DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Kültür Sanat Bölümü > Genel Kültür
Anasayfa Kayıt ol

Genel Kültür Genel Kültür konuları burada paylaşımda.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-03-2008, 06:00 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 312
Üye No: 13
Tecrübe Puanı: 50000
Rep Puanı : 51531
Rep Derecesi
Bedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond repute


Standart Satanizm - İnanç mı, Din mi Yoksa Heavy Metal mi?

İnanç mı, din mi yoksa Heavy Metal mi?

Yaşadığımız dönemin gündemlerinden birisini ulaştıran Satanizm, nedir, ne değildir araştırmasını okurlarımıza sunuyoruz. Bu araştırmada, modern Satanistler´in felsefi bir ayin olarak ortaya attıkları ilkeleri ve yanısıra da güncel uygulamaları bulacaksınız. Buna karşın tüm iddialara rağmen, Satanizm negatif ve yıkıcıdır. Güncel dünyada ise, uyuşturucunun, seksin ve yoz müziğin eşliğinde Heavy Metal bir kimlikle karşımızdadır. Bunun getireceği tehlike, belki de Orta Çağ´ın Şeytan´a Tapanlar´ından çok daha ötededir.







İnançlarımız sorumluluk, yaşama saygı ve amaca ulaşma üzerine kuruludur. Genel anlamda, bu temel öğeleri uygularken çocuklarımıza ve hayvanlara hoşgörülü davrandığımız söylenemez, her iki durumda da acımasız olduğumuz dahi söylenebilir. Yetişkin bir insana acımasızca davrandığımızda, her zaman eyleme dönüşmese de benzer bir tepkiyle karşılaşırız (Sen onlara ne yaparsan, onlar da sana öyle yaparlar). Kötülük görecelidir, hatta siyasi, askeri ve kimi zamanda düşünsel platformlarda kötülük yasal olarak uygulanır ve teşvik bile edilebilir. Satanik Kilise´nin bu noktada görüşü şöyledir; "Yaşama ve canlılara duyduğumuz saygı ile barış içinde birarada yaşam için gösterilen çabalar, başkalarına zarar vermeden veya haklarına tecavüz etmeden yaşamsal yasalara uyabilmek, Şeytan Kilisesi´nin bilgelik doğrultusu ve temel görüşüdür. Bizler Şeytan´a tapmıyoruz çünkü bir Şeytan yoktur, Satanistler tapınmazlar, çalışma yaparlar." Doğal olarak, Satanistler´in "Şeytan"la ilişkide oldukları veya benzer bir gücü kullandıkları ya da bir güçle kurulan ilişki doğrultusunda tavır alındığı ve de Satanist ilkelerle toplumsal bir öğretinin amaçlandığı düşünülür. Aslında geçerli olan yani görünürdeki tavır düzenin dışında kalmaktır, uyuşturucu kullanımı, hayvanların kurban edilmesi ve kan içmek gibi davranışlar bu yöndeki belirtiler olarak görülebilirler. Ama örnek olarak alınan ABD´li Satanistler´in iddialarına göre, özellikle uyuşturucu konusunda polisle işbirliği yapılmakta ve aralarında böyle insanların girmemesi için çaba gösterilmektedir. Peki öyleyse, nedir bu Satanizm? Daha da doğrusu, bilinen klasik Orta Çağ kökenli Satanizm´le modern Satanizm´in farklılıkları nerededir?

Şeytan ve insan eşitlemesi

Modern Satanistler´in ilk karşı çıktıkları şey, dinlerin çizdiği Şeytan tiplemesi ve karakteridir, meleklerin, şeytanların, cinlerin insanlar tarafından uydurulduğuna inanırlar. Bütün bunlar insanlar tarafından ortaya atılmış sembollerdirler, insan ruhunun gerekli parçaları olarark sembolik arşetipler olarak düşünülürler. Şeytan´ın tüm güç yani insanda varolan tüm güç olduğu inancı simgeseldir, gücün ve gururun ortaya çıkmasıyla bizler yargıç ya da sanık oluruz. Satanistler için doğaötesi kökenli veya ilahi kaynaklardan geldiğine inanılan yazılı bir metin yoktur, yazılı kitaplar insandan insanadır ama Satanizm´in bir felsefe olmadığı da özellikle belirtilir, bir tanıma göre Satanizm belki felsefeyle, ritüelin yani ayinin bütünleşmesidir. Satanistler, bir insanın yaşamındaki her alanda sorular sorulması gerektiğini ve sorgulamanın felsefi olması gerektiğini öne sürerler. Fakat felsefede ayin yöntemi yoktur ve felsefe insan doğasının duygusal yanına hitap etmez. İnsandaki ilkel duygular, oyun oynamak isterler yani oyunlarla tatmin edilirler, bu nedenle de insanların ayinlere ihtiyacı olduğu kabul edilir. İnsanın bir merak elementine ihtiyacı vardır, ihtiyaç teşhir edilerek tatmin edilir ve böylece doğamızın entellektüel olmayan yönü doyuma ulaşır.

Saklanmadıklarını iddia ediyorlar

Satanistler´in ilahı veya tanrısı yaşam veya Yaşamsal Güç´tür. Burada, yaptıklarımızı hesaplayan ve yargılayan ilahi bir yargı yoktur. Bir insan ya da bir ruh, bir yaşamda yaptığı hatalarla öğrenim görür, çok sayıda yaşamlarla öğrenim tamamlanır. Buna göre de modern Satanistler´in reenkarnasyona yani yeniden doğuşa inandıkları ortaya çıkar, kişi ya da ruh sürekli dönüşerek yani bedenlenerek doğruya ulaşacaktır. Her yaşam özgündür ve yaşanarak uyuma ulaşılmalıdır. Yüzyıllardan beri, dinler doğal arzuların bastırılmasını öğütlemiş ve arzunun nedensilliğini Şeytan´a yüklemiş, yaşamın zevklerinden kaçınılmış ve böylece zevklerin öteki dünyada yaşanacağı ve dünya yaşamında bu yolda yaşanarak hazırlanılması öğretilmiştir. Satanistler için arzular Şeytan´dan kaynaklanmaz ve öteki bir dünya yoktur. Bu yaklaşım, bilinçsizlik veya umutsuzluk anlamına gelmez. Satanistler için sadece moral verici bir "ilahi" kaynak veya "doğaüstü" kavramı yoktur. Davranışlarımızın kökeninde kendimizin bulunduğu kabul edilirken, doğamızın gereği olarak yaptıklarımızı gözleyemediğimize inanılır. Bize gerekli olan dinsel bir standart içinde kalınmadan, kendimize karşı sorumlu olabilmektir, Satanistler açıklığa inanırlar ve bu nedenle de sorumluluklarını kanıtlayabilmek için saklanmazlar. Örgütlenme gereğini de duymamakta ve dinsel gruplarda olduğu gibi baskıya dayalı, iyi organize edilmiş kuruluşlar oluşturmamaktadırlar. Sonuç olarak, "New Age-Yeni Çağ", "Neo Pagan-Yeni Çoktanrıcılık" benzeri sınıflandırmaların ve karmaşık terminolojilerin içinde yer almak istemezler. Felsefelerinde ilk Hıristiyanlar´daki gibi günah/sevap etiketler yer almadığndan, mistik olmadıklarını ileri sürerler. Hiçbirisi donuk ve belirsiz uzayda cevaplar aramaz ve beklemez. Kilise´nin lideri Anton LaVey; "Kimse kendisinden başka bir benliği bulamaz" der..

Majikal enerji gerçek mi!

