DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Kültür Sanat Bölümü > Genel Kültür
Anasayfa Kayıt ol

Genel Kültür Genel Kültür konuları burada paylaşımda.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-16-2008, 12:53 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: Amed
Yaş: 21
Mesajlar: 40
Üye No: 93
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi
suretvano is on a distinguished road


Standart İrlanda Özgürlük Hareketi ve IRA




İrlanda'nın kısa tarihi

1916 Nisan'ındaki Paskalya Başkaldırısı'nın ardından gelen baskı döneminde, İrlandalı gönüllüler IRA (Irish Republician Army, İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu) çatısı altında örgütlenerek Britanyalılar'a karşı bir gerilla savaşına giriştiler. İngiliz başbakanı David Lloyd George biri Kuzey İrlanda, diğeri Güney İrlanda için olmak üzere iki parlamento kurarak kontrolü elinde tutmaya çalıştı. Gerçekten, protestan Kuzey İrlanda'da (Ulster) parlamento toplandı. Ancak katolik Güney İrlanda, İngilizlere ödün vermeyi reddetti. Bunun üzerine İngiliz başbakanı Lloyd George İrlandalı yurtseverlerle görüşme masasında barış yaptı. Anlaşma sonucunda Güney İrlanda uygulamada İrlanda Bağımsız Devleti adıyla bağımsızlığını kazandı (6 Aralık 1921, İngiltere-İrlanda Anlaşması). Kuzey İrlanda ise Birleşik Krallık'a bağlı kaldı.
Fakat IRA'nın aşırı kanadı, Eamon de Valera'nın öncülüğünde, İrlanda'nın bir bölümünü bağımsız, bir bölümünü de yeniden İngiltere'ye bağlı kılan anlaşmayı kabul etmedi. Bunu, bu anlaşmayı destekleyenlerin ve anlaşmaya karşı olanların savaştıkları bir iç savaş izledi. Sonunda IRA, İrlanda'nın bölünmesine razı oldu. 1925'te gerçekleşen Bağımsız İrlanda ile Kuzey İrlanda arasındaki sınır belirleme görüşmelerinden sonuç çıkmadı.
De Valera'nın Fianna Fáil ( partisi, 1927'de başbakan William Cosgrave'in hükümetine katıldı. 1932'de De Valera başbakan oldu ve Birleşik Krallık karşıtı bir takım ekonomik önlemler aldı. İkinci Dünya Savaşı'nda İrlanda tarafsız kaldı. 1948'de De Valera seçimleri kaybetti ve 1949'da İrlanda Cumhuriyeti ilan edildi. 1951'de De Valera yeniden başbakan, 1959'da ise cumhurbaşkanı oldu. 1972'de bir referandum ile Roma Katolik Kilisesi'nin devlet üzerindeki etkisi ortadan kaldırıldı. 1973'te protestan Erskine Childers cumhurbaşkanı oldu. Onu Cearbhall Ó Dálaigh1974-1976), Patrick Hillary (1976-1990), Mary Robinson (1990-1997) izledi.

IRA nereden, nereye?
IRA’nın tarihi kronolojisi nerdeyse İrlanda ile aynı. Her yüzyılda İngiliz krallığına karşı ayaklanan İrlandalılar, katliam, sürgün, sefaletle iç içe yaşadılar. 19. yüzyıla gelindiğinde adanın nüfusu yapılan katliamlarla giderek azaldı. Sadece zorla Hindistan plantasyonlarına köle olarak satılan 750 bin İrlandalı kılıçtan geçirilerek katledildi. Kelt dilini konuşanların sayısı katliamlar sonucu beşte bire indi.

İngiliz sömürgecilerinin adaya tekrar gelmesiyle başlayan Paskalya ayaklanması kanla bastırıldı. Ayaklanmanın önderlerinden 15’i idam edilirken sağ kalan Michael Collins ve Eamon de Valera 1918’de İRA’yı IRB’nin devamı olarak kurdular. 1918 bölge seçimlerinden başarıyla çıkan İRA, merkezi parlamentoya gitmeyi red ederek İrlanda’nın bağımsızlığını ilan etti. Bunun üzerine, İngiliz krallığı adaya asker çıkartarak adayı tamamen işgal etti. 1921 yılında ada, Serbest İrlanda ve Kuzey İrlanda olarak ikiye bölündü ve Kuzey İrlanda İngiltere’nin bir eyaleti olarak günümüze kadar geldi.

İngiltere’nin, serbest Güney ve İngiltere’ye bağlı Kuzey İrlanda olarak ikiye ayrılması şartlarını Michael Collins kabul etti. Fakat anlaşmaya rağmen öldürüldü. IRA bu kez Valera önderliğinde yer altına çekilerek, silahlı direnişi esas alan mücadeleyi başlattı. Kırklı yılların sonunda Güneyin tam bağımsızlık elde etmesiyle, Valera grubu İngiltere anlaşmasını kabul ederek kısa süre de olsa iktidara geldi. Ve iktidara gelir gelmez IRA’yı tasfiye etti. Altmışlı yıllara gelindiğinde küçük çaplı eylemler yapılsa da 1962’de IRA silahı bırakarak politik arenaya çıkmayı yeğledi.

IRA’nın yeniden doğuşu
Altmışlı yılların ortalarında, körüklenen Katolik-Protestan mezhep çatışmaları Belfast ve Derry kentlerinde kanlı olaylara dönüştü. Olaylar karşısında pasif tutum takınan İRA’ya muhalif olan Kuzey İrlandalı öğrenciler 1968 gençlik hareketinin etkisiyle de “Geçici IRA’’yı kurdular. Katolik gençliğin yoğun olduğu üniversitelerde temeli atılan İrlanda Kurtuluş Ordusu’nun sahneye yeniden çıkması ve silahlı mücadeleyi başlattığını ilan etmesini, İngiltere, ayaklanmanın başlangıcı olarak kabul ettiğini açıkladı. 25 bin askerini adaya gönderdi. İRA’nın yeniden ortaya çıkışıyla başlayan askeri işgal 35 yıl devam etti.

İRA, Belfast vb. yerleşim bölgelerinde İngiliz polis ve askerlerine yönelik yüzlerce eylem gerçekleştirirken, aynı zamanda sürekli tek taraflı ateşkes ilan etmesiyle (örgütün yeniden sahneye çıktığı 68’den 1974’e dek) tanındı.

İngiliz emperyalizmi, Belfast’ta aman aman bir ekonomik çıkarı olmadığı halde, küçük burjuva ulusal kurtuluş hareketini bitirmek stratejik hedefiyle adada kalmayı sürdürdü. Sadece bir yıl süren ateşkes sürecini de, IRA’yı zayıflatmak amacıyla kabul etti. Fakat tarafların anlaşamaması sonucu silahlı mücadele tekrar başladı.

IRA giderek, gerilla mücadelesinde ve yeraltı faaliyetinde oldukça ustalaşmıştı. Asıl gücünü özellikle 1800′lerde baş gösteren büyük kıtlık ve Katoliklere yapılan baskılardan dolayı ABD’ye göç etmek zorunda kalan İrlandalıların oluşturduğu İrlanda Lobisi’nden aldığı söylense de, onun gücü sadece bununla açıklanamaz. Yüzyıllardır süren özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin halklaşması söz konusuydu. IRA tabanınını ve yoğun kitle desteğini Belfast Katolik halkı oluşturuyordu. Bu İngiliz emperyalizminin Protestan Ulster Birlik ile Katolik IRA arasındaki şiddetli çatışmaları körüklemesine vesile olabildi. Buna paralel olarak İngiltere, kontra faaliyetleri örgütleyerek, bölgede eşi görülmemiş cinayetler ve tutuklamalar başlattı.

Demir Leydi dönemi
Margareth Thatcher dönemi, İrlanda halkı için en acılı yıllar olarak geçti. Şiddet ve baskıdan taviz vermemesiyle ünlü Thatcher, kirli savaş yöntemleri, sokakta infaz ve tutuklulara karşı cezaevlerinde yapılan insanlık dışı uygulamalarla onlarca tutsağın sakat kalmasında başrol oynamıştır. IRA özgürlük savaşçıları 1973′te kurulan Diplock mahkemelerinde sorgusuz, sualsiz ağır cezalara çarptırıldı. Bu mahkemeler İngiltere’nin Kuzey İrlanda’da açtığı özel işkence merkezlerinin sahte ifade düzenlemelerini esas alıyordu.

IRA tutsakları, 1981 yılında, Long Kesh Cezaevi H bloklarında, zorla giydirilmeye çalışılan tek tip elbiseye karşı İrlanda’nın bağımsızlığını içeren siyasal taleplerin de olduğu ölüm orucunu başlattı. Direniş İrlanda halkının kitlesel desteğini arkasına aldı. IRA önderlerinden, ölüm orucunu sürdüren Bobby Sands cezaevinde milletvekili seçildi. Fakat sadece İrlanda halkının değil, dünya kamuoyunun desteğine rağmen, Demir Leydi lakaplı Thatcher, IRA mensuplarını “terörist” olarak lanse etmeyi sürdürdü. ‘’Özgürlük kuşları kafeslerde tutulamazlar’’ sözleriyle direnişi sürdüren Bobby Sands ve dokuz İRA militanı ÖO’da şehit düştü. Tüm bu gelişmelere rağmen İRA ateşkeslerine devam ede durdu.

IRA’nın politik yapısı
IRA emperyalist-kapitalist dünya tarafında Marksist veya sosyalist olarak adlandırıldı. Oysa ML’le ne uzaktan yakından bir alakası oldu ne de böyle bir iddiası. Olumlu özelliklerinin başında; uzun yıllar gizliliği esas alması, emperyalist bir ülkenin işgali altındaki metropollerde illegal silahlı mücadeleyi başarıyla sürdürebilmesi gelir. İngiltere’nin vahşi devlet terörüne rağmen bu konuda ilkeli davranmıştır. Diğer ulusal kurtuluş hareketlerinden farklı olarak, askeri eylem çizgisinde sivilleri hedef almamaya özen göstermiştir. IRA, sıradan halkın zarar görebileceği yerlere bomba vs. yerleştirdiği askeri eylemler düzenlediğinde, oraları boşaltması için önceden İngiliz polisini haberdar etmesiyle ünlüdür. İngiliz polisi ise, IRA’nın politik etki ve gücünü darbelemek için bile bile buraları boşaltmamasıyla.

IRA’nın programının özü anti-emperyalistti. Fakat adanın İngiliz askerlerinden arınıp Güney’le birleşerek bağımsızlığını elde etmesi perspektifinin ilersine geçemedi. İrlanda işçi sınıfı ve emekçilerinin sınıfsal taleplerinden uzak bu proğramın tutarlı, net anti-emperyalist bir çizgide ısrar edebilmesi mümkün değildi. Küçük burjuva radikalizminin hüsrana uğratılması kaçınılmazdı. IRA ağırlıklı olarak küçük-burjuva kesimler içersinde örgütlendi, dokusuna damgasını vuran buydu. Ayrıca önderleri de dahil, militanlarında dinin etkisi çok güçlüydü. IRA’nın tabanının ezici çoğunluğunu Katolik’ler oluşturur.

Sinn Féin



Sinn Féin (Türkçe : Yalnız Kendimiz). 20.yüzyıl İrlanda'sında siyasi hareket ve bu hareketi dastekleyenlerin oluşturduğu siyasi parti. 1905 yılında İrlandalı Arthur Griffith tarafından kurulmuştur. Adı Oldcastle'da basılan yerel bir gazete isminden gelmektedir. Parti IRA'nın siyasi kanadı olarak değerlendirilmektedir. Sinn Féin 'in en büyük özelliği İngiliz hükümetine karşı aşırı bir milliyetçi tavır göstermesine rağmen kendini sol bir parti olarak tanımlamasıdır. Partinin İrlanda Cumhuriyeti Parlamentosunda 5, Kuzey İrlanda Parlamentosunda ise 28 sandalyesi bulunmaktadır (Kuzey İrlanda Parlamentosundaki en güçlü Cumhuriyetçi Parti). Partinin genel başkanı 1983 yılından beri Gerry Adams'dır.
Örgütlenme

Sinn Féin İrlanda adasının tümünde, 16 yaşından büyüklerin üye olabileceği bir siyasi oluşumdur. Parti hiyerarşik olarak dallara (cumainn), il yöneticilerine (comhairle ceantair) ve bölgesel yöneticilere (cúigí) ayrılmıştır.




IRA silahlara elveda
Programındaki zayıflıklar konjoktürel etkenlerle de birleşince, 28 Temmuz 2005’te IRA yayınladığı bildiriyle silahlı mücadeleye son verdiğini açıkladı. Açıklamaya ek olarak tüm silahlı güçlerine ‘’Soğukkanlı olun ve silahları bırakın’’ çağrısı yaptı. Burjuva kalemşörlar ve Tony Blair emperyalist sisteme entegre manifestosunu, “tarihi açıklama'’ olarak sevinçle karşıladılar. 11 Eylül konsepti gereği emperyalist-kapitalist sisteme karşı olan, silahlı veya silahsız bütün hareketlere çeki-düzen verip, sistem içersinde eritme stratejisine ilk yanıtın IRA’dan gelmesi anti-emperyalist çevrelerde moral bozukluğu yarattı. Silahlara vedanın, dolayısıyla ulusal bir hareketin bitirilişinin karşılığı; birkaç İngiliz Üssü’nün kapatılması, özel harekat askerlerinin kademeli olarak adadan çekilmesi, ileri tarihlerde tutsak IRA militanlarının af edilmesi. Henüz taleplerde iki İrlanda’nın birliği dahi söz konusu yapılmamakta.

irlanda özgürlük hareketini ve ira yı anlatan "[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]" filmi konu hakkında biraz daha fazla bilgi edinmenizi sağlayacaktır.


alıntı
__________________

Konu suretvano tarafından (08-23-2008 Saat 10:33 AM ) değiştirilmiştir..
suretvano isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mançurya Dağları'nda yanan özgürlük ateşi Bedirxan Genel Kültür 0 05-03-2008 05:53 PM
Amaç Özgürlük ise Araç Birleşmektir! Ahmedo Makaleler 0 05-02-2008 05:12 PM
Özgürlük Üzerine.. ßotan Genel Kültür 0 05-02-2008 03:07 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:55 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved