![]() |
|
||||||||
| Kültür Sanat Bölümü Kültür ve Sanatla alakalı paylaşımlar olan; genel kültür, sinema, mitoloji, resim vb. gibi burada yer almaktadır. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
Xanî'nin yolunda
Hakkari'nin 'Xan' köyünde 1651'de dünyaya geldi. Yaşadığı çağın toplumsal ve siyasal gerçekliğini çok iyi bir biçimde analiz ederek, çatışma ve çarpıklıkları eserlerinde gözler önüne serdi. Özgürlükçü, eşitlikçi ve hümanistti. Yaşadığı döneme göre çok ilerici bir tutum alarak, insan zorbalığına, sınıflı toplum yapısına ve feodalizme meydan okudu. Yine yaşadığı dönemin moda dillerini (Arapça, Farsça, Osmanlıca'yı) tercih eden düşünürlerin, edebiyatçıların aksine o, tüm eserlerini arı duru bir Kürtçe ile yazdı. Kürt insanının hak ve özgürlüklerine önem verdi. Aşk ve özgürlük onun için paha biçilmez değerlerdi. Bu iki kavramı şiirlerinde çok unutulmaz dizelerle ölümsüzleştirdi. Ehmedê Xanî, ne sadece bir Kürt aydını ve yurtseveriydi, ne de sadece bir şair, düşünür, siyasetçi ve filozoftu. Xanî bir yanıyla Kürtlerin Yunus Emre'siydi. Bilge ve deryaydı; onun felsefi izinden yürürken dünyanın ve evrenin sırlarına ulaşmak mümkündür. Yunus Emre gibi Xanî de insanı esas alıyordu. Xanî'nin de Yunus gibi kıblesi ve kabesi insandır. 1707'de Doğubeyazıt'ta öldüğünde arkasında onlarca eser bıraktı. Bugün türbesinin ve mezarının bulunduğu Doğubeyazıt'ta onun torunları, bir simyacı titizliğiyle onun eserlerini anlamaya çalışırken, bir yandan da onun açtığı yoldan yürümeye çaba gösteriyorlar. Kürtçe kursları açıldı Önce birkaç arkadaş Doğubeyazıt'ın Xanî Babası Ehmedê Xanî'nin gömüde kalmış eserlerini gün ışığına çıkarmak için biraraya geldi. Amaçları Xanî'nin felsefesi etrafında birleşip, Kürt, kültür ve sanatına duyarlılığı geliştirmek ve Xanî'nin eserleri üzerine inceleme ve araştırma yapmaktı. Ehmedê Xanî'nin özlemi olan toplumsal birliği sağlamak ve çocukları, gençleri Kürt kültürü ve sanatı konusunda bilgilendirmek istiyorlardı. Sonunda başlattıkları bu çalışmaları bir dernek çatısı altında sürdürmenin daha doğru olacağına karar verdiler. Ve 2005 yılının Nisan ayında Ehmedê Xanî Derneği'ni kurdular. Ehmedê Xanî Derneği'nde ilk olarak Xanî felsefesinin iyi anlaşılması için eğitim çalışmalarına ağırlık verildi. Dar ve geniş eğitim çalışmalarından sonra paneller düzenlendiler. Yine Xanî felsefesinden yola çıkarak, Kürtçe kullanmayı yaygınlaştırmak için Kürtçe eğitim kursları açtılar. Her yıl toplumsal dayanışma ve birlik adı altında Xanî'yi anma mevlitleri düzenlenmeye başlandı. Doğubeyazıt'ta gelenekselleşmiş festivallerde dernek çalışmalarında yer alanlar özellikle Kürt kültürünün tanıtımı, yaygınlaşması ve Xanî'nin tanıtılması temelinde çalışmalar düzenlediler. 2007 yılında ise [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'li Doğubeyazıt Belediyesi tarafından düzenlenen festivalin adı Ehmedê Xanî Kültür Sanat Festivali olarak değiştirildi. Araştırmalar kitaplaştırıldı Ehmedê Xanî Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Saltaş, çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri veriyor: 'Dernek bünyesinde Xanî ile ilgili kitap çalışmaları yapıldı. Ehmedê Xanî Festivali-Orhan Doğan anısına, 'Bazid [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ] Buluşması' adıyla Nihat Gültekin tarafından hazırlanan kitap Belge Yayınevi tarafından yayınlandı. Ayrıca Bölge'de dilden dile anlatılan masalların (çirok) kitap haline getirilmesi çalışmaları ise sürüyor. Ayrıca dengbêj kültürüyle hayli zengin olan bölgemizde her ay iki kez dengbêjler divanını düzenliyoruz. Gençlerin özellikle kadınlardan oluşan folklor ekibi ise çalışmalarını sürdürüyor. Dernek bünyesinde ayrıca müzik çalışmalarına da birçok genç arkadaşımız katılıyor. Dernek çalışmalarımızı Ehmedê Xanî'nin daha iyi anlaşılması, tanıtılması, kültürümüzün, dilimizin daha etkin bir hal kazanması için elimizden geldiğince çalışmalara derinlik, çarpıcılık kazandırmak istiyoruz.' Tüm bunların yanısıra Ehmedê Xanî Kültür ve Dayanışma Derneği'nin sorunları dağ gibi. Derneğin en önemli sorunu maddi imkansızlıklar. Buna karşın derneğin çalışmaları hem Doğubeyazıt'ta hem de çevre ilçelerde ilgi ile takip ediliyor. İlçede Xanî Baba'ya olan ilgi üst düzeyde olduğu için derneğin çalışmaları özellikle gençlik üzerinde önemli bir etki yaratıyor. Ama hiç susmadılar Onlar beş arkadaştı. Bir davaya gönül vermişlerdi. Yüz bine yakın nüfusu bulunan ilçenin bir kültür-sanat merkezinin olmaması onları harekete geçirdi. 2005 yılında Bismil'e bir kültür merkezi kazandırmak için demokratik toplum kuruluşları, yurtsever, aydın, sanata duyarlı olan kişilerin kapısını çaldılar. Ve 10 Eylül 2005 tarihinde Neolitik Kültür Sanat Derneği'nin açılışını binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirdiler. İlk önceleri kimi tereddütler yaşadılar. Çünkü tecrübeliydiler. Daha önce de böyle bir çalışmayı başlatmak istemiş, fakat sonuç alamamıştılar. Yaşadıkları bir başka kaygı ise kültürel ve sanatsal olarak derneği nasıl aktif hale getirecekleriydi. İşlevsiz bir dernek olmak istemiyorlardı.'Çünkü' diyor derneğin yöneticilerinden Şirin Kılınç, 'Sanat çalışması başka çalışmalara benzemiyor. Sanat, toplumun can damarıdır. Sabır, çaba, emek, uzmanlık isteyen bir alandır. Bu süre içerisinde yaşadığımız amatörlükler ciddi sıkıntılara neden oldu. Sıkıntılarla birlikte bir çalışma sistemi de oturdu. Belli bir gelişme de yaşandı.' Ancak sanat ve kültür alanında ilçede yapılan tüm çalışmalardan rahatsızlık duyan statükocu bir zihniyet de vardı ve 2006 yılının Aralık ayında Neolitik Kültür Sanat Derneği mahkeme kararıyla kapatıldı. Ama onlar yılmadılar. 2007 yılının Şubat ayında Bismil Kültür Sanat Derneği'ni açtılar. Şimdilerde ise Bismil Kültür Sanat Derneği'nde müzik, koro, gitar, bağlama, tiyatro, halk oyunları, resim, dengbêjler divanı gibi çalışmalar yapıyor. Koma Aşiti ve Koma Nuda Delila adında iki müzik grupları var. Kültürel çalışmalar için oluşturulan gruplar ise ağırlıklı olarak çocuklardan oluşuyor. 70'e yakın kursiyer eğitim alıyor. Her ay aylık program çıkarılarak, ağırlıklı olarak konser, tiyatro, panel, şiir dinletileri, sinevizyon ve film gösterimleri, dengbêjler divanı etkinlikleri yapılıyor. Mahallelerde etkinlikler düzenleniyor. Her yılın eylül ayında ilçe belediyesiyle birlikte festival biçiminde etkinlikler yapılıyor. Halk artık seçici davranıyor Şirin Kılınç, kültür derneğinin öncelikli hedeflerini ise şöyle sıralıyor: 'Müzik ve tiyatro gruplarımızın profesyonelleşmesini sağlamaya dönük çabalarımız var. Bu anlamda eğitimlerimizi güçlendirmek ve zenginleştirmek istiyoruz. Yine uzun vadede Bismil'de bir sinema salonu açmayı hedefliyoruz. Ayrıca Bismil'de bulunan tüm lise ve dershanelerle ortak çalışmalar yapıp, öğrenci ve öğretmenleri sanatsal çalışmalara katmayı hedefliyoruz.' Derneğin müzik grupları mahallelerde konserler veriyor. Gezilerde dinletiler düzenliyorlar. Bu etkinliklerde yaşadıkları coşku ise onları daha da perçinliyor. Şirin Kılınç konuda şunları söylüyor: 'Biz, sanatımızı tam bir donanımla gezintiye çıkarmayı hedefledik. Sanat gezgindir zaten. Köylere, diğer ilçelere de gidip, sanatımızı yansıtmaya devam edeceğiz. Sanatımızı bir dernek binasına hapsetmedik. Duyurularımızı sadece her yere astığımız afişlerle değil, bizzat kendimiz ev ev, kapı kapı dolaşarak yaptık. Bu sistemimiz, çoğu kez dernek binasına çok uzak bir mahalleden kadınların, kızlarımızın gelip, 'Bu ay bir programınız var mı?' diye sormalarıyla sonuç verdi. Bu bizi mutlu ediyor.' Bismil aynı zamanda bir tarım bölgesi ve oldukça göç alan bir ilçe. İnsanların çoğu yoksul ve genellikle geçimlerini tarımda çalışarak sağlıyorlar. Bu tarım işçilerinin içinde ise yüzlerce okur-yazar olmayan genç kız var. Kılınç, tarım işçisi gençlerin derneğin düzenlediği etkinliklere katıldıklarını ifade ederek, 'Ama ne yazık ki bu arkadaşlar çalışmalarımızda yer alamıyorlar' diyor. Derneğin bir de kütüphanesi var. Gençler gelip hem kitap okuyorlar, hem de satranç, tenis gibi aktivitelerden yararlanıyorlar. Derneğin özellikle düzenlediği tiyatro etkinlikleri izleyicide belli bir seçicilik de yaratmış bulunuyor. Öyle her oyunu beğenmiyorlar. Bismil'in bilinçli bir kültür-sanat izleyicisi yavaş yavaş da olsa oluşuyor. İzledikleri oyunları tartışıyorlar, değerlendiriyorlar. Şirin Kılınç, halkta dernek çalışmalarına karşı bir beklenti oluştuğunu ifade ederek, 'Kültür merkezimiz bulunduğumuz yer açısından hayati derecede önemlidir. Şöyle ki faaliyetlerimize özellikle yoğun ilgi gösteren iki kesim açısından bunu değerlendirebiliriz. Toplumumuzun geleceği çocuklar, gençler ve kadınlarımızın yoğun ilgi ve katılımı bizi hem mutlu ediyor, hem de bu beklentileri karşılamak için yeni arayışlara itiyor.' Bayram Balcı
__________________ |
||||||||||
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kültür devriminin amansız mücadelesi 4.... | *rojda* | Kültür Sanat Bölümü | 0 | 07-15-2008 04:21 PM |
| Kültür devriminin amansız mücadelesi 3... | *rojda* | Kültür Sanat Bölümü | 0 | 07-15-2008 04:20 PM |
| Kültür devriminin amansız mücadelesi 2... | *rojda* | Kültür Sanat Bölümü | 0 | 07-15-2008 04:18 PM |
| Kültür Devriminin Amansız Mücadelesi... | *rojda* | Kültür Sanat Bölümü | 0 | 07-12-2008 01:32 PM |
| kibritin yaşam mücadelesi... | Papadilma | Komik Resimler | 3 | 06-14-2008 06:52 PM |