Satanistler´in temel inanç ve pratikleri Anton LaVey´in Satanik Maji kuramlarına dayanır. Majikal enerji gerçek bir güçtür, insandan kaynaklanarak, iletilebilir ve kullanılabilir bir niteliğe dönüştürüldüğüne inanılır. Efektif olarak güçlendirilmiş yani iyice uyarılmış duygular kullanılır, sonra ayinin doğasına göre yünlendirilir. Bir majikal çalışmanın amacı, uyarılmış güçlü duyguları kullanarak majikal enerji üretmektir, bu amaca yönelik olarak çeşitli anlamlar taşıyan senaryolar oluşturulur sonra üretilmiş olan enerji dönüştürülerek amaca yönlendirilir. Bu eylem için doğru ve uygun zamanlar vardır ve belirlenirler. Rasyonel Maji pratisyenleri enerjinin renksizliğine inanırlar, kişinin amacı ya da niyetine göre gücün karateri "iyi" veya "kötü" olarak oluşur ama Satanistler için böyle bir ayrım yoktur çünkü enerjinin kişisel amaçlar için kullanılmasına karşı çıkarken, enerjinin kötülük adına kullanılamayacağına ve kullanıldığında kullanana geri döneceğine inanırlar. Tek bir alanda enerjiyi kullanırlar; o da sağlık içindir. Buna karşın, gerçekten kötü olan ya da kendilerine kötülük eden birini hedef aldıklarında gerekeni yaptıklarını ve bundan da suçluluk duymadıklarını belirtirler. Satanik Kilise´nin majisi itici ve boş yere değildir, amaç kesindir ve iyi tanımlanmıştır.

Satanizm nedir? Ve Ekoller

(Webster´s Encyclopedic Unabridged Dictionary of the English Language-1989) sözlüğüne baktığımızda, şu cümleleri okuruz; "Şeytan´a ve Şeytani güçlere tapmak-Hıristiyan ayinlerinin dönüştürülerek Şeytan´a tapılması-Şeytani tavırlar ve eylemler." Ama bu yeterli bir açıklama değildir. Hiçbir özetleme veya komprime tanımlama Satanizm´i açıklayamaz. Çünkü tüm doktrinler ve kutsal metinler genellikle Satanistler tarafından reddedilmektedir. Ancak Satanistler, kendilerini tanımlayabilirler ama bunu yaparken de paylaşma oranları çok küçüktür. Tarihin derinliklerinde, gerçek veya imajinatif Satanizm´in geleneksel düşmanının Hıristiyanlık olduğu görülür. Şimdilerde ise, Satanistler daha ılımlıdırlar ve düzene daha çok insan hakları ve özgürlük çizgisinde karşı çıkarlar. Buna bir anlamda liberalizm de denebilir, birçok Satanist liberal çizgide parti ve dernek üyesidirler. Ama sonuç olarak sözlük anlamında olduğu gibi, tüm Satanistler ve Satanizm "Şeytan" karakterini taşırlar ve sergilerler. Geçerli ahlak kurallarına karşı çıkmaları, kendilerine aşırı güvenleri, isyanları ve düzene zıtlıkları bu görüşü kanıtlar. Tüm inanç sistemlerinde olduğu gibi, Satanik gruplar da çeşitlidir. Farklılıklar ya da akımlar günümüzdeki birçok sosyal etkiden kaynaklanır;

1. Dabbler´ler: Daha çok bu yola eğlence için sapanlar; ciddi bir amaçları yoktur. Bu kategoriye daha çok gençler girerler.

2. Şeytan Kilisesi: Anton LaVey´in öğretisine göre kurulmuş ve çalışmaktadır. Bireyselliğe, egonun tatmin edilmesine, öz güvene ve Nietzche tarzı üstün insana inanırlar. Bu gruplar majiyi dünyasal güç için araç olarak kullanırlar. Şeytan´ı insanlığın ardındaki itici güç olarak kabul ederler.

3. Gnostikler: İki gruba ayrılırlar;

a. Promethian Gnostikleri: Edebi Şeytan´a inanırlar ama dünyayı yaratan "Jehovah"nın kötü bir ilah olduğunu kabul ederler. Şeytan"Işığı Getiren"dir. Bu çok eski veya mitolojik tanımlama, Anadolu´daki Yezidiler´de veya Ophitler´de de görülür.

b. Karanlık Gnostikler: Doğanın karanlık güçlerine inanırlar. Geçici ve kaprisli bir tanrıya inanırlar, birçok batılıya göre bu kötü güçtür. Burada, bazı tarihsel Hıristiyan akideleri görülür; örneğin Hindu ilah Kali´ye tapanlar da bu grubun içindedir.

4. İkincil Satanist´ler: Hıristiyanlığa karşıdırlar, çoğu Satanist tanımlamasını ve kimliğini kabul etmez; kuşkucudurlar ve sabit inançların tümünden kaçarlar. Bazı Voodoo inançları, Orta Çağ türü Cadıcılık ve Tantrik Budizm´in bazı formları bu katagoriye girerler.

5. Cehennem Kulüpleri: 18. Yüzyıl´dan kalma bir ekol. Ekolün kurucusu 1700´lerde yaşayan Wharton Dükü´dür. İçlerinde, Sir Francis Dashwood, Benjamin Franklin ve İngiliz asili Earl of Sandwich´in adlarının geçtiği bu özel kulüp, gizli ayinlerinin yanısıra, politik entrikaların, hizipleşmelerin ve okkült eylemlerin merkezi olarak bilinir. Günümüzde New York ve Londra´da hala yaşamaktadır.

6. Romantik/Promethean Satanistler: Sadece edebidirler. İzledikleri önemli isimler William Blake, Charles Baudelaire, Maupertin, Lautremont and Gabriele D´Annunzio´dur.

7. Sol El Yolu Paganları: Daha çok küçük gruplar halinde Avrupa´da görülürler ve bazıları Satanist olarak tanımlanır. İki ana grup dikkat çeker; "Fraternity of Baelder" ve "Order of Nine Angles-ONA" Bu gruplar gelenekçidirler ve antik kaynaklara saygı gösterirler, daha keskin ve katı yaklaşımları vardır.

Sonuç ve Türkiye

Bazı kaynaklara göre Satanistler, bebekleri kurban etmişler veya etmekteler. Aslında kurban geleneği hemen tüm eski din ve geleneklerde vardır. Genel olarak kan ve yaşam için cinayetler işlenmiş ve olaylar ortaya çıkarılmıştır. Kan ayinleri ve kurban adına insanların hala kaçırıldığı duyulmakta ve anlatılmaktadır ama günümüz Satanizm´inde kurban geleneğinin pek yeri ve anlamı yoktur. Sonuç olarak Satanizm günümüz çizgisinde bile sağlıklı bir inanç türü değildir. Kaldı ki, günümüz Satanizm´i Heavy-Metal´leşmiş, Alice Cooper, Black Sabbath ve biraz da Mick Jagger´in öncülüğünde, hard-rock müziğin ötesine de geçerek ritüeltistik bir felsefe kimliğinden uzaklaşarak sokağa düşerek yozlaşmıştır. Manevi açlık çeken, aile sevgisinden yoksun, silik ve kompleksli bireyler, bu tuzağa kolayca düşmektedirler. Düzen düşmanı, uyuşturucu bağımlısı, seksomanyak ve asosyal grupların yaşam biçimi haline gelen Satanizm günümüzde gerçek bir tehlikedir. Tatminsiz, bilinçsiz ve uyuşturulmuş genç kitleler, yoz bir müziğin eşliğinde, yüzüncü sınıf düzeysiz Hollywood filmlerine özenerek ölümcül bir tehlikeye dönüşmektedirler. Bu tür grupların özentilerine Türkiye´de de raslanmakta, disko-bar, uyuşturucu, seks ve şiddet dörtgeninin içine düşen gençler, hem toplumdan koparak yararlı olma niteliklerini yitirmekte, hem de potansiyel suçlu olmaktadırlar. Özetle Türkiye´de Satanizm yoktur ve hiç olmamıştır. Çok kolay silah sahibi olunabilen ülkemizde, medyanın ve kendisini skandallardan kurtaramayan politik sistemin de bu gençler üzerindeki etkisi büyüktür. Kısacası unutulmamalı ki, Satanizm ismen negatif bir etki üretmekte ve ne kadar felsefi ideler ileri sürülse de, işin karanlık yönü ortaya çıkmaktadır.


alinti
Bedirxan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:04 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved