DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Kitap Tanıtım Ve Eleştiri
Anasayfa Kayıt ol

Kitap Tanıtım Ve Eleştiri Kitap Tanıtım Ve Eleştirileri bu alanda verilecektir. Kitap Özetleri veya E-Kitaplar vermek yasaktır!



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-06-2008, 03:41 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 180
Üye No: 18
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi
Serhıldan is on a distinguished road


Standart Çocuk kitapları çocuğu hafife alıyor

Çocuk kitapları çocuğu hafife alıyor!

Memik Horuz

Heyamola çocuk kitapları dizisinin editörlüğünü yapan Gülsüm Cengiz, piyasadaki birçok çocuk kitabının dilinin yapmacık olduğunu söylüyor

Yönetmen, yayıncı, şair, gazeteci, radyo-televizyon programcısı ve üniversitede öğretim görevlisi... Ruhi Su denetimindeki koroda bir buçuk yıl eğitim almış; ‘Dost Kapıları’nda sesi var... 1949 Isparta-Sütçüler doğumlu Gülsüm Cengiz, çok yönlü, enerjik bir insan. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Cengiz, Türkiye Yazarlar Sendikası, Uluslararası PEN, Edebiyatçılar Derneği, Tiyatro Yazarları Derneği’nin de üyesi. Ocak 2004’ten bu yana, Morpa Kültür Yayınları’nda çocuk ve gençlik kitapları editörlüğünü de yürütüyor. Cengiz, Heyamola Yayınları’ndan geçtiğimiz günlerde çıkan “Nehir Kazanımlar Dizisi”, “Bahar Kazanımlar Dizisi” ve “Toprak Kazanımlar Dizisi” adlı, toplam on beş kitaptan oluşan, İngilizce-Türkçe çocuk dizisinin editörü. Dizinin editörü olması nedeniyle söyleşmek için Kuzguncuk da; zamanında Can Baba’nın müdavimi olduğu Çınaraltı Kahve’de buluştuk. Sıcak ve içten gülüşünün yanında, Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Hapishane hücresinde edebi çalışmalarını sürdüren dostum Muzaffer Öztürk’e iletilmek üzere imzalı “Yaşamın İzindeki Kadınlar” kitabını da birlikte getiren Cengiz’le yaşam serüvenini, çalışmalarını ve Heyamola Çocuk kitaplarını konuştuk.

İki dilli bu dizi nasıl gündeme geldi?
İki yıl önce Day-Mer’in davetlisi olarak Londra’ya gitmiştim. Çeşitli etkinliklerinin yanında edebiyat söyleşileri; çocuklar ve ebeveynleriyle de çocuk edebiyatı üzerine ‘Şiir ve Yaşam’ konulu söyleşiler yaptık. İzleyicilerden, oradaki belediyede önemli bir görevi olduğunu sonradan öğrendiğim bir bayan, Almanya’da, Almanca-Türkçe iki dilli çocuk kitaplarımı gördüğünden söz ederek, İngiltere’deki Türkiyeli çocuklar için de aynı çalışmanın İngilizce yapılması isteğini belirtti. Bu çalışmalar, bir ihtiyacın açığa çıkması ve talep edilmesiyle ilgilidir. Bayan, eski bir arkadaşımın, Şefik Asan’ın kızıymış ve abisi de Türkiye’de yayıncılık yapıyormuş. Onunla bu konuyu gündeme getireceğini söyledi.
Ve yazın Hamiyet Hanım tatile geldiğinde kardeşi Ömer Asan’la birlikte bana geldiler, konuşma sonucunda, böyle bir dizi çalışması yapmayı kararlaştırdık. Heyamola Yayınları, daha önceden özellikle Karadeniz kültürüne yönelik eserler yayınlamıştı. Saygı duyduğum usta Eray Canberk’in yayınevinin yayın danışmanlığını yaptığını öğrenmek de beni mutlu etti. Daha önceden Evrensel Basım Yayın’ın çıkarttığı “Emek Şiirleri” çalışmasını birlikte yürütmüştük. Bu dizinin çalışmasını, konusunda deneyimli rehber öğretmen, pedagog, sınıf öğretmeni, çocuk kitapları yazarı ve çizer arkadaşlardan oluşan bir ekip olarak yürüttük. Okullara hitap etmeyi tasarladığımızdan; birinci, ikinci ve üçüncü sınıflar için beşer olmak üzere toplam on beş kitap hazırladık.

Çok kısa bir zaman diliminde bu kadar yazarla anlaşıp eserlerin ortaya çıkartılması şaşırtıcı...
Zaman kısa gözükebilir ama bunca yıllık yazarlarla ilişkilerim ve birikimim bunu sağladı. Yazarlar, çalışmalarını yakından takip ettiğim insanlardı. Edebiyatın usta kalemlerinin de çocuk ve gençlik kitapları yazması gerektiğini düşünenlerden birisiyim.

Çocuk ve gençlik edebiyatı, ayrı bir dal değil mi?
Çocuk ve gençlik edebiyatında ölçüt olarak iki kuralımız var: ‘Çocuğa Göre’lik ilkesi; çocuğun dünyasını ve söz dağarcığını gözeterek yapılması. İkincisi; yazınsal, edebi olması.

Bunu biraz daha açsak?
Piyasadaki kitapların çoğu, çocuk edebiyatı değil, ‘çocuk kitapları’. Birtakım bilgi ve iletileri doğrudan parmak sallayarak, öğretmen edasıyla ya da kendi doğrularını, kendi düşüncelerini doğrudan çocuğa aktarmak edebi değil. Ders kitabı gibi olmamalı. ‘Çocuk kitapları’; biraz yapmacık, çocuksu anlatımlı, biraz da çocuğu hafife alıyorlar. Kitabın dilinin çocuğa okuma zevki vermesi gerekir. Edebiyatın betimleme, sezdirme, çağrışım yaratma gibi olanakları var; bunlar, çocuğa görelik ilkesi içinde kullanılmalı. Çocuk okuduklarından sezgisiyle kavradıklarını kendisinin kılar ve sahiplenir, kendini şekillendirir. Fakat açık açık yazar ve ‘doğru budur’u dikte ederseniz, çocuk bunu emir olarak alır, savunsa da, kendisinin kılmakta zorlanacaktır, ezberi tekrar durumuna düşecektir.
Kalıp olarak aldığı şey kendisinin olmadığından, yarın başka bir kitaptan başka bir kalıbı alacaktır.

İyi yazarların da çocuklar için kitap yazması isteğinizi biraz açabilir miyiz?
İyi yazarlardan bazıları çocuk ve gençlik edebiyatında da ürünler vermiştir. Ülkemizde Nazım Hikmet’ten Mehmet Başaran’a, Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya, Kemal Özer’e, Adnan Özyalçıner’e, Sennur Sezer’e, Ataol Behramoğlu’na, Adnan Çılga, Tarık Dursun K’ya kadar birçok yazar.
Ben de “Eylül Deyişleri”yle çıkmıştım ilk, sonra kendi içimde görev olduğunu düşünerek çocuk ve gençlik edebiyatı alanında yazdım ve yoğunlaştım.

Her yazar çocuk kitapları da yazabilir mi diyorsunuz?
Her yazar yazamayabilir, bunun tek kıstası, çocuğun dünyasına girip giremediğiyle ölçülür. Eğer bunu başarırsa, güzel olur. Sanırım Adnan Özyalçıner anlatmıştı; Azerbaycan’a gittiklerinde kendilerine Yazarlar Birliği’nden, ‘Çocuk kitabı yazıyor musunuz?’ diye değil, ‘Kaç çocuk kitabınız var?’ diye sormuşlar. Batı’da da öyle. Örneğin Tolstoy’un çok güzel çocuk öyküleri vardır. Gorki’nin de öyle... Çocuğa edebiyat zevkini tattırmak için bence iyi kalemlerin yazması gerekiyor.

Kitaplar, dizi için özel mi yazıldı, önceden yayınlanmışlar mıydı?
Bazıları dizi nedeniyle yazıldı, bazıları önceden yayınlanmıştı, bazıları da, zaten yazarının kafasında tasarı olarak varken, talep edildiğinde yazıya döküldü.

Bu kitapların Türkiye’deki çocukların İngilizce öğrenmesi için de bir katkısı olacak mı?
Özel okulların pek çoğunda 4. sınıftan itibaren İngilizce dersi veriliyor. Kitaplara 6, 7, 8 yaş üzeri derken, bu aslında Türkçe metin için; yoksa İngilizce öğrenmek isteyen herkes bunlardan yararlanabilir.

Almanca-Türkçe kitabınızın basılması nasıl gündeme gelmişti?
İsviçre’de bir gençlik fonu var, onlar 1997’de Evrensel Basım Yayın’dan çıkan Ayşe’nin Günlüğü kitabımı Almanca’ya çevirip yayınlıyorlar. 1999’da ise, Almanya’da Emek Dayanışma Derneği, başka derneklerle de dayanışma içinde bu kitaptan okuma günleri düzenledi.
O günlerder Ferlag Anadolu’dan iki dilli basma önerisi gelince, bunu değerlendirdik, öylece basıldı; Frankfurt Kitap Fuarı’na yetişen kitap, çok ilgi gördü. Sonra başka kitaplarım da yayınlandı. Fray Akademi, bir adım daha atıp, yanına bir de Türkçe ve Almanca okuma yapan CD ekledi. CD’ye Türkçesini ben okudum. İki dilli yöntem, 70’lerde de denenmiş bir yöntem.

Kitabın sonunda, okuyucuya sorulan bazı sorular var. Bunun amacı nedir?
Soruların hiçbiri öykülerle ilgili değil; çocukların öyküden çıkış alan fakat hayatla bağını kurabilen yanıtlar düşünmesini teşvik etmek için hazırladık o soruları. Önceden olsa, “öyküde ne anlatıyor, o davranışı doğru buluyor musunuz” gibi sorular hazırlardık, ancak deneyimimiz; ucu açık, düşünmeye yönelten ve kendi sonuçlarını çıkartmasının yolunu açan bu tarzı yakalamamızı getirdi. Ayrıca öğretmenler için de bir broşür hazırladık; hangi öyküyü okuduğunda çocuğun ne alabileceğine yönelik bilgilendirme içeriyor. Kitaplarda çizimler de var; Gülay Batur ve Serap Yıldızkan’ın emeğinin de bu çalışmaya önemli katkı sağladığını belirtmeliyim.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Yabancı dilde eğitime karşıyım. Yabancı dilde eğitim, ancak sömürgelerin yapabileceği bir şeydir. Fakat yabancı dilleri öğrenmek gerekir. Okumayı sevdirmek ve eğitim düzeyini yükselmek açısından, ailenin katkısıyla birlikte, eğitimci arkadaşlara çok iş düştüğünü düşünüyorum.

Gülsüm Cengiz’in eserleri
Benzerlerine sıkça rastladığımız gibi, Cengiz de edebiyat yaşamına şiirle girdi. İlk şiiri Varlık Dergisi’nde yayınlandı. Bugüne kadar Eylül Deyişleri, Sevdamız Çiçeklenir Zulada, Mayısta Üzgün Gönlüm, Akdeniz’in Rengi Mavi adlı şiir kitapları ile ikisinden ödül aldığı Makas Kesmez İğne Dikmez Olmasa Ellerimiz; Hepimiz Çevreciyiz; Kırda Bir Yaz Sabahı ve Yaşamın İzindeki Kadınlar adlı dört oyun kitabı; iki antoloji ile öykü ve roman olarak yayınlanmış, sekiz ödüllü 81 çocuk kitabı var. 15 kitabı Almanca’ya çevrilerek yayınlandı, beş tanesi de yayınlanmak üzere. Çocuk roman ve öykülerinin yanı sıra, şiirleri de İngilizce, Almanca, Elence, İbranice, Romence, Azerice, Rusça ve Kürtçe’ye çevrilerek çeşitli dergi ve antolojilerde yayınlandı.

alıntı
__________________
Serhıldan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ıraklı cocuk... Ahmedo Şiirler 1 07-18-2008 05:41 PM
ÜÇ Çocuk İstiyorum Aşiti Komik Resimler 3 05-06-2008 12:00 AM
Aç Bir Çocuk zelal25 Aşk ve Sevgi 0 05-05-2008 09:50 PM
Çocuk Tiyatrosu ßotan Tiyatro 0 05-02-2008 03:53 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:02 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved