Üyelik tarihi: Jun 2008 |
Nerden: Mardin |
|
Mesajlar: 1.470
|
|
Üye No: 599
|
Tecrübe Puanı: 518
| Rep Puanı : 51562
| |
|
| |
|
A'dan Z 'ye SOKRATES
SOKRATES
BİLGİYİ ANLAMLANDIRAN FİLOZOF 25 YÜZYILDIR FELSEFENİN EFSANE İNSANI ÖLÜMÜ PAHASINA YASALARI SAVUNAN BİLGE FELSEFE TARİHİNDE KENDİNE FİLOZOF ADINI VEREN İLK DÜŞÜNÜR
SOKRATES
(M.Ö.470 - 399 )
Yunanistan’ ın Attika bölgesinde, Alopeke’ de doğdu, Atina’ da öldü. Babası mermer yontmakla geçiniyordu. Filozof Prodikos ile matematikçi Kyrenell Theodoras’ tan öğrenim gördü. Bir süre babasının işinde çalıştı, sonra, o dönem Atina’ nın örnek aydınları sayılan Sofistler’ in derslerini dinledi, eğitim ve öğretim yöntemlerini öğrendi. Yunanistan’ ın saldırıya uğraması üzerine, Potidaia Savaşı’ na katıldı, saldırganlarla göğüs göğüse çarpıştı, yaralandı; barış sağlanınca, yaşamı boyunca sürdüreceği, felsefe sorunlarıyla ilgilenmeye başladı. Önceleri Deınokritos’ un geliştirdiği atom öğretisine ilgi duydu, daha önce yaşamış, Anadolu’ lu doğacı bilgelerin kuramlarını, varlık sorunlarına getirdikleri çözümleri öğrendi. Belli bir gelir karşılığında gençleri yetiştirmeyi amaçlayan ve kendilerine ‘bilen”, “bilgili” anlamında «Sophistes” denen retorik, dilbilgisi ve politika okutmayı iş edinen düşünürlerin yöntemlerini inceledi. Sokrates kendisini bu “bilgili” düşünürlerden ayırmak için ‘bilgiseven” an1amında ‘’philosophes” diye niteledi. Bu kavram sonradan ‘’felsefe’’ ve ‘’filozof’’ sözcüklerinin gelişip yayılmasına neden oldu. Böyle felsefe tarihinde kendisine ‘’philosoph / bilgiseven’’ adını veren ilk düşünür oldu.
Sokrates, düşüncelerine, davranışlarına, Atina’ ya getirmek istediği yeni ahlak anlayışına karşı çıkan ozan Melitos, retorikçi Lykhon ve derici Anytos’ un suçlamaları sonucu baldıran suyu içerek yaşamına son verilmek üzere ölüm cezasına çarptırıldı. Otuz günlük tutukluluk süresinde kendisine kaçmak için her türlü kolaylığı sağlayan varlıklı ve etkili öğrencisi Kriton’ un önerisini geri çevirerek ölümü seçti. Kaçmamasının nedeni olarak da ‘’yetmiş yıldır karşı çıkmadığım Atina yasaları, şimdi bana ölmeyi buyuruyor diye kaçarsam kendi kendimle çelişkiye düştüğüm gibi benimsediğim ahlak ilkelerine de aykırı davranmış olurum’’ görüşünü ileri sürdü. Platon’un anlattığı bu ve benzeri başka olaylar, Sokrates’in yaşamı boyunca düşünce ve davranışları arasında kopmayan bir bağlantının bulunduğunu gösterir. Bilgiyi bir gelir aracı, felsefeyi Atina sitesine politikacı gençler yetiştirmek için güncel bir öğreti olarak anlayan Sofistler’ in arasında bulunmasına, onlarla tartışmasına karşın, davranışın temelinde ölçü ve dengeyi, düşünmede us ilkelerini geçerli sayan Sokrates, yaşamının her döneminde olduğu gibi kalmanın, göründüğü gibi olmanın örneği sayılmıştır.
Sokrates, yazılı yapıt bırakmadığından, düşünceleri, yöntemi, davranışları Atina sitesinin bir yurttaşı olarak tutumu onunla ilgili kaynaklardan öğrenilmektedir. Bu kaynak yapıtların yazarlarından öğrencisi Platon ve Ksenophon, onun, bir bilge olarak, yöntem ve öğretisini, oyun yazarı Aristophanes ise toplumsal geleneklerle bağdaşmadığını ileri sürdüğü inanç ve davranışlarını dile getirir. Önceleri şiir yazan, Sokrates’ i tanıdıktan sonra bütün şiirlerini yok ederek kendini felsefeye veren Platon 28 yaşından sonra öğrencisi olduğu, Sokrates’ le ilgili düşüncelerini, tartışmalarda, onu konuşturarak, ortaya koyar. Bu konuyu işleyen yapıtlardan Apologia (Sokrates’in Savunmasa) gereksiz bir suçlama ve yargılama karşısında Sokrates’ in tutumunu açıklar. Phaidon (Phaidon) tinsel ölümsüzlük sorununu içerir, ölüm karşısında bilge kişinin sarsılmazlığını anlatır. Symposion (Şölen) ise Sokrates’ in kişiliğini açıklığa kavuşturur. Theaitetos (Theaitetos) felsefenin benimsediği bilginin ne olduğunu sergiler, Kriton (Kriton) bilgenin yasalar karşısındaki tutumunu gösterir. Bütün bu yapıtlarda, Sokrates belli bir yanıyla ele alınır, onun ‘’örnek insan’’ olduğu kanısıyla sonuca vardır. Ksenophon’ un Apomnemoneumato (‘’Anılar’’) adli yapıtında, Sokrates’ in düşünce derinliğine varılmadan, kişiliğinin genel çizgileri üzerinde durulur, yer yer tinsel nitelikleri, davranış ilkeleri aydınlığa çıkarılır. Sokrates’ le ilgili ilk yapıt olan, Aristophanes’ in Nepbe1ai’ si (Bulutlar) onu toplumun, inanç ve gelenekleri karşısında saygılı davranmayan, yeni bir inanç düzeni getirmeye çalışarak gençleri aldatan kimse olarak gösterir. Nitekim Sokrates’ in suçlanması, yargılanması, baldıran suyu içerek ölüme gitmesi de Aristophanes’ in yapıtında açıkladığı anlayış doğrultusundadır.
Sokrates’ in felsefe tarihindeki etkisi, «filozof’’ kavramıyla yaşıt ve bağlantılıdır. Onun doğayla ilgilenmeyip yalnız insanı konu edinmesi yeni bir düşünce akımının başlangıcı sayılmıştır. Cicero, onun için ‘’fe1sefeyi gökten yere indirerek insanlar arasına sokmuştur’’ derken bu yeni görüşü dile getirmekteydi. Sokrates’ in düşünce yöntemine dayanan dört “Sokratesçi okul’’ kurulmuştur. Bunlar 5. - 4. yy’ lar da ortaya çıkan Eukleides’ in kurduğu Megara Okulu, Phaidon’un temellendirdiği Elis-Eritreia Okulu, Antisthenes’ in geliştirdiği Kynikier Okulu ile Aristippos’ un öncülük ettiği Kyrene Okulu’ dur.Ayrıca Sokrates’ in görüşlerinden esinlenen, ancak bağımsız okul niteliği kazanamayan akımlar da vardır.
KAYNAKÇA: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi.
Filozoflar Ansiklopedisi –Cemil Sena.
ıÜü
SOKRATES DÜŞÜNCESİ
Sokrates’ in felsefe tarihi bakımından önemi, insanı düşünce ve davranışları arasında uyum, bütünlük, denge bulunan bir varlık olarak görmesindedir. Ona göre bir bilgi varlığı olan insanın iç ve dış evrenini aydınlatacak, ona bütün eylem ve davranışlarında kılavuzluk edecek yalnız bilgidir. Bilgi ise insanla bağlantılıdır, onu anlamaya, bilmeye yöneliktir. Sokrates, özellikle doğacı bilgelerin, felsefenin temel sorunu durumuna getirdikleri evrenin varlığı, varlığın ilkeleri gibi konuları bir yana bırakarak insanı tanımanın gereğini ortaya atar. ‘’Kendini bil’’ önerisinden yola çıkan bu görüşün ereği insanı bir tinsel varlık olarak düşünmenin odağı durumuna getirmektedir. Bununla sağlanacak bilgi de insanın dışında değil, özünde, anlıksal yapısında bulunan ilkeleri, temel öğeleri açıklamaya yarayacaktır. Bilgi verilen insanın yaşamını biçimlendirmek, yönlendirmek içindir, çıkar sağlamak, yüksek görevler elde etmek, ün kazanmak için değildir. Öte yandan, bütün sorunlar karşısında kuşkuya kapılmanın, görelilik öğretisine saplanmanın da gereği yoktur. Çünkü insanın us ölçülerine dayanarak kavrayabileceği bir ‘’tüme1 doğru’’ vardır. Bu doğrunun bilgisi bir sanı (doksa) değil, usa dayalı, özü kavramayı. sağlayan bilgidir (episteme).
Sokrates’in anladığı bilgi öğretimle, aktarmakla, başkalarından dinleme yoluyla değil, eleştirel yönteme dayanan bir “birlikte çalışmakla’’ sağlanabilir. Bu bilginin temel ilkeleri, özünü kuran öğeler de, insanın dışında değil, anlığında, düşünme yetisindedir. Bu konuya çözüm getirebilmek için düşüncenin nesnel değeri durumunda olan usa dayanmak gerekir. 0, ‘’ben yalnız bir şey bilmediğimi biliyorum” derken bilginin edinilmesi için, usun aydınlığında araştırmanın, bilgiyi olduğu yerde bulmanın önemini vurgulamıştır. Ona göre bilmek için, elde olanı kullanmak değil, araştırmak önemlidir. Bu araştırmada, Sokrates’ in uyguladığı yöntemin, biri alay (ironie), öteki düşüncenin doğumunu sağlayan doğurtuculuk (marieutike) olmak üzere iki öğesi vardır. Bu yönteme yaklaşım biçimi de bilmez görünerek, bildiğini ileri sürerek, karşısındakini konuşturmaktır. Sokrates, kendi bilgisizliğini ortaya atarak karşısındakinin bilgisinden yararlanmak ister gibi görünür. Sonra onun ileri sürdüğü düşünceleri, karşıtlarını gündeme getirerek bir bir çürütür. Bu durumda yapılacak işin birlikte araştırma olduğu sonucuna varılır. Burada yöntem uygulaması başlar, önce ileri sürülen düşüncelerle inceden inceye alay edilir, sonra doğurtucu eyleme geçilir. Bu eylemin tek özelliği insan tini ya da anlığında uyur durumda bulunan düşünceleri, karşılıklı soru sormalarla bilinç yüzeyine çıkarmaktır.
Sokrates’ in benimsediği kurama göre, tinde, bütün insanlar için geçerli olan “ortak doğrular” saklıdır. Yapılacak iş bu doğruları bulundukları yerden yüzeye çıkarmak ‘’bi1inir duruma getirmek’’tir; işte bilginin oluşması da budur. Bu tür bilgiyi sağlayan bilimsel çalışmanın amacı duyumla kazanılan tek tek tasarımlar elde etmek değil kavramlar oluşturmaktır. Kavramın belirlenmesi de sınırlarının saptanmasına, kesin tanımın (horismos) ortaya konmasına bağlıdır. Kavram nesnenin özünü bilmeyi sağlar, bu nedenle tümel olması gerekir. Çünkü tikel tümele bağlıdır, bunun karşıtını savunmak yanılmadar Sokrates’ in bilgiyi kazanmada uyguladığı yönteme tümevarım (epagoge) denmektedir. Bu yöntemle sağlanan bilginin ereği insan yaşamına anlam ve içerik kazandırmak, onu düzene sokmaktır. Bu düzen ahlakın çatısını oluşturur.
Ahlakın temeli bilgiyle özdeş olan erdemdir. Ancak bu bilgi özel çıkar sağlamak için kullanılan araç değil, kişiyi mutluluğa (eudaimonia) götüren kesin ve doğru bilgidir. insanı doğru davranmaya, doğru eyleme ulaştıran bu bilginin başka bir özelliği de “iyi” oluşudur. Sokrates’ in öğretisine göre iyi, güzel, erdem, yiğitlik, ölçülülük, yücelik, yardım, doğruluk gibi değerler bilgiyle bağlantılıdır, bilgi dışında bir değer varlığı söz konusu değildir. İyi kişisel mutluluğun temeli, tinsel sağlığın kaynağı, davranışların ölçüsüdür.
Sokrates’ in düşüncelerini yönlendiren, onu bilgi, erdem, doğru ve iyi kavramlarının içeriğini açıklayarak eyleme geçiren bir güç vardır. ‘’Daimonion’’ adım verdiği bu gücün ne olduğunu, kesinlikle bilme olanağı yoktur. Ancak bütün yargılarında, davranışlarında ona danıştığını, onun onayını almadan işe girişmediğini açıkladığına göre, bu güç onun özünde tinsel bir ilkedir, derin bir sezgidir. Kimi yorumculara göre ahlak, tanrısal esin, derin içgüdü diye nitelenen bu güç, onun usa bağlılığının da temel koşulu niteliğindedir. Çünkü bu güç onu, bütün davranış ve eylemlerinde, usun ışığında yürüme gereğinde bırakmakta, her türlü us dışı Gizemcilik’ ten uzak tutmaktadır. Sokrates’ in, ‘’Atina gençliğini geleneksel inançlara karşı, yeni tanrılar ortaya atarak, azdıran’’ kişi diye suçlanmasına yol açan nedenlerden biri de budur.
KAYNAKÇA: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi.
Filozoflar Ansiklopedisi –Cemil Sena.
__________________
|