Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-20-2008, 11:17 AM   #7 (permalink)
Asur-Banipal
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute


Standart

SOKRATES’ İN DÜŞÜNME YÖNTEMİ


Filozof bize yalnızca başkalarının hatalı olabileceğini göstermekle kalmıyor, bir de neyin doğru olduğuna kendi kendimize karar vermemize yarayacak basit bir yöntem sunuyor. Pek az filozof düşünerek yaşamaya başlamak için bu kadar az şeyin gerekli olduğunu düşünür. Sokrates’e göre bunu yapabilmek için yıllarca eğitim almamız ve çok fazla boş vaktimiz olması gerekmez. Meraklı, zihnindeki taşları yerli yerine oturtabilmiş ve sağduyuya uygun olduğu iddia edilen bir düşünceyi gözden geçirmek isteyen herkes, Sokrates’in yöntemini izleyerek, sokakta yürürken bir arkadaşıyla bu konuda bir sohbete başlayabilir ve sonunda, yarım saatten kısa bir zaman içinde bir ya da iki çarpıcı sonuca ulaşabilir.

Sokrates’in sağduyuyu sorgulama yöntemine, Platon’un ilk ve hatta daha sonraları kaleme aldığı diyaloglarda rastlanabilir çünkü bu yöntemde tutarlı basamaklarla ilerlemek söz konusudur ve aslında bu yöntemi, yemek tarifi ya da bir kılavuz kitap diliyle de rahatça ifade ederek herkesin kabul etmemizi istediği ya da içten içe karşı çıkmak istediğimiz bir görüş için uygulayabiliriz. Bunu yaparken filozofa haksızlık ettiğimizi düşünmemize de gerek yok. Yönteme göre, bir ifadenin doğru olup olmadığını anlamak için, bu ifadenin çoğunluk tarafından kabul görüp görmediğine ya da önemli insanlar tarafından çok uzun bir zamandır benimsenmiş olup olmadığına bakamayız. Doğru ifade mantıksal olarak bir çelişkiye yol açmayacak ifadedir. Eğer tersi kanıtlanamıyorsa bir ifade doğru diye kabul edilir. Eğer tersi kanıtlanabiliyorsa, bu ifadeyle yansıtılan
görüşe kaç kişi inanırsa inansın, ifade yanlıştır ve biz de ilgili bir şüpheye kapıldığımız için haklı çıkmış oluruz.

1. Sağduyuya uygun diye nitelenen bir görüşü yansıtan bir ifade seçin.

Cesaret savaşta geri çekilmemeyi gerektirir.

Erdemli olmak varlıklı olmayı gerektirir.

2. Bu görüşü dile getiren kişinin kendine güveniyor ve bu görüşün doğruluğuna inanıyor olmasını bir süreliğine bir kenara bırakarak ifadenin yanlış olduğunu varsayın. İfadenin doğru olamayacağı durumlar ya da bağlamlar bulmaya çalışın.
Kişi savaşta geri çekilmesine karşın cesur olabilir mi?
Kişi savaş alanını terketmediği halde cesaretten yoksun olabilir mi?
Kişi parası olduğu halde erdemsiz olabilir mi?
Kişi parasız olduğu halde erdemli olabilir mi?

3. Eğer bir istisna bulabildiyseniz, yapılan tanım yanlıştır ya da en azından eksiktir.
Kişinin, cesur olduğu halde geri çekilmesi mümkündür.
Kişinin, geri çekilmediği halde cesaretten yoksun olması mümkündür.

Kişinin, parası olduğu halde sahtekarın teki olması mümkündür.
Kişinin, parasız olduğu halde erdemli olması mümkündür.

4. Şimdi, başlangıçta kullandığımız ifadeye nüanslar eklemeli ve ifadeyi istisnaları da kapsayacak hale getirmelisiniz.
Kişi hem savaşta geri çekilerek hem de ilerleyerek cesaret gösterebilir.

Parası olanlar ancak bu parayı erdemli yollarla kazandılarsa erdemli diye nitelenebilirler; parası olmayanlarsa, hem erdemli olup hem para kazanmanın mümkün olmayacağı şartlar altında yaşıyorlarsa erdemlidirler.

ıÜü5.
Eğer iyileştirmiş olduğunuz ifadelerle ilgili başka istisnalar bulabiliyorsanız, süreci yineleyin. Tersini ispat edemeyeceğimiz ifadeler doğrudur, tabii eğer insanoğlunun böyle bir doğruya ulaşması mümkünse. İnsan ancak bir şeyin ne olmadığını anlamak suretiyle onun tam olarak ne olduğu bilgisine yaklaşabilir.

6. Aristofanes’ in örtük biçimde ifade etmek istediği ne olursa olsun, düşüncenin ürünü, sezginin ürününden daha üstündür.

Tabii felsefe yapmadan da doğruya ulaşmak mümkündür. Sokrates’ in yöntemini uygulamasak da, parasız insanların hem para kazanıp hem erdemli olmanın mümkün olmadığı şartlar altında yaşıyorlarsa erdemli diye nitelenebileceklerini ya da insanın savaşta geri çekilmesine karşın cesur olabileceğini farkedebiliriz. Ancak o zaman, bizimle aynı fikirde olmayanlara nasıl yanıt vereceğimizi bilemeyebiliriz, tabii sunduğumuz görüşte mantıksal olarak karşı çıkılacak bir yan olup olmadığını önceden düşünüp tartmadıysak. Etkili kişiler, erdemli olmak için paranın kesinlikle gerekli olduğu ya da savaşta geri çekilenlerin feminen olduğu konusunda ısrar edip bizi bastırabilirler. Bize güç kazandıracak karşı argümanlardan (ör. Platia Savaşı, ahlaki açıdan kokuşmuş bir topluluğun zenginliği) yoksun isek, boynumuzu bükerek ya da ters ters “Bence ben haklıyım,” demekten başka çaremiz yoktur. Tabii haklı olduğumuzu da asla kanıtlayamayız.
Sokrates’e göre, kişinin kafasında doğru bir düşünce olduğu halde bu kişi kendisine yöneltilen itirazlara mantıklı biçimde yanıt verecek bilinçten yoksunsa, bu kişinin düşüncesi doğru düşüncedir. Sokrates bilgiyi doğru düşünceden üstün tutar; çünkü bilgi sahibi olmak yalnızca bir şeyin niçin doğru olduğunu bilmek değil aynı zamanda öteki seçeneklerin niçin yanlış olduğunu da bilmek demektir. Filozof doğrunun bu iki biçimini, büyük heykeltraş Dadalus’un güzel heykellerinden örnek vererek açıklar. Sezgi yoluyla elde edilen doğru, bir kaide üzerine herhangi bir destek kullanmaksızın oturtulmuş bir heykele benzer.

Sert esen bir rüzgar bu heykelin devrilmesine yol açabilir. Öte yandan nedenlerini ve ona getirilebilecek karşı argümanları doğru olanı destekleyip onu daha da güçlendirmiş 0 zaman bu doğru argüman, teller yardımıyla yere sabitlenmiş bir heykele benzeyecektir.

Kısacası Sokrates’ in düşünme yöntemi sayesinde biz de düşünceler üretebilir, bir fırtınayla karşılaşsak bile kendimizi tam anlamıyla güvende hissedebiliriz.

Kaynak: Felsefenin Tesellisi
Alain de Botton
Çev. Banu Tellioğlu Altuğ
Sel Yayıncılık - 2004

__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin Asur-Banipal Kullanıcısına Teşekkür Edenler:
MaXJoHNRoYaN (07-20-2008)