DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Biyografi
Anasayfa Kayıt ol

Biyografi Biyografiler bu alanda paylaşımdadır.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-18-2008, 02:18 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute


Standart Ruhî-i Bağdadî

Ruhî-i Bağdadî

16.yy - Anadolu

Hayatı: Bağdat'ta Beylerbeyi olan Ayas Paşa'nın adamlarında Anadolu’lu birinin oğludur. Babası, Bağdat'ta gönüllü bölüğüne geçimiş, orada evlenmiş, Ruhî de orada dünyaya gelmiştir. Bu bakımdan Bağdadî diye anılır.

Asıl adı «'Osman» olan Ruhî, pek küçük yaşta iken şiire heves etmiş. Fuzulî'den etkilenmiş, tasavvufa yönelmiş, seyahate meraklı, hoş sohbet, rind meşrep ve bilgili bir kişidir.

Hurûfî Tarîkatı'ndan olan Ruhî'nin şeyhi, şiirlerine nazireler yazdığı, mürettep divan sahibi Muhîtî adlı bir Hurûfî dedesidir. Ayrıca Harîrî-zâde Molla Ahmed adlı birinden de öğrenim görmüştür.

Ruhî bir gezgin derviş olmaktan çok, sipahî eri olarak gezmiş dolaşmıştır. Bağdat'ta da bulunan devrin ileri gelen devlet adamlarına kasideler sunmuş, bir çoğunun maiyetinde savaşlara katılmıştır.

Daha sonraları dîvân'a geçmiş, zâimlik rütbesine yükselerek oradan emekli olmuştur. Kendine, Şirvan eyaletinin Çalı Kasabası, dirlik olarak verilmiştir.

Görevle Şam'a gitmiş, Şam valisi Müşîr Osman Paşa'nın maiyet himayesine girmiştir.

Bağdat, Necef, Kerbelâ, Erzurum ve Şam'da bulunmuş, bir ara Şam'da kadılık yapan şâir, Azmî-zâde Haletî ile de dost olmuştur.

Ruhî koruyucusu Müşîr Osman Paşa'dan iki yıl sonra, 1605 Şam'da ölmüştür.

Edebî Kişiliği

Ruhî, İran şairlerinden Hâfız'dan, Türk şairlerinden özellikle Nesimî ve Fuzulî'den, sonra da Necatî, Bakî, Alî ve Azmî-zade Haletî'den ilham almış, bu şairlere nazireler söylemiştir.

Tasavvuf neş'esine sahip olan Ruhî, sofî ve Hurufîlik propagandası yapan bir şair değildir.

Şair, tatmin edilemez ve haksızlığa dayanamaz bir yaradılış sâhibidir. Tasavvufun gözü tokluğuna sığınmasına rağmen, eleştirici bir şairdir; güçlü bir eleştirmendir. Hedef kim olursa olsun eleştiriden kaçınmaz. Bu bakımdan ender rastlanır bir divan şairidir. Bu durumu, en güzel şiiri olan Terkib-i Bend'inde ve birçok gazelinde kendini gösterir.

Gazellerinde ruh, fikir, dil yönüyle, -ister âşıkçasına, ister düşünürcesine olsun- tasavvuf kokusu sezilen şair, bu yolda en yüksek dereceye ulaşmıştır.

Ruhî'nin pek çok olan kasidesi, yürekten değil, sadece yazılmak yazılmış kuru övgülerdir.

Kasidelerinden başka, esprilerle dolu Bağdat'ta yazılmış mektupları da vardır ki, bunlar övgülerinden daha samimî, daha ruhunu yansıtıcı tarzda olup, o devirdeki Bağdat'ın ruh ve hayatını gösterir niteliktedirler.

Ruhî, mersiye ve gazellerinde, kasidelerine oranla daha çok başarılı olmuş bir şairdir.

Ruhî'nin şiirlerinde teknik ve estetik yönlerinden şu özellikleri buluruz:

Dili, konuşma diline yakın ve pürüzsüzdür. Devrin özelliklerini, halka dayalı olarak, lüzumsuz şeylere yer vermeden belirtmiştir. Atasözleri ve halk deyimlerine Necati'yi hatırlatır yolda sık sık yer vermiş sanatlı söyleyişe pek rağbet etmemiştir.

İnsan ruhunu tahlilde önemli bir başarı göstermiştir.

Bağdatlı, Bağdat'a bağlı ve onu seven bir şair olmasına rağmen, âilesinin Anadolu'dan Bağdat'a gitmesi ve kendinin çok gezmesi nedenleriyle dilinde Azeri Lehçesi özellikleri değil, Anadolu Türkçesi hâkimdir.
Eseri: Dîvân


Kaynak: Sosyal, Orhan, Eski Türk Edebiyatı Metinleri, Millî Eğitim Basımevi, İstanbul 2002


Terkib-i Bend-i Meşhûr / 1. bend

Sanman bizi kipi şîre-i engûr ile mestüz
Biz ehl-i harâbâtdanuz mest-i Elest’üz

Ter-dâmen olanlar bizi âlûde sanur lîk
Biz mâil-i bûs-i leb-i câm ü kef-i destüz

Sadrın gözedüb neyleyelim bezm-i cihanın
Pâ-yi hum-i meydir yirimüz bâde-perestüz

Mâil değilüz kimsenin âzârına ammâ
Hâtır-şiken-i zâhid-i peymâne-şikestüz

Erbâb-i garez bizden ırağ olduğu yeğdir
Düşmez yere zira okumuz sâhib-i şestüz

Bu âlem-i fânîde ne mîr ü ne gedâyuz
A'lâlara a’lâlanuruz pest ile pestüz

Hem-kâse-i erbâb-ı dilüz arbedemiz yok
Mey-hânedeyüz gerçi velî ışk ile mestüz

Biz mest-i mey-i mey-kede-i âlem-i cânuz
Ser-halka-i cem'iyyet-i peymâne-keşânuz


Açıklama: vezni: mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fa’ûlün


Alıntıdır...
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:45 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved