DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Hikayeler, Denemeler
Anasayfa Kayıt ol

Hikayeler, Denemeler Hikayeler, Denemeler burada verilecektir.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-17-2008, 03:24 PM   #81 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute


Standart

YAŞAMA BAĞLILIK

Bütün insanlar cılız varlıklarına öylesine bağlıdırlar ki, sağ kalmak
için razı olmayacakları hiçbir kötü durum yoktur. Bakın Maecenas ne
diyor:

Debilem facito manu,

Debilem pede, coxa,

Lubriscos quate dentes:

Vita dum superest bene est.

Tek kollu da kalsam,

Kötürüm, damlalı da olsam

Sökülse de bütün dişlerim:

Ne mutlu bana yaşıyorsam.

Timurlenk cüzamlılara karşı uyguladığı görülmedik zalimliğini
insanseverlik diye yutturuyordu. Her rasladığı cüzamlıyı öldürtürken,
onları böylesine acılı bir yaşamdan kurtarmış olacağını söylüyordu.
Oysa onlar ölmektense üç kat daha cüzamlı olmaya razıydılar.

Filozof Antisthenes, ağır hasta yatarken bağırıyormuş; kim
kurtaracak beni bu acılardan, diye. Onu görmeye gelmiş olan
Diogenes: İşte bu seni hemen kurtarır, istersen, diyerek bir hançer
uzatınca ona: Yaşamaktan değil, acılarımdan kim kurtaracak? demiş
Antisthenes. (Kitap 2, bölüm 37)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


Alt 07-17-2008, 03:24 PM   #82 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute
Standart

HERKESİN DEĞERİ KENDİNE GÖRE

Kendim nasılsam başkasını ona göre değerlendirmek hatasına
düşmem çokları gibi. Buna aykırı düşen şeylere kolayca inanırım.
Kendimi bağlı hissettiğim bir biçime başkalarını zorlamam herkes
gibi. Bambaşka bir türlü yaşama biçimi olabileceğine inanır, akıl
erdirebilirim.

Çoklarının tersine de, aramızdaki ayrılığı benzerlikten daha kolay
kabul ederim. Başkasının benim hallerimden ve ilkelerimden dilediği
kadar uzak kalmasını hoşgörürüm. Herkesi düpedüz ve bağımsız
olarak kendi kişiliğiyle görür, kendi örneği içinde değerlendiririm.
Kendim perhiz yanlısı olmadığım halde kimi rahiplerin perhizciliğini
içtenlikle beğenmekten, davranışlarını uygun bulmaktan geri kalmam:
Hayal gücümle kendimi onların yerine koyabilirim pekala. Hatta
benden ne kadar ayrı iseler o ölçüde daha da çok sever ve sayarım
onları. Birbirimizin kendi içinde değerlendirilmesini, kimsenin herkes
gibi olmaya zorlanmamasını candan dilerim.

Kendi güçsüzlüğüm başkalarının gücü kudreti üstüne beslemem
gereken düşünceleri hiç değiştirmez.

Sunt qui laudent, nisi quod se imitari posse confidunt. (Horatius)

Kimileri yalnız taklit edebilir sandıklarını överler.

Yerin çamurunda sürünürken de, ta göklerde, kahraman ruhların
yüceliğini görmekten geri kalmam. Yaptıklarımın değilse bile
düşüncemin düzgün olması, hiç olmazsa bu önemli yanımın
bozulmadan işlemesi bana çoktur bile. Bacaklarım tutmazken
irademin sağlam kalması az şey değildir. Yaşadığımız çağ, bizim
iklimde hiç değilse, öylesine bozulmuş ki erdemin yaşanması şöyle
dursun tasarlanması bile bir hayli zor. Yalnız okul sözlüğünde kalmışa
benziyor erdem:

Virtutem verba putan, Ut lucum ligna (Horatius)

Erdem sadece bir söz onlar için Ve kutsal orman sadece odun.

Quam verreri deberet, etiamsi percipere non posent. (Tusculanes)

Erdem ki saymaları gerekir, anlamasalar bile. (Kitap 1, bölüm 37)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2008, 03:24 PM   #83 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute
Standart

ZORLUĞUN DEĞERİ

Filozofların en akıllıları derler ki: akla uygun hiçbir şey yoktur ki
tam tersi de akla uygun olmasın. Yakınlarda gevelediğim bu güzel
sözü eskilerden biri (Seneca) yaşamayı küçümseme yolunda
kullanmış: Ona göre, yalnız yitirmeye hazırlandığımız bir nimet bize
zevk verebilir.

In auquo est dolor amissae rei, et timor amittendae. (Seneca)

Yitirme acısıyla yitirme korkusu bir kapıya çıkar.

Demek ister ki bununla, yaşamayı yitirme korkusunda olursak,
yaşamanın tadını çıkaramayız. Ama bunun tersi de söylenebilir:
Yaşamaya bu kadar sıkı sarılıp, böylesine bir sevgiyle bağlanmamış,
onun temelli olmadığını gördüğümüz, elimizden çıkmasından
korktuğumuz içindir. Gerçek ortada çünkü: Ateş nasıl soğuktan hız
alıyorsa bizim istemimiz de kendi karşıtıyla bilenip keskinleşiyor:

Si numquam Danaen habuisset abenea turis,

Non esset Danae de Jove facta parens. (Ovidius)

Danae yi funçtan kuleye komasalardı

Jupiter den hiç gebe kalmazdı Danae.

Bolluğun verdiği doygunluktur zevkimizi en fazla körleten;
zevkimizi en fazla bileyen, coşturan şeyse özlediğimizi az ve zor
bulmaktır.

Ominum rerum voluptas ipso quo debet fufare
periculo crescit (Seneca)

Her şeyin zevki, bizi itmesi gereken tehlikeyle artar.

Galla, nega: satiatur amor, nisi gaudia torquent. (Martialis)

Galla, hayır de: aşk azapla beslenir yalnız.

Aşkın gevşememesi için Likurgos Lakedemonya'da evlenenlerin
gizli yatıp kalkmalarını buyurmuş: Evlilerin yatakta görülmeleri, bir
başkasıyla yatmaları kadar ayıp sayılıyormuş. Buluşmaların zorluğu,
yakalanma tehlikesi, sonradan duyulacak utanç:

Et languor, et silentium,

Et latere petitus imo spritus (Horatius)

Ya o baygınlık, o sessizlik,

Ya o derinden gelen gizli ahlar,

Bütün bunlardır salçayı kıvamına getiren. Sevişmenin nice hoşlukları
aşkın etkilerinden çekinerek, utanarak söz etmekten doğmaktadır.
Şehvetin kendisi bile acı duyarak kızışmak ister. İncittiği, tırmaladığı
zaman daha tatlı olur. Fahişe Flora, Pompeus'la yatıp da üzerinde
dişlerimin izini bırakmadığım olmadı, dermiş.

Quod petire premunt arcte, faciuntque dolorem Corporis, et dentes
inlidunt saepe lebellis:

Et stimuli supsunt, qui instigant laedere id ipsum Quodcumque est,
rabies unde illi germina surgunt. (Lucretius)

Arzuyla sarıldıklarının canı yanar; Dişleri ısırır çok kez nazik
dudakları. Gizli dürtüler incitmeye iter onları. Her tuttuklarını;
azgınlıkları artar böylece.

Her işte görülen budur: Zoduk değer kazandırıyor her şeye. (Kitap 2,
bölüm 15)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2008, 03:24 PM   #84 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute
Standart

DÜŞÜNMEDE KENDİNDENLİK

Hemen bütün görüşlerimiz üstün sayılan kişilerden gelme,
başkalarından alınmadır. Hiç de kötü değil öyle olması; öyle cılız bir
çağda yaşıyoruz ki görüşlerimizi kendimiz seçsek en kötülerini
seçerdik. Sokrates'in bize dostlarınca aktarılan konuşmalarını herkes
beğendiği için biz de beğeniyoruz, kendi bildiklerimize dayanarak
değil. Öylesi konuşmalar geçerli değil bugün. Aramızdan Sokrates'e
benzer biri çıksa pek azımız değer verirdi ona.

Biz güzellikleri yalnız sivri, şişkin, süslü püslü olarak seviyoruz. Saf
ve sade olanlar kolayca kaçıyor bizim kaba gözlerimizden öylelerinin
ince ve saklı bir yanları var: İnsanın pussuz, yıkanmış, arınmış bir
bakışı olmalı ki o gizli ışıltıyı görebilsin. Biz saflığı budalalıkla
eşanlamda kullanıp kınamıyor muyuz? Sokrates doğal ve herkesinkine
benzer yoldan yürütüyor düşüncesini. Bir köylü, bir kadın onun gibi
söyler söyleyeceğini. Sözünü ettiği insanlar yalnız arabacılar,
doğramacılar, terlikçiler, dülgerlerdir. Açıklamaları, benzetileri hep
insanların en bayağı, en ortamalı eylemlerinden alınmadır; herkes
anlar. Böyle kaba bir biçiminin altında onun yüce düşüncelerinin
soyluluğunu, zenginliğini göremezdik biz; biz ki bilgiçlerin önem
vermediği her şeyi adi, aşağılık sayarız ve zenginliği yalnız
gösterişlerde süslerde püslerde görürüz. Bizim dünyamız gösteriş
üzerine kurulmuş; insanlar üfürükle şişiyorlar yalnız, balonlar gibi
hoplatılarak durabiliyorlar yukarda. Sokrates boş hayaller peşinde
koşmuyor. Amacı bize, yaşamaya gerçekten ve sıkı sıkıya bağlı ve
yararlı bilgiler, öğütler vermek.

servare modum, finemque tenere, taturamque sequi. (Lucianus)

işini düzenlemek, ödevini gözetmek ve doğaya uymak Sokrates hep
kendisi olarak kaldı ve en son güçlülük kertesine sıçramalarla değil
kendiliğinden yükseldi. Daha doğrusu hiçbir yere yükselmedi de
bütün terslikleri, bütün zorlukları kaynaklarına, doğal çıkış noktalarına
indirdi. Çünkü, örneğin Çato'da orta halli insanları çok aşan gergin bir
tutum görüyoruz. Yaşadığı yiğitlik serüvenlerinde ve ölümünde onu
hep dünyaya pek yukarılardan bakar görüyoruz. Oysa Sokrates'in
ayağı hiç yerden kesilmiyor, en yararlı düşüncelerini gevşek ve
özentisiz adımlarla yürütüyor; ölümünde ve insan yaşamında başa
gelebilecek en belalı durumlarda da öyle davranıyor. (Kitap 3, bölüm 12)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2008, 03:24 PM   #85 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute
Standart

UYDURMA NELENLER

Doğru olsun, yanlış olsun, orası önemli değil, İtalya'da bir atalar
sözüymüş gibi derler ki, topal bir kadınla yatmamış olan kişi Venüs'ü
en olgun tadıyla bilmez. Kaderin cilvesi ya da herhangi özel bir
raslantı bu sözü halkın diline yerleştirmiş aynı şey kadınlar için de
söylenir, erkekler için de. Çünkü Amazonların kraliçesi kendisiyle
sevişmek isteyen İskitli'ye ne demiş? Bu işi topal daha iyi yapar,
demiş. O kadınlar cumhuriyetinde, erkeklerin egemenliğinden
kurtulmak için kadınlar onların kendilerine üstünlük sağlayan kol,
bacak gibi uzuvlarından birini sakat ederlermiş ve onları yalnız, bizim
şimdi kadınları kullandığımız iş için kullanırlarmış. Topalların bozuk
devinimleri bu işe bir yeni tad katıyor, ya da bu türlüsünü deneyenler
bir hoşluk buluyorlar belki, der geçerdim; ama yeni öğrendiğime göre
Yunan filozofisi de bunun doğru olduğu kanısına varmış: Bu filozofi
der ki, topalların bacak ve baldırları aksaklıkları nedeniyle kendilerine
gelen besini alamadıklarından, onlardan yukarıda bulunan cinsel bölge
daha dolgun, daha besili, daha güçlü olur. Bir başka görüşe göre de,
topallık cimnastiğe engel olduğundan, bu sakatlığa uğramış olanlar
güçlerini daha az harcamış olur ve Venüs'ün oyunlarına daha dolgunca
katılırlarmış.

Yunanlılar dokumacı kadınların ötekilerden daha sıcakkanlı
olmalarını da aynı nedene bağlıyorlar: Zanaatları gereği hep evde
oturduklarından bedenleri fazla deprenmiyormuş. Böyle düşünülürse
daha neler neler gelebilir insanın aklına. Topal dokumacı kadınlar için
ben de diyebilirim ki işleri gereği oturdukları yerde ileri geri
depreşmeleri arzularını kabartıp kışkırtıyor onları, araba salıntılarının
kibar bayanları gıcıklayabileceği gibi.

Bu örnekler başta söylediğimi doğrulamıyor mu? İnsan aklı çok kez
olmayacak şeylere nedenler uyduruyor. (Kitap 3, bölüm 10)
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Michel Eyquem de Montaigne, MÊVAN Biyografi 0 05-07-2008 06:28 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:39 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved