![]() |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
Hayalî
16.yy - Anadolu 16. yüzyıl Osmanlı sahasının önde gelen bir şairidir. Zatî ile çağdaştır ve Zatî ile Bakî arasındaki şairlerin en büyüğüdür. Kaynakların Hayalî Mehmed Bey diye sözünü ettikleri büyük şair Rumeli'de Vardar Yenicesi'nde doğmuştur. Doğum tarihi bilinmemekle birlikte II. Bayezid döneminde doğmuştur. Kaynaklarda şairin hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Ancak, genç yaşta şiir yazmaya başladığı, gençlik yıllarını Rumeli'nin önemli kültür merkezi olan Vardar Yenicesi'nde geçirdiği ve oraya gelen Baba Ali Mest-i Acemî adlı bir kalenderi dervişin etkisinde kalarak, kalenderi bir derviş olduğu ve Mest-i Acemi ile birlikte bulunan derviş topluluğuna katılarak İstanbul'a geldiği, kaynakların verdiği bilgi¬ler arasındadır. Bir süre derbeder bir hayat yaşayan Hayalî, dönemin devlet adamlarına şiirler yazmış, kasideler sunmuştur. Bu arada Kanunî'ye yaklaşma fırsatını da elde etmiştir. Kanunî, Hayâlî'yi beğene¬rek ona ihsanlarda bulunmuş, himayesi altına almış, hatta Bağdat seferi sırasında onu da yanında Bağdat'a götürmüştür. Kaynakların verdiği bil¬giye göre Hayalî, bu sefer sırasında Fuzûlî ile tanışmıştır. Nitekim, şairin divanında Fuzûlî'ye nazirelerinin bulunması bu bilgiyi doğrular mahi¬yettedir. Gene kaynaklardan öğrendiğimize göre Kanunî'nin Hayalî'ye gösterdiği bu ilgi, dönemin şairlerinin Hayâlî'yi kıskanmalarına neden olmuştur. Hayalî'yi çekemeyen bu şairlerin başında Taşlıcalı Yahya var¬dır ve Hayalî'yi her fırsatta hicveder. Hayalî, "derviş-meşreb", "kalender-mizac"bir şairdir. Tasavvuftan hoşlanması, derviş grubuna katılması da hep bu mizacından dolayıdır. Nitekim, dünya işlerine ve malına fazla önem vermediğinden, Kanunî'den gördüğü yardımlardan da daha çok çevresindekiler yararlan¬mış, verilenler kapanın elinde kalmış, elinde avucunda ömrü boyunca bir şey bulunamamıştır. Hayalî daha yaşarken tanınmış, üstatlığı kabul edil miş sayılı şairlerdendir. Ancak, Bakî yetişince şöhreti gölgelenmiştir. Şiirde sade ve samimi olarak, duygularını dile getirmiş, tasavvuftan yarar¬lanmış, fakat mutasavvıf olmamış, rind, kalender bir şairdir. Kaynaklar, Hayâlî'nin duygulu, ince bir şair olduğu konusunda görüş birliği ederek, onu İranlı Hâfız-ı Şîrâzî'ye benzetirler. Kaynaklarda "Hâfız-ı Şîrâzî-yi Rum", Rum'un Şîrâzlı Hâfız'ı ifadesi geçer. Gerçekten de şiir yeteneğinin üstünlüğü, zevkinin inceliği, sözünün samimi ve ahenkli oluşu, hayalleri¬nin inceliği Hayâlî'yi yalnız 16. yüzyılın değil, edebiyatımızın gelmiş geçmiş en büyük şairlerinden biri yapmıştır. Hayâlî'nin bilinen eseri Dîvân’ıdır. Kaynak: Mengi, Mine, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Basımevi, Ankara 2002. Lâleler sahn-ı gül-istânda kadeh-nûş oldular Güft-ü-gûy-i bülbüle güller kamu gûş oldular Üstühân-i sineden emvâc peydâ etdiler Her riyâzet ehli bir deryâ-yi pür-cûş oldular Hakkı biz bulduk deyu zann etmesün ashâb-ı kaal Cûylar çün erdiler deryaya hâmûş oldular Askeri nefs ü hevâya çekdiler âhı livâ Halka halka dâglar birle zırıh-pûş oldular Ben Hayâli bir şikârın alıcı şeh-bâz idüm Kapdı serverler beni nâ-geh karakuş oldular Açıklama: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün Alıntıdır...
__________________ |
||||||||||
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|