![]() |
|
||||||||
| Hikayeler, Denemeler Hikayeler, Denemeler burada verilecektir. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ] Demek büyüdün, gidiyorsun? Yollunu biliyorsun, uzun ve ıssızdır. Etrafının çakal, it, kurt sürüsü ile dolu olduğun da biliyorsun. Bir de ihanet takımı, para karşılığı kendini satanları, ihtiras düşkünlerini de… Demek Büyüdün, Gidiyorsun? Demek büyüdün, gidiyorsun? Öyle olsun, habersız ve sessiz. Geriye sadece bir mektup ve acıları bırakıyorsun. Bir de her gün bir tutam yüreğine bastırdığın hasreti. Demek Büyüdün, gidiyorsun? Kentlerden bir top kar olmaktansa, dağlarda özgürlük ateşi olmaya, her şeyi geride bırakarak, kentleri, sokakları, Barları, sevgilileri, aşkları… kafa tutma zamanı diyorsun. Demek büyüdün, gidiyorsun? Ellerin, gözlerin, yüreğin bıraktığım gibi değil miş, büyümüşler. Demek büyüdün, gidiyorsun? Alacağın olsun. Beni böyle bir başına, kendi özleminle başbaşa bırakarak. Demek büyüdün, gidiyorsun? Şehirler sığmıyor yüreğime, dar geliyor diyorsun. Her sabah güneş doğarken dağların en uc noktasına asacağım yüreğimi, gözlerimi sonsuz özgürlüğe dikecem, sonra, bütün acılarda arındırılmış bir yaşamın peşinde koşacağım ve en doruklara kimsenin dokunamadığı sevgi çiçeklerini ekeceğim diyorsun. Hadi bildiğinden olsun. Demek büyüdün, gidiyorsun? Giderken bir şey unutuyorsun ama sevgin hep geride kalıyor ve bir kor gibi yakıyor. Bari giderken onuda alsaydın yanına, birde sende geriye kalanları. Demek büyüdün, gidiyorsun? Bedirhan’ın sevgi ile telâffuz ettiği küçük mazlum değilsin artık. Kafa tutuyorsun. O halde Tanrıların hepsinin çıplak olduğunu da biliyorsun. Onların görüntüsüne bürünen ve onlar adına kararlar veren yeryüzünün illahları, onları kendi istek ve düşünceleri doğrultusunda giydirdiklerini ve etrafındakilere veya hüküm ettikleri alanlara kabul ettirdiklerini de. Bu nedenle hem tanrıların hem de illahların çoğaldığını da biliyorsun… unutma, yeryüzünün ilk tanrısı, Hanok’un topraklarıdır yürüdüğün, çok tanrılar geldi geçti… ama en çok onlar adına konuşanlar kaldı geriye, biliyorsun… Demek büyüdün, gidiyorsun? O halde canı sıkılan İllahların, ne çok kurbanlar istediğini de! Hatta yeteneksizliğini, basiretsizliğini gizlemek için ne kadar zalim olduklarını da. Herşeyi kendi etrafındakilerden istediklerini de. Ve büttün illahların ne korkak insanlar olduklarını da biliyorsun. Demek büyüdün, gidiyorsun? Yollunu biliyorsun, uzun ve ıssızdır. Etrafının çakal, it, kurt sürüsü ile dolu olduğun da biliyorsun. Bir de ihanet takımı, para karşılığı kendini satanları, ihtiras düşkünlerini de… Demek büyüdün, gidiyorsun? Yürürken, bacaklarım ağıracak, açken midem kanayacak, uykusuzken başım ağıracak, yorgunken bedenim sızlıyacak, kıvranıp uyurken ben üşüyeceğim, karda ellerin üşürken ben donacağım, yaz sıcağında sen terlerken ben yanacağım… Demek büyüdün, gidiyorsun? Giderkende diyorsun ki anneme söyle „İlk kez mehtabı izledim/ karanlığın kalbine akan yıldızı gördüm/ avuçlarımda güneşi taşımaya gidiyorum/ hoşça kal, hoşça kal annem“ biliyormusun bu dizeleri okuduğumdan beri titreyen ellerim, ikiye ayrılan yüreğim kaldı geriye. Korktuğumu filan sanma, üzüldüğümü de!.. Demek büyüdün, gidiyorsun? Ama olmadı, verdiğin sözü tutmadın. Kararlarını kendin vereceksin. Tamam, iyi de, bana söz verirkende karar senindi. Giderken, unutma Bedirhan’ı üzüyorsun. Demek büyüdün, gidiyorsun? Ne yaptın biliyor musun? Bir bıçakla yüreğimi ikiye ayırdın. Birini yanında alıp gittin, diğerini kendine gözcü yaptın. Demek büyüdün, gidiyorsun? Sende ses veya bir haber çıkana kadar, gözlerimi ıraklara yatıracağım ve yazdığım her satıra, imgeye seni taşıyacağım. Demek büyüdün, gidiyorsun. Haydi yolun açık olsun… Şerif Kaplan |
||||||||||
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|