DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Kitap Tanıtım Ve Eleştiri
Anasayfa Kayıt ol

Kitap Tanıtım Ve Eleştiri Kitap Tanıtım Ve Eleştirileri bu alanda verilecektir. Kitap Özetleri veya E-Kitaplar vermek yasaktır!



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-06-2008, 03:46 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 180
Üye No: 18
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi
Serhıldan is on a distinguished road


Standart Okumadıysanız vay halinize...

Okumadıysanız vay halinize...

Edebiyat Cortázar'a çok şey borçlu. 20. yüzyıl edebiyatını yerinden oynatanlardan biriydi Cortázar. Roman ve öykü Cortázar'ın kaleminde yepyeni bir dil ve anlatı düzeyine ulaştı


Pablo Neruda'ya göre Cortázar okumamış insanın özrü, özürden öte acınası bir durum. Diyor ki Neruda: "Cortázar okumamış insan bir kader kurbanıdır. Eserlerini okumamak korkunç sonuçları olan, sinsi ve ölümcül bir hastalıktır. Hiç şeftali yememiş bir insanın durumu gibi. Kişi yavaş yavaş mutsuzlaşır... ve belki azar azar saçları dökülür."
Haksız değil Neruda; edebiyat Cortázar'a çok şey borçlu. 20. yüzyıl edebiyatını yerinden oynatanlardan biriydi Cortázar. Roman ve öykü Cortázar'ın kaleminde yepyeni bir dil ve anlatı düzeyine ulaştı. Dili düşüncesi, düşüncesi de dili olmuş yazarlardandır. Klasik anlatı kalıplarına acımasızca karşı çıktı, deneysel anlatılar yazdı ve onun deneyimleri yepyeni bir edebiyat yarattı. Franco Moretti'nin deyişiyle 'ihtimal kategorisini doğallaştıran' bu 'harikûlade gerçekçi' yazar, Borges, Fuentes, Asturias, Marquez gibi Latin Amerika'nın büyük adlarıyla birlikte anıldı.
Cortázar'ın bu kitabının ilginç bir özelliği de var. Andres Fava, yazarlığının daha başındayken yarattığı bir tür alterego. Cortázar'ın ikinci bir kişiliği; düşüncelerini onun aracılığıyla söylediği, duygularını ona yansıtarak dile getirdiği bir roman kahramanı. Diyor zaten: "yazar olmak, başkasının yerine geçmek, başkası olmaktır." Andres Fava ya da Madam Bovary olsanız da kendinizsinizdir aslında. Dolayısıyla biz bu kahraman aracılığıyla bir Cortázar günlüğü okumaktayız. Fragman düzeninde yazılmış Cortázar poetikası metni bu. Edebi uyanışı, deneyci bir yolda yürüme kararlılığı, yazarlar ve şairler hakkında düşünceleri, konulara ve temalara bakışı var metinde. Onun gençlik yıllarındaki ruhsal ve düşünsel çırpınışını da, üslubundaki olağanüstü kıvılcımların kaynağı olan derdinin ateşini de, reçinesi bol çırasını da bulabiliyoruz metninde.

Fantastik bir gezinti
Cortázar'ın edebiyatı için hiçbir edebi tür olağan bir kabul içinde olmadı hiç. Gerçeğin görüngüleriydi kuşkusuz anlatının nesnesi; ama o görüngüyü hangi bakışla görmekteydik biz ya da görünen miydi gerçek? Bunlara yanıt için önce gözü olmalıydı bir yazarın. "Gözler uzamın geleceğini görür, nasıl ki yaşam zamandan hep bir adım önceyse" diyordu bir yerde. Ele aldığı şeyi alışık bulunduğu düzlemden aldı ve kendine özgü fantastik bir gezintiyle hayatı gezdirdikten sonra o şeyi getirip yerine koydu. Ama ele aldığı şey bir daha eskisi gibi olmadı; o artık her neyse, Cortázar'ın ele aldığı, bakışını yansıttığı şey oldu. Bir 'bakış'ın yazarıydı Cortázar, ne yazmışsa o bakışta billurlaşmış dil okundu. O bakışta, cinayeti görmüş olmanın ürkütücü travmasını görmek de vardır, olağan şeylerin ardındaki tekinsizliği, tuhaflığı görmek de; her ne anlatıyorsa o gerçekle baş edebilmenin akla gelmeyen açılımları, insani çırpınışın dile gelmedik belirmeleri vardır dilinde. Bu dil hem tedirgin eden hem de sizi alışkanlık konforlarınızdan, ruhsal çivilerinizden kurtarıp bir esenliğe kaçıran sihirli dildir. Sonsuz bir kaçış ve sıkı biçimde gerçeğe dönüş arasında salınır durur konuları. Bu büyük dalgadaki salınmaya, içimizdeki zihinsel ateş ve ahlaksal çatışma kaptanlık eder, hazdan acıya her yönüyle. Andres Fava'nın Güncesi için de aynı anlayışla başlamıştı yazmaya: "Bir günce tutabilmek için onu hak etmek gerek. Gide ya da T. H. Lawrence gibi. Günce kaynayan şurubun üstüne bağlanan incecik dantel. Köpürmek, evet ama boş sahanların üstünü tutmaz köpük. İyi yaşadıysam, iyi öldüysem, dolanıp durduğum yer sağlam zemin olabildiyse, bayılarak yediğim kendi kendine acıma jölesi olmadıysa, köpük de tutar; söylenmeden kalan şeyler sözcüklere dökülebilir, köpük artıkları, kavgadan artakalanlar."
Bu çok katmanlı kitabı yazarlık üzerine öğütler gibi de okumalı. "Gerçekten de acı çekeceksen bu, yazdıklarından değil, yazma biçiminden olsun" sözüne benzer zehir gibi hikmetli sözlerinden ders çıkarmalı. Joyce'un (Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi) ya da Rainer Maria Rilke'nin Malte Laurids Brigge'nin Notları gibi başucu kitabı olacak nitelikte bir yapıt.

ANDRÉS FAVA'NIN GÜNCESİ
Julio Cortázar, Çeviren: Ayşe Nihal Akbulut, Notos, 2007, 105 sayfa, 9 YTL.

alıntı
__________________
Serhıldan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:50 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved