DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Komedi, Eğlence, İlginç, Korku, Her Telden > Hobiler
Anasayfa Kayıt ol

Hobiler Hobiler bölümüdür. Hobilerle alakalı paylaşımlar burada yer alacaktır.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-03-2008, 02:56 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Yaş: 25
Mesajlar: 354
Üye No: 3
Tecrübe Puanı: 50000
Rep Puanı : 150532
Rep Derecesi
achar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond reputeachar has a reputation beyond repute


Standart Tango Hakkında Herşey

Arjantin tango en başta habanera tangosundan etkilenmiş olup bugünkü halinden oldukça farklıydı.

Arjantin Tangoya ilk formunu veren Habanera tangosu flemenko tangosu ve Milonga tangosu bileşiminden oluşurdu, 1883’lerde duyulan Habanera bu yüzyılın sonuna doğru etkisini yitirmiştir. 1900’ lerin başında yaşayan ve Compadrito olarak bilinen bir karakter tango dansının geleneksel figürlerini yarattı ve kendi erkeksi stilini bu dansa yansıttı. Daha sonra Compadrito Candombe Dansçıları tarafından diz kırılmaları, yürüyüş adımları ve dönüşler eklenerek taklit edildi.

Tango dansı altın yıllarını 1940’ ların ve 50’ lerin başında yaşadı ve günümüzde 3 çeşit olarak devam etmektedir : Salon, Fantezi ve Sahne.


Ayşe Erem ÇELTİKÇİ'nin yazısı ;

Tango deyince belki de en çok duyulan cümle şudur:

"Bugün her ne kadar ışıltılı dans salonlarında yapılsa da, tango Buenos Aires'in kenar mahallelerinde ortaya çıkmıştır."
Ve bu bir gerçektir.

19. yüzyılın sonlarında Güney Amerika'ya giden iki büyük göç dalgası ile çoğunlukla Sicilya, Kalabriya ve Endülüs'ten gelen işsiz güçsüz ve yoksullar Arjantin'e beraberlerinde kendi kültürlerini de getirmişlerdi. Afrikalı siyah köleler, melez kadınlar, yerliler ve Avrupalı melezler dönemin zor ekonomik koşulları içinde beraberce yaşamaya çalışıyorlardı. Çeşitli kültürlerin bu karışımı, yeni bir müzik stili ortaya çıkardı; Afrika vuruşları, Kızılderili ritmi ve Latin etkisi Arjantin müziğiyle birleşti.

Tango adının Afrika tamtamlarının çıkardığı "tan-go" seslerinden, ya da Latince dokunmak anlamına gelen "tangere" fiilinden türediği sanılmaktadır.
Büyük ümitlerle topraklarını terk eden, kendilerini büyük kentin karmaşası içinde bulan bu insanların duygularıyla Buenos Airesin kenar mahallelerinde ortaya çıkar tango. Bu yıllarda yaşanan göçün olumsuz sonuçları, düş kırıklıklarını da beraberinde getirir. Göçmenler Tango ile bu hayal kırıklıklarını, öfkelerini, kavgalarını, aşklarını, yalnızlıklarını ve tutkularını kısacası hayatlarını anlatıyorlardı.


Başlangıçta flüt, gitar ve kemandan oluşan üç - dört kişilik müzik topluluklarının eşliğiyle yapılan bir halk dansıyken daha sonra gitar yerini piyanoya bırakır ve flüt de yaklaşık 1870'te Almanya'dan gelen bandoneon ile yer değiştirir.


Tango, Arjantin'de zengin kesim tarafından bir alt kültür olarak kabul edilip aşağılanır hatta uzun bir süre yönetim tarafından yasaklanır. Ancak 20.yy'ın başlarında Paris'te dans eden tarım işçilerinin elde ettiği başarı sayesinde tango ilk önemli adımını atar. Bugün tango otoriteleri ilk olarak Carlos Gardel'in 1917 yılında her türlü argo ve erotizmden uzak sözlerle smokin giyerek tango söylemesinin müziği yavaş yavaş üst tabakalara doğru tırmanışını hızlandığını tartışmasız kabul eder. Parislilerin bu dansa olan ilgisi Arjantin sosyetesinde tangonun önemsenmesini sağlar.

İlk durak olarak Avrupayı seçen tango çok geçmeden Türkiye'de de ortaya çıkar. Arjantin Tangonun aşk, tutku ve erotizm dolu tarzına karşın 1920'lerin ortalarında Türkiye'de duyulmaya başlayan tangolar sözleriyle masum ve platonik aşkları anlatan ve Türk müziğinden esintiler taşıyan melodileri ile uzun yıllar müzik yaşantısının tek egemeni oluşurlardır. Bu aşamada Necip Celal'in 1928 yılında yazdığı ilk tangosu "Mazi"nin 1932 senesinde Seyyan Hanım tarafından plağa okunması ile başlayan sürecin etkisi yadsınamaz. Türkiye'de duyulmaya başlayan ilk tangolar Avrupa tangolarıdır. Arjantin Tangoları ise bir gurup müzisyen ve amatör meraklılar tarafından izlenir ve yaşatılır. 1938-1951 seneleri arasında Türkiye'de konserler veren Eduardo Bianco Orkestrası, İstanbul Park Otel Orkestrası ve onun Arjantinli bandoneonisti Tapia Colman bu sevginin temelinin oluşmasında önemli bir rol oynar. Bunların dışında bandoneonist, orkestra şefi ve düzenleyici Orhan Avşar'ın da Türkiye'de tango sevgisi üzerinde çok ciddi bir etkisi olduğunu söylemeden geçmemek gerekiyor. Tango bir dönem Türkiye'de öyle sevilmiş ki, aslında eski ve unutulamayan bir sevgiliyi anlatıyor olmasına rağmen La Cumparsita düğünlerin vazgeçilmez açılış parçası olmuştur.
1950'li yılların sonlarına doğru bütün dünyada önemini yitirmeye başlayan tango Astor Piazzola ve onun müziği sayesinde yeniden canlanmış ayrıca Tango Argentino ile başlayan, Tangomania, Tango Pasion, Forever Tango, Tangox2 gibi tango show gruplarının sunduğu müzikallerle tekrar ilgi odağı olmuştur.

Bu uzunca süreç içerisinde elbette ki müzik ve dans stillerinde farklılıklar yaşanmıştır tangoda. Ve aslında işin eğlenceli kısmı buradadır. Tango gecelerinde, aynı tangoda herkesin dansa farklı adımla başladığını ve farklı dansettiğini görürsünüz. Kimisi kemanı dinliyordur, kimisi bandoneonu...
Peki biz tango'dan ne anlıyoruz? Ya da ne hissediyoruz? Yaklaşık 4 sene önce Metin Yazır'ın atölye'leriyle başlayan bir serüven bu...Ve tango bir sevgili. Kimi zaman flört edip, kimi zaman kavga ettiğimiz. Romantik, aşık, sevecen ve tutkulu sevgilimiz. Aşktır yaşadığımız o 3-4 dakikalık parçalarda. Müzik bitince dansımız da biter, aşkımızda. Ve heyecanla bekleriz bir sonraki aşkı.


ALINTIDIR
achar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


Alt 07-17-2008, 10:28 AM   #2 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Mardin
Mesajlar: 1.470
Üye No: 599
Tecrübe Puanı: 518
Rep Puanı : 51562
Rep Derecesi
Asur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond reputeAsur-Banipal has a reputation beyond repute
Standart

Tşkler Achar abi...
__________________
Asur-Banipal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:36 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved