DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Hikayeler, Denemeler
Anasayfa Kayıt ol

Hikayeler, Denemeler Hikayeler, Denemeler burada verilecektir.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-17-2008, 03:17 PM   #46 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute


Standart DEĞİŞEN DİL VE İNSAN

DEĞİŞEN DİL VE İNSAN

Kitabımı az insanlar ve az yıllar için yazıyorum. Uzun ömürlü
olabilmesi için daha sağlam bir dille yazılması gerekirdi. Bizim
dilimizin bugüne kadarki sürekli değişmelerine bakılınca, elli yıl sonra
şimdiki halinde kalacağını kim umabilir? Her gün elimizden kayıp
gidiyor benim yaşadığım yıllar içinde yarı yarıya değişti. Şimdi artık
olgunlaştı diyoruz; her çağ kendi dili için öyle der. Hep böyle kaçıp
değiştiği sürece ben dilimizin bugünkü halinde kalmasını özlemem.
İyi ve yararlı yazılar onu kendilerine bağlayabilirse bağlar, göreceği
rağbet de devletimizin kaderine göre değişir. Onun için kitabıma hiç
çekinmeden kişisel birçok yazılar koyuyorum. Bunlar bugün yaşayan
insanların işine yaramakla kalır ve orta anlayıştan öte özel bilgileri
olan kimi insanları ilgilendirir. Gördüğüm birçokları gibi benim
ardımdan da olur olmaz sözler edilmesini istemiyorum doğrusu: Şöyle
düşünürdü, böyle yaşardı; şunu ister, bunu istemezdi; ölürken konuşsa
buna şunu der, şuna bunu verirdi; onu benden iyi tanıyan yoktu, gibi.
Kitabımda edep kurallarının izin verdiği ölçüde eğilimlerimi,
sevgilerimi az çok belirtiyorum; bilmek isteyene sözlü olarak daha da
serbestçe ve içtenlikle açıklıyorum duyup düşündüklerimi. Ama
bakmasını bilen bu anılarımda her şeyi söylediğimi, gösterdiğimi
görür.

Yazıya dökemediğimi parmağımla gösteriyorum burada:

Verum animo satis haec vestigia parva sagaci

Sunt, per quae possis congnossere caetera tute. (Lucretius)

Görenlere kısacık göstermeler yeter

Üst tarafını kendin bulabilirsin.

İstenecek, aranıp bulunacak hiçbir şey bırakmıyorum kendimden.
Sözüm edilecekse, doğru dürüst, gerçeğe uygun edilmesini istiyorum.
Övmek için de olsa beni olduğumdan başka türlü göstermek isteyeni
yalanlamak için öbür dünyadan seve seve kalkar gelirim.

Yaşayanlardan bile olmadıkları gibi söz edildiğini görmekteyim.
Yitirdiğim bir dostumu (La Boetie) var gücümle desteklemeseydim,
bin bir türlü suret biçeceklerdi ona. (Kitap 3, bölüm 9)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


Alt 07-17-2008, 03:18 PM   #47 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute
Standart İNSANLAR VE HAYVANLAR

İNSANLAR VE HAYVANLAR

Hayvanlar arasında eni konu bir haberleşme olduğunu açıkça
görüyoruz; yalnız aynı türden olanlar değil ayrı türden olanlar da
birbirleriyle anlaşabiliyorlar.

Et mutae pecudes et denique secla ferarum

Dissimiles fuerunt voces variasque cluere

Cum metus aut dolor est, aut cum jam gaudia gliscunt. (Lucretlus)

Söz bilmez sürüler, vahşi hayvanlar

Türlü bağrışmalarla anlatırlar

Duydukları korkuyu, acıyı ya da zevki.

At köpeğin bir çeşit havlamasından kızgın olduğunu anlar; başka
türlü bir havlamasıysa, hiç ürkütmez onu. Aralarındaki iş
ortaklığından anlıyoruz ki sesi olmayan hayvanların bile başka bir
haberleşme yolları var; hareketleriyle konuşup anlaşıyorlar:

Non alias longue ratione atque ipsa videtur

Protrabere ad gestum pueros infantia linguae. (Lucretius)

Başka türlü değil çocukların da

Sesle anlatamadıklarını hareketle anlatmaları.

Neden anlaşamasınlar? Bizim dilsizlerimiz de işaretlerle pekala
söyleşiyor, tartışıyor, hikayeler anlatıyorlar.

Öyle alışkın, öyle usta olanlarını gördüm ki, her istediklerini eksiksiz
anlatabiliyorlar. Aşıklar yalnız gözleriyle neler söylerler birbirine:
Bozuşur, barışır, yalvarışır, anlaşır, söyleşirler gözleriyle.

E'i silentio ancor suole Haver perigi e porole. (Tasco)

Ve susmada bile

Sözler, yalvarmalar vardır.

Ya ellerle neler söylemeyiz? İsteriz, söz veririz, çağırırız, yol veririz,
korkuturuz, yakarırız, yalvarırız, yadsırız, istemeyiz, sorarız,
beğeniriz, sayarız, itiraz ederiz, pişman oluruz, korkarız, utanırız,
kuşkulanırız, bildiririz, buyururuz, isteriz, yüreklendiririz, yemin
ederiz, küçümseriz, meydan okuruz, kızdırırız, suçlarız, mahkum
ederiz, affederiz, küfrederiz, pohpohlarız, alkışlarız, kutlarız,
utandırırız, alay ederiz, uzlaştırırız, salık veririz, coştururuz, seviniriz,
bayram ederiz, acırız, üzeriz, rahatsız ederiz, şaşırtırız, bağırırız,
susarız, daha neler neler, dille yarışacak kadar. Başımızla buyur
ederiz, kovarız, evet deriz, hayır deriz, yalanlarız, hoş karşılarız,
yüceltiriz, kutsallaştırırız, hor görürüz, isteriz, tersleriz, sevindiririz,
dertlendiririz, okşarız, azarlarız, dizginleriz, kızdırtırız, korku veririz,
güven veririz, soruştururuz. Ya kaşlarımızla? Ya omuzlarımızla?..

Abderia'dan gelen bir elçi Isparta kralı Agis'e söyleyeceklerini uzun
uzun söyledikten sonra sorar: Efendimiz yurttaşlarıma nasıl bir cevap
götürmemi isterler? Seni, tek söz söylemeden, her istediğini, dilediğin
süre söylemekte serbest bıraktığımı söylersin, der kral. İşte size
konuşan ve çok iyi anlaşılan bir susma... (Kitap 2, bölüm 12)

İnsan yalnız sözle insandır ve yalnız sözle bağlanırız birbirimize.
(Kitap 1, bölüm 9)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2008, 03:18 PM   #48 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute
Standart

ÖLDÜRME TEHLİKESİNE KARŞI

Öldürme tehlikesi karşısında Julius Caesar'ın tuttuğu
yol bence tutulacak yolların en güzeliydi. Önce hoşgörürlük ve
tatlılıkla düşmanlarına kendini sevdirmeye çalıştı; hazırlanan
suikastları öğrenip, bunlardan haberli olduğunu uluorta söylemekle
yetinirdi ve pek soyluca bir soğukkanlılıkla, korkmadan, ortalığı telaşa
vermeden oluruna bırakırdı işi, kendini tanrılara ve talihe emanet
ederek. Öldürüldüğü zaman böyle bir halde olduğu su götürmez
çünkü. Bir yabancı, Syrakusa Kralı Dionysios'a, iyi bir para
karşılığı uyruklarının kendisine karşı hazırlayacakları bütün
kundakları sezinleyip meydana çıkarmanın şaşmaz yolunu
öğretebileceğini orda burda söyleyip herkese duyuruyor. Haberi alan
Dionysios çağırtıyor adamı, korunması için böylesine gerekli bir
ustalığı öğrenmek için. Yabancı gelip kendisine öğretecek hiçbir
hüneri olmadığını, yalnızca ona bir torba altın vererek yaman bir sırrı
elde ettiğini sevinçle ilan etmesini söylüyor. Kral beğeniyor bu buluşu
ve beşyüz altın saydırıyor yabancıya. Çok yararlı bir bilgi edinmeden
kim olduğu bilinmeyen bir adama bu kadar büyük bir para
verilebileceğini düşünemiyor kimse, düşmanlarının çekinmesini
sağlıyor bu söylenti. Bunun gibi, akıllı krallar, canlarına karşı
girişilen tertipleri öğrenince hemen yayarlar ki bunu, herkes iyi haber
aldıklarına, gizli kapaklı her işin; kokusunu alacaklarına inansın.

Atina Dukası son zamanlarda Floransa'yı zorbaca yönettiği sırada
birçok saçmalıklar yaptı; ama bunların en büyüğü şu oldu:
Floransalıların ayaklanmaya hazırlandıklarını aralarında Matheo di
Morozo diye biri kendisine fitleyince hemen öldürüveriyor onu ki bu
haber ortaya yayılmasın, haklı yönetiminden şikayetçi kimseler
bulunabileceği düşünülmesin.

Eskiden bir yerde okumuştum, önemli kişilerden bir Romalı
Triumvira'nın şerrinden kaçıyor; ardına: düşenlerin elinden bin bir
kurnazca buluşla kurtuluyor. Sonunda bir gün, onu yakalamaya gelen
bir sürü atlı saklandığı bir çitin yanı başına geliyor, az kalsın
göreceklerken yine kurtuluyor; ama bu kez artık, dört bir yanda aranıp
taranmaktan kurtulmak için çektiği bunca sıkıntıyı, böylesi bir
hayattan umabileceği rahat soluğun azlığını, olacağa bir kez göğüs
germenin bu soluk soluğa yaşamaktan daha iyi olduğunu düşünerek
geri çağırıyor askerleri saklandığı yere, yapabilecekleri kötülüğü göze
alıp, onları da kendisini de sürüncemeden kurtarmak için.

Düşmanın üstüne çağırmak delice bir davranış, ama çıkmaz bir yolda
sürekli can telaşı içinde yaşamaktansa böylesi daha iyi gelir bana.
Alacağımız tedbirler size kaygılar, kuşkulardan başka şey
getirmeyecek; iyisi mi güzel bir yüreklilikle ne olacaksa olsun
dersiniz; belki bir şey olmaz diye bir avuntunuz da olur üstelik. (Kitap
1, bölüm 20)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2008, 03:18 PM   #49 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute
Standart

ÖLMEK ÖZGÜRLÜĞÜ

Filozofluk yapmak kuşku duymaktır derler, öyleyse benim için
saçmalamak, aklına eseni söylemek, daha zorlu bir nedenle,
kuşkulanmak olmalıdır. Çünkü araştırmak, çözüm getirmekse kürsü
başkanının işi.

Benim kürsü başkanım tanrısal gücün yetkisidir, ki o kimseyi
dinlemeden yönetir bizi ve insanlara özgü boş çekişmelerin üstündedir
yeri.

Philippos kılıç elde Peloponez'e girince, biri gelmiş Damidas'a demiş
ki, bu adamın dostluğunu kazanmazsak Lakedemonyalılar'ın çok
çekeceği var. Hadi be, korkak, demiş Damidas, ölümden
korkmayanların ne çekeceği olabilir? Agis'e de bir insan nasıl özgür
yaşayabilir, diye sorulduğu zaman; ölümü küçümseyerek, demiş. Bu
görüşler ve bu konuda raslanan daha binlercesi, ölümü sabırla
beklemekten öte bir davranış istiyorlar elbet insandan. Hayatta
ölümden beter birçok belalar vardır çünkü. Antigonos'un tutsağı bir
Ispartalı çocuk köle olarak satılıyor; efendisi onu zorla çirkin bir işte
kullanmaya kalkınca: Görürsün, demiş çocuk, kimi satın aldığımı;
özgürlüğüm elimdeyken ayıptır kul olmak senin gibisine. Böyle der
Ispartalı çocuk ve atar kendini evin tepesinden aşağı. Antipater'in, bir
isteğini kabul ettirmek için korkutmaya kalkıştığı Ispartalılar: Bizi
ölümden beter bir şeyle korkutmak istersen, daha seve seve ölürüz,
demişler. Her yapacakları işe engel olacağını yazan Philipos'a da:
Ölmemize de engel olamazsınız ya, diye karşılık vermişler.

Derler ki bilge yaşaması gerektiği kadar yaşar. Şunu da derler ki,
doğanın en başta gelen ve halimizden yakınmayı gereksiz kılan lutfu
bizi dünyadan göçmekte özgür bırakmasıdır. Hayata verdiği giriş yolu
bir tek, ama çıkış yolu yüz binlerce. Yaşamak için toprağımız
olmayabilir, ama ölmek için toprak bulunur nasıl olsa. Boiocatus'un
Romalılara dediği gibi. Dünyadan ne diye yakınırsın? Bağladığı yok
ki seni: Dertler içinde yaşıyorsan, bu korkaklığın yüzündendir senin;
istediğin zaman ölmek elinde:

Ubiqe mors est; optime hoc cavit Deus;

Eripers vitam nemo non homini potest;

At nemo mortem: mille ad hanc aditus patent. (Seneka)

Her yerde ölüm var tanrı bol bol veriyor onu;

Herkes herkesin hayatını alabilir, ama ölümü

Alınamaz kimseden: Binlerce kapısı var ölümün.

Bir tek hastalığın devası değil, bütün dertlere devadır ölüm. Hiçbir
zaman korkulmayacak, çok kez aranacak pek emin bir limandır ölüm.
Hayata ha biz son vermişiz, ha kendi son bulmuş, hepsi bir; ha eceline
koşmuş insan, ha beklemiş onu; nerden gelirse gelse, kendi ecelidir
gelecek olan. İplik nerde koparsa ordadır ecel, orasıdır yumağın ucu.
En gönüllü olanıdır ölümlerin en güzeli. Yaşamak başkasının istemine
bağlıdır, ölmek yalnız bizimkine. En çok ölümde kendi huyumuza
suyumuza göre davranmalıyız.

Başkalarının ne diyeceği düşünülmez bu işte, çılgınlık olur
düşünmek de. Yaşamak kölelik olur, ölmek özgürlüğümüz olmazsa.
Hastalıkların iyileştirilmesi çoğu kez yaşamayı kısıtlamakla olmuyor
mu zaten?

Etimizi yarıyorlar, dağlıyorlar, elimizi ayağımızı kesiyorlar,
yemekten kesip kanımızı alıyorlar: Bir adım daha atıversek öteye,
toptan kurtulmuş oluruz. Şahdamarımız neden kara kan damarımız
kadar buyruğumuzda olmasın?.. (Kitap 2, bölüm 3)

Vicdanımız bizi günah işlememeye, isteklerimiz azaldığı için değil,
aklımızın gereklerine uyarak zorlamalıdır. (Kitap 3, bölüm 2)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2008, 03:18 PM   #50 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute
Standart

GÜLMEK VE AĞLAMAK

Demokritos ve Herakleitos öyle iki filozoftu ki, birincisi insanlık
halini boş ve gülünç bulduğu için halk arasına alaycı bir güler yüzle
çıkarmış; Herakleitos ise, insanın haline acıdığı, vahlandığı için hep
üzgün bir yüz ve yaş dolu gözlerle dolaşırmış.

Ridebat, quoties a limine moverat alter unum

Protuleratque pedem; flebat contrarius alter. (Juvenalia)

Evinden dışarı adım atar atmaz gülmeye başlardı biri

Öteki ise ağlamaya başlardı.

Ben birinci davranıştan yanayım; gülmek ağlamaktan daha hoş
olduğu için değil yalnız, insanlığı daha fazla küçümsediği, bizleri daha
fazla suçladığı için. Öyle hallerimiz var ki ne kadar aşağılansak yeridir
bence. Yakınmada, vahlanmada acıdığımız şeye değer verme vardır
bir çeşit. Alay edilen şeylerse değer vermediğimiz şeylerdir.

Sanmıyorum ki insanlıkta saçmalıktan fazla dert, budalalıktan fazla
kötülük olsun. Dertlerimiz saçmalıklarımızdan daha ağır basmaz;
aşağılık olduğumuz kadar zavallı da değiliz. Onun için, Diogenes,
kendi kendisiyle konuşan, fıçısını yuvarlayıp gezen, büyük İskender'e
dudak büken, insanları sineklere, hava civa dolu torbalara benzeten o
filozof, bence, insanlardan nefretiyle ün kazanan Timon'dan daha acı,
daha sarsıcı, dolayısıyla daha doğru bir yargıçtı. Çünkü nefret
ettiğimiz şey yüreğimizde yeri olan bir şeydir. Timon lanet okuyordu
bize, batmamızı istiyordu bütün hıncıyla; tehlikeli, zararlı, bulaşıcı
diye kaçıyordu yakınlığımızdan. Öteki o kadar az değer veriyordu ki
bize, yaklaşmamız rahatını kaçıramaz, tutumunu değiştiremezdi.
Kovmuyordu insanları, korktuğundan değil, onlarla görüşmeyi hiçe
saydığından: Bizi kendisine iyilik de kötülük de yapmaktan aciz
sayıyordu. (Kitap 1, bölüm 50)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Michel Eyquem de Montaigne, MÊVAN Biyografi 0 05-07-2008 06:28 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:30 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved