DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Komedi, Eğlence, İlginç, Korku, Her Telden > İlginç ve Garip > İlginç Konular
Anasayfa Kayıt ol

İlginç Konular Birbirinden ilginç konular burada yer alacaktır.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-05-2008, 10:11 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 180
Üye No: 18
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi
Serhıldan is on a distinguished road


Standart Gitme Oğlum!

Son aylardaki şoven milliyetçi kampanyaların öne çıkan iki bileşeninden biri 15-20 yaşlarındaki gençler, diğeri ise kadınlar. Metropollerin karmaşasında olmasa bile, hemen ikinci dereceden illerde kitlesel şoven gösteriler biçiminde düzenlenen asker cenazelerine sadece askerlerin kadın yakınları ile sınırlı olmayan bir kadın kitlesi de bu gösterilere katılıyor.

Cenazeler, anlaşılır bir biçimde asker eş ve annelerinin feveran görüntülerine sahne oluyor. Ezici çoğunluğu emekçi, bir kısmı köylü, kasabalı olan asker anneleri, yaktıkları ağıtların yanında, “asker anası” olarak içselleştirdikleri bir dille şoven intikamcılığın sesi oluyorlar. “Kitle gösterileri”nde ise, her toplumsal kesimden kadın, tıpkı Cumhuriyet mitinglerindeki gibi, bayrağı temsil eden simgelerle bezenmiş olarak Kürt halkına düşmanlık saçan sloganlar atıyor. Kin dolu yüzleriyle gazetelerin fotoğraf galerilerini dolduruyor. Kimi semtlerde her apartmanda bir bayrağa kadar düşen, çoğu semtte ise bundan çok daha fazla olan bayrak asma işini evlerde kadınlar üstleniyor. Tartışmaya, şoven milliyetçi “iman”larını sorgulamaya giriştiğinizde, normal koşullarda iletişime açık olan hatlarını kapatıyor, aranıza hemen bir duvar çekiyor, hatta sizi “vatan hainliği” ile özdeş gördükleri “PKK’li olmak”la suçluyorlar. Şoven milliyetçi kör inanç, kadınlarda fiziki saldırı olmasa bile gerçek bir “ideolojik terör” biçimini alarak cisimleşiyor.

Sürekli kampanya hali!
Tabii bu, işin en “hafif” kısmı. “Şehit aileleri” adıyla farklı derneklerde örgütlenen ve analığın toplumdaki karşılık ve anlamı üzerinden hareket alanını genişleten kadınlar, şoven propagandanın asli kuvvetlerinden biri olarak derneklerin kurulduğu ‘90′lardan beri etkinleşmiş durumda. Pakize Alp Akbaba, Yıldız Namdar gibi milletvekilliğine soyunacak kadar “popülerleşmiş” isimler de çıkaran bu dernekler, pek çok yerde şoven milliyetçi kampanyanın toplumsal-psikolojik hazırlık sürecinde yer almakla kalmıyorlar. En son Gemlik‘te Abdullah Öcalan‘ın avukatlarına yöneltilen saldırıda olduğu gibi, fiziki tacizlere de katılıyorlar. İdamların yeniden başlatılması, DTP‘nin kapatılması, tetikçi medyanın “Kendi mecliste, kocası dağda” diyerek şoven kampanyaya malzeme sağladığı DTP milletvekili Fatma Kurtulan‘ın kendisi… sürekli kampanya halindeki bu kesimlerin hedefleri arasında.

“Şehit aileleri” dernekleri hem kadınları hem de erkekleri kapsıyor. Ama burada asıl olarak karşımızda bir şoven kadın çetesi var! Hem gözyaşlarını hem de tırnaklarını kullanan, en saldırgan söylemler dahil toplumun tüm duygu haznesine hitap eden bir çete bu. Yalnızca 1984-1999 yılları arasında 2,5 milyon askerin Kürt illerinde askerlik yaptığını düşünecek olursak -ki otomatik bir hesapla bu 2007 itibariyle 3,8 milyon asker demektir- aileleri ve çevreleri ile birlikte 15 milyonu aşkın bir kitleyi şoven manipülasyonlarına kolaylıkla alet edebilecek bir çete. Kirli savaş örgütlenmesinin organik bir parçası olan, savaşta ölen ve sakat kalan askerler için toplanan yardımlar ve bağışlar için dernekler arası rant mücadelelerinde de adı geçen karanlık bağlantılara sahip ve şovenizmi içerden özümseyip dışa kusan bir çete…

“Asker anası” olmak…
Elbette ki asker ailelerinin, annelerinin tümünü bu çetenin organik bir uzantısı olarak düşünmek büyük bir yanlışlık olur. Derneklerin aktarımına göre Ankara, Adana, Antalya, Akşehir, Aksaray, Balıkesir, Çankırı, Çanakkale, Çubuk, Çorum, Diyarbakır, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Konya, Ereğli, Edirne, Erzincan, Gaziantep, Giresun, İstanbul, İçel, Kırıkkale, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Kütahya, Manisa, Malatya, Nevşehir, Rize, Sivas, Sakarya, Siirt, Samsun, Ordu, Tokat, Urfa, Yozgat, Yalova, Zonguldak, Isparta illerinde kurulmuş ve diğer illerde de kurulma çalışmaları sürdürülen şubelerin üye sayısı açıklamalara en fazla binleri buluyor. Bu verinin eski olduğunu kabul etsek bile, dernekler, gösterilmeye çalışıldığı gibi “her asker ailesini kapsayan” bir ağa sahip değiller.

Ancak hiçbir bağlantıya sahip olmasalar bile, Türk asker aileleri, özellikle de anneleri şoven faşist propagandanın ilk hedefi olarak kolaylıkla ağa düşüyor, onu meşrulaştırıp toplumsallaştırmada özgül bir rol oynuyorlar. Militarist şoven propagandanın kullanımı, dünyadaki bütün haksız savaşların olmazsa olmaz bileşeni durumunda. Ancak Türkiye’de bunun hem güncel hem de tarihsel özgül temelleri de var. Yüzyıllar boyunca savaştan savaşa sürülmüş bir toplum içerisinde askerliğe biçilen rol ve en sonu Cumhuriyet dönemiyle birlikte onun imparatorluktan arta kalan toprakları “savunmak” için “vatani görev” olarak pompalanmışlığı, bunların başında geliyor. Askerlik, aynı zamanda erkek çocuğun toplumun ve ailenin geleneksel değerleri içerisinde soyun sürdürücüsü olarak bizzat kadınlar (anneler) tarafından özümsenmiş ve yeniden üretilen rolünü pekiştiren bir anlam taşıyor. Öte yandan kadınlar, aile içerisinde eşlerinden görmedikleri saygıyı çocuklarından görüyor; onlarla ilişkilerinde kuramadıkları otoriteyi çocukları üzerinde kuruyor ve yaşam beklentilerini özellikle erkek çocukları üzerine kuruyorlar. Bu durumda erkek çocuğun “değeri” ile özdeşleşmiş olan askerin kaybı -ya da bu tehlikenin savaş koşullarında büyüklüğü- kadını da tetikleyici bir rol oynuyor. Anne, asker kimliği ve “vatan” savunusu üzerinden diğer annelerle de özdeşleşiyor ve siyasal gericiliğin çığırtkan bir uygulayıcısına dönüşüyor.

“Ölen kurtuluyor”…
Türk asker ailelerinin çoğu, cenaze başlarında “Vatan sağolsun, bir oğul daha doğurup onu da savaşa göndereceğim” biçimindeki şoven ezberleri tekrarlaya dursunlar, hayat bunun tam tersini gösteriyor. En başta, 2000′li yıllara dek asker uğurlama törenlerinin ölüm korkusunu ifade eden “Asker gidecek, geri gelecek” sloganlarıyla yapıldığını unutmayalım! Daha önemlisi ise, ölen ve sakat kalan erlerin ailelerinin durumları… Ezici çoğunluğu işçi, emekçi, köylü çocukları olan erler, ölüm ve sakat kalma halinde subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlardan farklı bir yardım prosedürüne tabiler. Rütbeli personelin ölüm yardımı en yüksek devlet memuru maaşının iki katı, uzman erbaşlarınki kendi maaşlarının iki katı. Bu kesimlere ayrıca ne kadar görev yapmış olursa olsun 30 yıllık hizmet üzerinden aylık ve en yüksek devlet memuru kademesinden emekli ikramiyesi ödeniyor. Ölen er ve erbaşların ailelerine toplu ödeme ve yardım, aylık bağlanması, öldüğü/sakat kaldığı sırada eşi ise doğum yardımı, çocuk bakım ve öğrenim yardımı ve kalan yakınlarından birine iş bulunması da kayıt altına alınmış durumda. Yalnız, büyük olasılıkla Kürt askerler için koyulmuş bir kayıtla -“bölücü, yıkıcı, irticai faaliyet içinde bulunduğuna dair haklarında mahkeme kararı bulunan veya güvenlik ve istihbarat birimlerince bilgi verilen kişilere” vb yardım yapılmayacağı- aileleri, ölümlerinden sonra ayrıca “güvenlik soruşturması”ndan geçiriliyor!

Kirli savaştan fiziki ve ruhsal sakatlıklarla dönen asker ailelerinden bazıları, bu durumu “Ölen kurtuluyor” sözleriyle dile getiriyorlar. Çoğu psikiyatrik bir vakaya dönüp kirli suçlara karışan çocuklarını tanıyamıyorlar. Geri kalanlar ise, her yıl devlet bütçesi oluşturulurken belirlenen “dul, yetim ve gazi maaşları”na talim etmek durumundalar. Bu yıl 278 YTL olan gazi maaşları 2008 yılında yapılacak yüzde 6′lık zamla Temmuz ayında 294,92 YTL olacak. Dul maaşları 235 YTL, yetim aylığı da 164 YTL‘ye yükselecek. Kirli bir savaşa ölüm makinesi olarak katılmanın, ölüm korkusunu ezilen Kürt halkına karşı her gün işlenen “yasal” bir suça çevirmenin bedeli işte bu!
Alıntı..

Konu Masumruya tarafından (05-17-2008 Saat 09:15 PM ) değiştirilmiştir.. Sebep: Kaynak belirtilmemiştir..
Serhıldan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:11 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved