DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Hikayeler, Denemeler
Anasayfa Kayıt ol

Hikayeler, Denemeler Hikayeler, Denemeler burada verilecektir.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-10-2008, 09:23 AM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: tatvan
Yaş: 22
Mesajlar: 37
Üye No: 208
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 23
Rep Derecesi
havin is on a distinguished road


Standart içindeki o katille yaşamak zorundaydı

İÇİNDEKI O KATİLLE YAŞAMAK ZORUNDAYDI

Hiç bir sevgi yetmiyordu ona. Hep bir başkasına daha ihtiyacı oluyordu. Sonra yine bir başkasına daha.....
Önceleri bunu biyolojik ve psiklojik gerçeklerle açıklamaya çalışıyordu. İnsanlar çok eşlidir, ya da karşılaştığım insanlar benim sevgimden korkuyorlar, birlikte yola çıkıyoruz, yorulup geride kalıyorlar ya da buna benzer şeyler söylüyordu....
Birinden öbürüne, sonra biri daha. İşte tam buldum, derken, kendi deyimiyle, elinde soluk, hüzünlü cam kırıkları kalıyordu...
Yıllar böyle geçiyordu. Bir gün itiraf etti bana: sevgisini öldürmek için kullanıyordu aslında. Önce karşısındakinin bütün perdelerini, kapaklarını, zırhlarını açıyor, onunla çırılçıplak kalıyor, onu en çıplak ve en zayıf yerinden zehirli dudaklarıyla son kez öpüyor ve öylece bırakıyordu. Ve bır daha hiç aramıyordu....

Birlikte olduğu insanları öylesine çaresiz anlarında terkediyorduki, bir çoğu adeta sevme yeteneğini yitiriyordu. Önce bir süre ozehirli ateşle yalnız başlarına yanıyorlar, ateşleri dindikden sonra kararıyor, kalplerine gölge iniyor ve kendi içlerine nefretle dönüyorlardı.
Onda, birçok sınırda yaşayan insanlarda olduğu gibi iç dünyası olan, biraz yaralı ve aşkı, yaşamak için vazgeçilmez sayan insanları derin bir etkileme gücü vardı. Bu insanların adeta kokusunu alır ve onları inaılmaz kolaylıkla kendine bağlardı. Kırık dökük, yakarırcasına bir şeyler söyler ve bu insanların içinde hemen o tuhaf, anlaşılmaz, ama inatçı ve o eski sızıyı uyandırırdı. İlginçti; etkilediği insanlarda çok derin bir ağlama hissi uyandırabiliyordu. Ardından sevinçli bir ıstırap yaratıyor, sonra da ölme isteği kabarıyordu insanın içinde...
Çok açıktı: O, bu yarattığı, ateşlediği sevgilerle besleniyordu. Birçok insanın doğumuyla birlikte ruhunun içine konan o ilk sevgiden yoksundu o. Birileri onu bu ilk ve gerçek sevgiden yoksun bırakmıştı. O içindeki bu boşluğu başkalarının sevgilerini kazanarak, onlarda içindeki bu boşluk için tutkulu bir yoğunluk yaratarak yaşıyabiliyordu.
Ancak ona doğumuyla birlikte verilmemiş olan sevginin yeri ona dışarıdan gelen bir aşkla, bir sevgiyle dolacak gibi değildi. Bir buz kovasına atılmış küçük bir kor parçası olabilirdi ancak bu....
Karşısındaki insanda uyandırdığı aşk, coşku, başlanma duygularının ilk günlerine ihtiyacı vardı onun. İçindeki boşluk ondan yeni bir aşk istemeye başladığı anda, kendisini aşık olunmadan önceki o değersiz, sıradan, varlığı anlam taşımayan biri gibi görmeye başlıyordu hemen.
Hiç şüphesiz yarattığı bu kısa soluklu aşkı kendi varlığından daha çok önemsiyordu.
İçindeki boşluktan, ‘bu o değil, bir başkasını bul’, emri geldiği zaman düştüğü boşluğun acısını kurbanından çıkarıyordu hep. Sevgileri böyle anlarda onu çok sevdiklerini söylediklerinde onlara acı bir tebessümle gülümsüyor, ‘sen de diğerleri gibisin, beni hiç sevmedin ama sevdim diyorsun.’ Diyor ve çekip gidiyordu.
Bir gün, ‘uzun soluklu ve hiç bitmeyecek gibi olan bir aşk yaşamayı ben istemez miyim sanıyorsun?’ demişti bana. Ama içindeki o katille, o kafatası avcısıyla yaşamak zorundaydı işte. Kimi geceler önce kendisine aşık ettiği sonra da yapayalnız bıraktığı kurbanlarının çığlıklarıyla uyanıyordu.
‘ÇAĞDAŞTI’, ‘UYGARDI’, dışarıdan ‘BAŞARILI’ ve ‘SAĞLIKLI’ gibi görünüyordu. Ama doğumuyla beraber ruhuna yerleştirilmesi gereken o en önemli şeyden yoksun bırakılmıştı.
Mahvolmuştu ve mahvetmeye mahkumdu.....
Cezmi Ersöz (saçlarının kardeş kokusu)


bu denemeyi okurken biri geldi aklıma sizinle de paylaşmak istedim
havin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
MaSaL YüzLüm, Yaşamak Zor GeLiyoR Kawa SemsüR Aşk ve Sevgi 0 05-07-2008 01:38 AM
Yıkıntı Ve Çöküntüyü Yaşamak tubiranes Şiirler 0 05-06-2008 01:39 PM
İlke Merkezli Yaşamak Albatros Genel Kültür 0 05-05-2008 08:33 AM
Jose Saramago: 'Yaşamak için ölmemiz lazım’ Bedirxan Genel Kültür 0 05-03-2008 06:11 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:23 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved