BÜYÜK EYLEMLER VE YAŞ
Benim bildiğim kadarıyla bütün güzel insan eylemleri, ne türden
olursa olsun, sanırım eski zamanda da bizim zamanımızda da, otuz yaş
sonrasından daha çok otuz yaş öncesinde başarılmıştır. Aynı
insanların yaşamlarında da çok kez öyle. Bunu Anibal ve büyük hasmı
Scipio için hiç yanılmadan söyleyemez miyim? Yaşamlarının
yarısından çoğunu, gençliklerinde kazandıkları ünle yaşadılar. O
yaştan sonra başka herkese göre büyük adam oldular, ama kendileri
bakımından hiç de olmadılar. Ben kendi hesabıma, otuz yaşımdan
sonra beden ve kafa gücümün artmaktan çok azaldığından,
ilerlemekten çok gerilediğinden eminim. Zamanlarını iyi kullananların
bilgileri, görgüleri yaşadıkça artabilir; ama canlılık, çeviklik,
sağlamlık gibi kendi içimizdeki daha önemli, daha özgün yetenekler
yaşla soluyor, gevşiyorlar:
Ubi jam validis quassatum est viribus oevi
Corpus, et obstusis ceciderint viribis artus.
Claudicat ingenium, delirat finguaque mensque. (Lucretius)
Yaş ağır basınca bedenimiz üstüne
Aşınan çarklar zor döner olunca
Kafa sendeler, saçmalar, sayıklar.
Kiminde beden, kiminde kafa pes eder ilkin yaşın ağırlığı altında.
Beyinleri midelerinden ve bacaklarından daha önce yıprananları çok
gördüm. Bu dert, ona uğrayanın pek fark etmediği, açıkça belli
olmadığı için daha da tehlikelidir. Bundan ötürü yasaların bize fazla iş
gördümesinden çok, işe çok geç başlatmasından yakınmaktayım. Bana
öyle gelir ki, yaşamın dayanıksızlığı, her gün türlü olağan tehlikeler
içinde bulunması göz önünde tutularak, başlangıç dönemine, işsiz
yaşamaya, çıraklığa o kadar fazla yer verilmemeli. (Kitap 1, bölüm 57)
__________________
|