DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Komedi, Eğlence, İlginç, Korku, Her Telden > Her Telden Muhabbet / Off Topic
Anasayfa Kayıt ol

Her Telden Muhabbet / Off Topic Bu bölümde seviyeli konularda sohbet yapılabilir. Forum oyunları tarzı muhabbetler yarışmalar yasaktır.!



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-12-2008, 01:33 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: TaяîYé WéLaT...
Mesajlar: 1.472
Üye No: 51
Tecrübe Puanı: 1018
Rep Puanı : 101561
Rep Derecesi
*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute


Thumbs down Sessizce ölümü bekliyorlar...

Çok sayıda siyasi tutuklu ağır sağlık koşulları ve hastalık nedeniyle cezaevlerinde ölümü bekliyor

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Kuddusi Okkır'ın cezaevinde kanser olup yaşamını yitirmesi gazetelerin manşetlerine taşınırken, cezaevlerinde kanserle mücadele eden çok sayıda siyasi tutuklu sessiz sedasız ölümü bekliyor. Demokratik kitle kuruluşları ve ailelerinin birçok duyarlılılık çağrısına rağmen gerek yetkililer gerekse kamuoyu ölüme terk edilen tutuklular karşısındaki duyarsızlığını koruyor.

Sessiz sedasız ölümü bekliyorlar

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Kuddusi Okkır'ın cezaevinde kanser olup yaşamını yitirmesi gazetelerin manşetlerine taşınırken, cezaevlerinde kanserle mücadele eden çok sayıda siyasi tutuklu sessiz sedasız ölümü bekliyor. Demokratik kitle kuruluşları ve ailelerinin birçok duyarlılılık çağrısına rağmen gerek yetkililer gerekse kamuoyu ölüme terk edilen tutuklular karşısındaki duyarsızlığını koruyor.

Ergenekon soruşturması kapsamında 2007 yılının Haziran ayında tutuklanan Kuddusi Okkır, kansere yakalandı. Adalet Bakanlığı, 1 Temmuz'da Okkır'ın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek, tahliyesine karar verdi. Okkır, tahliye edildikten kısa bir süre sonra hayatını kaybetti. Okkır'ın rahatsızlığı ve ölüm haberi gazetelerde eleştiriyle sunulurken, CHP Lideri Baykal da tepki gösterdi. Adalet Bakanlığı'nın, Okkır'ın ölümü üzerine soruşturma başlatması, gözleri cezaevlerindeki diğer kanser hastalarına çevrildi. Okkır kadar şanslı olmayıp sessiz sedasız hayatını kaybedenlerin yanı sıra, halen cezaevlerinde ölümü bekleyen ve tahliye talepleri reddedilen çok sayıda kanser hastası tutuklu bulunuyor.

Odak Dergisi Yazı İşleri Müdürü Erol Zavar, 2001 yılında eski Ankara 2 No'lu DGM tarafından Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sincan F Tipi Cezaevi'ne konulan Zavar, bir süre sonra mesane kanseri oldu. Zavar'ın üç ayda bir sistoskopi tetkiklerinin yapılması gerekiyordu. 3 yıl boyunca yapılamayan tetkikler ilk kez 2004 yılında sağlanabildi. Bu durum Zavar'ın, hastalığının ilerlemesine neden oldu. 2004 yılından bu yana yaklaşık 20 ameliyat geçirdi. Sağlık sorunları bununla da sınırlı kalmadı. Cezaevinde bulunduğu sırada başlayan migren, tüberküloz, menisküs, kalp ritm bozukluğu, kronik akciğer hastalığına da yakalanan Zavar'ın 2007 yılında da safra kesesi alındı. Zavar, rahatsızlıkları nedeniyle günlük ihtiyaçlarını ve yaşamını sağlayamıyor. Zavar'ın avukatları bu gerekçelerle 2007 yılında Adalet Bakanlığı'na başvurarak, müvekillerinin tahliyesini talep etti. Erol Zavar'ın eşi Filiz Zavar da Cumhurbaşkanlığı'na başvurdu. Ancak başvurulardan bir sonuç alınamadı.

Epli'nin tedavisi yapılmıyor Cezaevinde kanserle mücadele eden tutuklulardan biri de Aynur Epli. Epli, 1994 yılında müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Önce Sivas Cezaevi'ne ardından Siirt Cezaevi'ne konuldu. 4 yıldır cezaevinde tutulan Epli'ye, 2007 yılında mide rahatsızlığı teşhisi konuldu. Epli'nin tedavi için yaptığı başvurular ise cezaevi tarafından reddedildi. Epli, 2007 yılı sonunda yeniden hastaneye gidebildiğinde kendisine bağırsak kanseri teşhisi konuldu. Epli, hastaneye yakın olduğu için bu kez Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne sevk edilmesini istedi. Sevk talebinin sonucunu bekleyen Epli'ye önce 'Yollamayı unuttuk', sonra 'Dilekçen kayboldu' yanıtı verildi. Epli, Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne daha yeni sevk edildi. Ancak tedavisi için gerekli teçhizat ise sadece Ankara'da bulunuyor.


Ölünceye kadar tuttular

Şemsettin Kurt isimli mahkum, akciğer kanseri tanısı konulduktan sonra cezaevinde ölüme terk edilmişti. Şemsettin Kurt, 1992 yılında yasa dışı örgüt üyeliği suçundan tutuklandı. 5 yıl cezaevinde kalan Kurt, 1997 yılında tahliye edildi. 7 çocuk babası olan Kurt, 2003 tarihinde eski İstanbul DGM tarafından yeniden tutuklandı. Bayrampaşa Cezaevi'ne konulan Kurt'a akciğer kanseri teşhisi kondu. 1 yıl tedavi gören Kurt'un hastalığı ilerledi. 2004 yılında Kurt'a 3 aylık ömrü kaldığı söylendi. Kurt, 'Çocuklarımın yanında ölmek istiyorum' diyerek, tahliyesini istedi ama talebi reddedildi. Kurt, 2005 yılının şubat ayında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığında, kanser bütün vücuduna yayılmıştı. Serbest bırakıldıktan 2 ay sonra ise yaşamını yitirdi. Murat Dil de yasa dışı örgüt üyeliğinden 1996 yılında 33 yıl hapse mahkum edildi. 1999 yılında Gebze Cezaevi'ndeyken rahatsızlandı. 2000 yılının haziran ayında karaciğer kanseri teşhisi kondu. Dil, hastaneye götürülüp getirilirken uğradığı muameleyi 'onur kırıcı' bulduğunu belirterek, hastaneye gitmeyi reddetti. Giderek kilo vermeye başladı. Aile önce Adalet Bakanlığı'na, ardından Cumhurbaşkanlığı'na başvurdu. Dil, 9 Haziran 2000 tarihinde Bayrampaşa Cezaevi'nden tahliye oldu, 6 Temmuz 2000 tarihinde ise yaşamını yitirdi.


Cezaevi değil ölüevi

Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan iki mahkum da ölüm döşeğinde. Ali Çekin, 77 yaşında. Okuma yazma bilmeyen Çekin, şu anda 'yatalak' durumda. Cezaevindeki tutuklu arkadaşlarının Çekin'in durumuna dikkat çekmek için İHD Genel Merkezi'ne gönderdiği mektupta Çekin'in sağlık durumu şu şekilde anlatılıyor: 'Gözleri ve tüm vücudu limon sarısına dönüşmüş durumda. Derisi adeta kemiğe yapışmış, kaslarının tümü erimiş, zaruri ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak durumda. Eğer acil bir girişimde bulunulmaz ise cezaevinden sağ çıkamayacak.' Ali Çekin'in cezaevinden tahliye olması için İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alması gerekiyor. Ancak, şu anda 'yatalak' durumda olan Çekin'in cezaevi aracıyla İstanbul'a götürülmesi mümkün değil. İlgili resmi kurumlar ambulans tahsis etmediği için Çekin'in rapor için Adli Tıp Kurumu'na nakli de yapılmıyor. Ağızdan beslenemeyen Ali Çekin ancak serumla beslenebiliyor. Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan İnayet Mete ise 13 yıldır cezaevinde. Mete'nin İHD'ye gönderdiği mektuba göre, 'koroner ve miyokardit kalp hastalığı, polinöropati, bel fıtığı, boyun fıtığı, omurilik zedelenmesi, karaciğerde siroz, hiperlipidemi, yüksek kolesterol, yüksek trigliserid, mide ülseri, hemoroit, gravitasyonel egzama, kronik egzamaî hastalıkları bulunuyor. Mete'nin, tedavi için ayda 3-4 kez Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi'ne gitmesi gerekiyor.


Kandıra ve Maltepe'deki tutuklular baskı altında

Kandıra 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Harun Çelik'e ailesiyle Kürtçe konuştuğu için telefon ve mektup yasağı verildiği belirtildi. Ayrıca, İHD Cezaevi Komisyonu, Maltepe Çocuk ve Gençlik Cezaevi H Tipi Cezaevi'ndeki tutukluların kötü muameleye maruz kaldığına dikkat çekti. Kandıra 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutuklu olan Harun Çelik ile Maltepe Çocuk ve Gençlik Cezaevi H Tipi cezaevlerinde bulunan tutukluların aileleri, İHD İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. Maltepe Çocuk ve Gençlik Cezaevi H Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Barış Yiğit, Halim Arpa, Musa Yalçın, Harun Akbaş, Cihan Altun, Adnan Delibaş, Eren İskender'in cezaevinde kötü muameleye maruz kaldığını belirten İHD Cezaevi Komisyonu Üyesi Avukat Rahşan Aytaç, 'Tutuklular kötü muameleye maruz kalıyorlar. 18 yaşından küçük oldukları gerekçesiyle sigara verilmiyor. Çocuklar bu taleplerinin gerçekleşmesi için ve koğuşların birleşmesi için 16 günden beri açlık grevi yapıyorlar. Çocukların vitamin eksikliğinden dolayı aşırı kilo kaybı var' dedi. Tutuklu olan çocuklardan Harun Aktaş'ın annesi Pürüzet Akbaş ise, 'Çocuğuma kitap götürdüm alınmadı. Çocuklarımız zaten sizin elinizde bu yaptığınız işkence nedir?' diye sordu. Akbaş, Adalet Bakanlığı'na seslenerek duyarlılık istedi. Kandıra 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutuklu Harun Çelik'in abisi Süleyman Çelik ise, '3 yıldır tutuklu olan kardeşimin açık görüşüne gidemiyoruz. Tutuklulara gazete verilmiyor' dedi. Kardeşine Kürtçe konuştuğu için çeşitli cezalar verildiğini belirten Çelik, 'Cezaevi yönetimi kardeşime telefon yasağı getirdi. Ayrıca gönderdiğimiz mektuplar da verilmiyor. Gerekenlerin yapılmasını talep ediyoruz' diye konuştu.

İSTANBUL / ANF
__________________
*rojda* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hiç Kimsenin Ölümü Ölüm Değil,Senin Gidişin Kadar... SeReN Aşk ve Sevgi 0 07-09-2008 05:55 PM
Mardin’de şüpheli asker ölümü No Mercy Her Telden Muhabbet / Off Topic 1 06-23-2008 09:04 PM
Deniz'in ölümü 52 dakika sürdü... *rojda* Genel Kültür 1 06-06-2008 07:31 PM
Ölümü Hatırlatan Kadın maron Şiirler 0 05-18-2008 07:03 PM
Namazı bozmayıp ölümü izlediler No Mercy Her Telden Muhabbet / Off Topic 2 05-15-2008 08:27 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:31 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved