DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Kültür Sanat Bölümü
Anasayfa Kayıt ol

Kültür Sanat Bölümü Kültür ve Sanatla alakalı paylaşımlar olan; genel kültür, sinema, mitoloji, resim vb. gibi burada yer almaktadır.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-15-2008, 04:21 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: TaяîYé WéLaT...
Mesajlar: 1.472
Üye No: 51
Tecrübe Puanı: 1018
Rep Puanı : 101561
Rep Derecesi
*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute


Thumbs up Kültür devriminin amansız mücadelesi 4....

'Kim gider Botan'da Dicle Nehri'nin kenarında Mem û Zîn'in sevdasını diriltirse o benim yoldaşımdır.' Bu söz [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'deki kültür merkezine hayat verdi.

Mem û Zîn'in sevdası canlandı

Uzun yıllar cezaevinde kalmanın olumsuzluklarının yanısıra avantajları da oluyor. Elbette bu, tutsağın bulunduğu koşullardan kendisine ve hayata nasıl baktığıyla doğrudan ilgili bir durum. Ferciye Benek, özgürlüğünü çalan sisteme inat gri bir kent olan cezaevini bir devrimci olarak kendince bilim yuvasına dönüştürdü. Dün tutsak düşmüş ve yarın yeniden 'özgür' olacakmış gibi 10 yıl cezaevinde yaşadı. Ve çıkınca yapacaklarını tasarladı. Cezaevindeyken Kürt Halk Öndüre Sayın [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'ın söylediği bir söz Fecriye'yi çok derinden etkiledi. O söz şuydu: 'Kim gider Botan'da Dicle Nehri'nin kenarında Mem û Zîn'in sevdasını diriltirse o benim yoldaşımdır.'

Bu söz yeni bir serüvenin kıvılcımının ateşlenmesine neden oldu. Ve Fecriye, vakti gelip cezaevinden çıktığında bu sözün önüne koyduğu serüveninin ardına düştü. Daha cezaevindeyken karar vermişti; çıkınca Mem û Zîn'in sevdasını diriltmek için [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'ye gidecek ve orada bir kültür merkezi açacaktı. Öyle de yaptı. Parası pulu yoktu, ama yoldaşlık inancı vardı. Ablasından yol parası alıp, önce [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'a gitti. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'daki arkadaşları önce [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'de bir kültür merkezi açma fikrine pek olumlu bakmadılar. Tartıştı, kararlıydı ve ısrar etti. Çünkü yoldaşlık inancı bunu gerektiriyordu. Gerçi [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'de ne bir tanıdığı vardı, ne de kendisi [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'yi, Botan'ı biliyordu. Pandora'nın kutusuydu Botan. Hem her şey vardı, hem hiçbir şey yoktu. Botan bir kültür vahasıydı, ama her şey saklı yatağında akan bir ırmak gibi görünmüyor, hissedilmiyor, kendince yaşanıyordu. Sistem her yönüyle ağını örmüştü [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'de. Sosyal, kültürel yaşam yok gibiydi. Kadın feodal zihniyetle zehirlenmiş ortamda soluksuzdu. Botan'da kadın olmak yeryüzünün en cefalı yaşamıydı. Hele toplum adına bir işe kadın olarak gönül koymak, daha da zordu. Çünkü Botan Mem û Zîn'in diyarıydı, ama Beko'nun, Beko'ların da mekanıydı. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'ye bir kültür merkezi açmak için giden Ferciye, Botan'ı şöyle tanımlıyor: 'Botan halkı kolay kolay dışardan gelmiş bir insanı kabullenmez ve hiç güvenmez. Ama bir miligram kendini inandırıp, güvenlerini kazanırsan, yapacakların uğruna göstermeyeceği fedakarlık yoktur.' [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'de bir kültür merkezi açmak için kendince de bir sihirli formül bulmuştu Ferciye: 'Tek kişilik başlangıç bin kişilik bir gerçeğe dönüşürdü.'

Her kapıyı çaldı Kararlıydı. Her gün bir ailenin evine gidiyor, amacımı anlatıyordu. Anlattıklarına kimi inanıyor, kimisi de inanmıyor, güvenmiyordu. Aklında bir kültür kooperatifi kurmak vardı, ama bunun için en az yedi kişi bulmak zorundaydı. Yasal zorunluluklardan dolayı kendisi kooperatifin kurucusu olamıyordu. İlk başlarda kime gittiyse kaygılanıyor, kabul etmiyordu. En sonunda aradığı yedi kişiyi buldu. Sözleşmeyi hazırladı. Ankara'ya götürüp yasal başvuruları yapacaktı, ama beş kuruş parası yoktu. Tesadüfen bir eve misafirliğe gitti. Gittiği evde mevlit okutuluyordu. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'nin ileri gelenleri, imamlar ve yaklaşık elli kişi vardı evde. Ama aralarında tek bir kadın yoktu. Eve girip, evin gelininden örtü ve etek istedi. Mevlit okunan odaya girip, erkeklerin arasında tek başına oturup, mevlidin bitmesini bekledi. Mevlit bitince dili döndüğünce amacımı anlattı. Konuştu, konuştu, konuştu. Onca erkeğin arasında tek kadın olmanın da verdiği 'üstünlükle' hepsinden onay aldı. Ne gerekiyorsa yapmaya hazırdı herkes. Ama bu kez bir başka sorun çıktı karşısına. Kültür merkezini açacakları bir yer bulmalıydı. Her gün bir yer buluyor, anlaşma yapıyor, ertesi gün yer sahibi vazgeçiyordu. Kültür merkezini 'tehlikeli' buluyorlardı.

Kadın ve çocuklara yöneldi Ferciye o günleri şöyle anlatıyor: 'Sonradan öğreniyorum ki tehdide maruz kalmışlar. Nihayet şu an hala kültür merkezinin çalışmalarını yürüttüğümüz mekanı kiraladık. Sözkonusu mekan 1987 ile 90'lar arası JİTEM'in aktiv yuvasıymış. Sonrasında Nurcular kullanmış, ardından uzun bir süre boş kalmış. Bahçesi ve bina talan olmuştu. İki ay halkla birlikte binayı yeniden inşa ettik. Oturacak bir sandalyemiz bile yoktu. Kurumun ilk malzemesi altı adet küçük sehpa oldu.' Ve sonunda 11 Eylül 2004 tarihinde Mem û Zîn Kültür Merkezi'ni açmayı başardılar. Ama bu büyük sevda serüveninde çok zorlandığı anları da oldu Fecriye'nin. Bölge'nin katı feodal anlayışından dolayı sokaklarda ağladı, 'dünyayı sen mi kurtaracaksın' dediği günler de oldu. Sonuçta başarılmıştı. Artık o, Mem û Zîn Kültür Merkezi'nin çöpçüsü, çaycısı, başkanı, avukatı ve muhasebecisiydi. İlk düzenledikleri kültür etkinliğine beş yüz erkek gelmişti. Bir tek kadın yoktu aralarında. Sonra 'Biz Kürtler gördüklerimize inanırız' dedi ve kadınlara özel, çocuklara özel kültürel programlar yaptılar. Bugün ise artık Mem û Zîn Kültür Merkezi'nin düzenlediği her kültür etkinliğine çarşaflı kadınlardan, rengarenk giyinmiş çocuklara kadar [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ] halkının her kesimi katılıyor.

Saklı değerler açığa çıkarıldı

Mem û Zîn Kültür Merkezi, 11 Eylül 2004 yılında resmen açıldı. Amacı Kürt kültürünü, sanatını korumak, geliştirmek ve gelecek jenerasyonlara aktarmaktı. Botan ve özellikle [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ] Kürt kültürünün zengin yerlerinden biriydi. Zengin kültürel birikimler, güçlü dil bilinci ve direngen mirasın kültürel ve sanatsal olarak değerlendirilmesi kültür merkezinin temel hedefi oldu. Uygarlığın doğuşuna beşiklik etmiş Botan'ın kültürel, folklorik ve sanatsal öğelerini Bölge insanıyla buluşturdular. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'de yurtsever özellikleri diri olmakla birlikte, sosyal yaşamda kapalılık hakimdi ve özellikle kadının toplumsal yaşamda olmadığı bir sosyo-kültürel yapı sözkonusuydu. Kültür merkezinin açılışına bir kadının öncülük etmesi, daha ilk adımda sosyal yapıda yankısını buldu. Kültür merkezinin açılışı ve faaliyetlerine başlamasıyla birlikte sosyal yapıda varolan değişim potansiyeli yavaş da olsa açığa çıktı. Her ne kadar ilk başlarda büyük sıkıntılar yaşansa da özellikle kadınların ilgisi dikkat çekiciydi. Diğer yandan saklı kalan kültürlerinin açığa çıktığını, herkesle buluşmaya başladığını gören [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]liler, kendilerinde bulunan eserleri, stran, çirok ve destanları kültür merkeziyle paylaşmaya başladı. Özellikle dengbêjlik geleneği güçlü olan Botan'da dengbêjler kültür merkezine akın etmeye başladı. Kültür merkezine Mem û Zîn adını verilmesi ise hem Ehmedê Xanî'nin yazılı Kürt kültürünün ilk ürünlerinden biri olan destana, hem de Kürt aşkını canlı tutmak amacı taşıyordu. Kültür merkezinde bugün özellikle Kürt müziği üzerinde çalışmalar önemli bir yer tutuyor. Bunun nedeni Botan bölgesinin Kürt müziği için önemli bir birikime sahip olması. Kültür merkezi bugüne kadar yüze yakın yok olmakla yüz yüze kalmış eseri açığa çıkardı. Yine dengbêjlik geleneğinin yeni jenerasyonca benimsenip yaşatılması amacıyla dengbêjliği süreklileştirecek bir yapılanmaya gidildi. Bugün kültür merkezinde elliye yakın çocuğa modern müzik eğitimi veriliyor. Evin Botan gibi, Koma Yekta, Koma Meyaser adında kadın müzik grupları var artık. Nergizên Botan çocuk korosu da çalışmalarını sürdürüyor. Kültür merkezi bünyesinde ayrıca araştırma komisyonları bulunuyor. Bu komisyonla, çirok, destan, stran ve Kürt ata sözlerini derliyor. Ayrıca Botan bölgesine ait halk oyunları üzerine çalışmalar da yapılıyor. Kültür merkezi başka kentlerden gelen tiyatro oyunlarına halkın ilgisini keşfederek, tiyatro çalışmaları da yapmaya hazırlanıyor. Kültür merkezi çalışanlarının bugün tek amaçları ise doğru bir sanat ve kültür anlayışı temelinde kurumsallaşarak, süreklilik arz edecek şekilde Kürt kültürü ve sanatına hizmet etmek.

Bayram Balcı
__________________

Konu *rojda* tarafından (07-15-2008 Saat 05:04 PM ) değiştirilmiştir..
*rojda* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kültür devriminin amansız mücadelesi 3... *rojda* Kültür Sanat Bölümü 0 07-15-2008 04:20 PM
Kültür devriminin amansız mücadelesi 2... *rojda* Kültür Sanat Bölümü 0 07-15-2008 04:18 PM
Kültür Devriminin Amansız Mücadelesi... *rojda* Kültür Sanat Bölümü 0 07-12-2008 01:32 PM
kibritin yaşam mücadelesi... Papadilma Komik Resimler 3 06-14-2008 06:52 PM
Kültür Kuramları cıwann Felsefi Konular 0 05-06-2008 05:22 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:14 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved