkaç kötek cezasıyla geçiştirildiği halde, savaşta en ağır cezaları
görüyor. Parasını vermeden bir tek yumurta almanın cezası tam elli
sopa. Onun dışında, karın doyurmayan, az ya da çok değerli herhangi
bir şeyi çalanlar hemen kazığa geçiriliyor ya da başları kesiliveriyor.
Fatihlerin en zalimi olan Selim üstüne yazılanları okurken şaştım:
Mısır'ı aldığında Şam şehrini bolluk ve güzellikle saran eşsiz
bahçelere askerlerinden hiçbirinin eli değmemiş; hem de kapalı değil
açık oldukları halde. (Kitap 3, bölüm 12)
__________________
|