![]() |
|
||||||||
| Kültür Sanat Bölümü Kültür ve Sanatla alakalı paylaşımlar olan; genel kültür, sinema, mitoloji, resim vb. gibi burada yer almaktadır. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
Yetmiş iki milletin gelip geçtiği Urfa'da, 11 bin yıl öncesine ait kültürün izlerine rastlamak mümkündür. Urfa Kültür Sanat Merkezi bu kadim kentin tarihinin ve kültürünün izlerini sürüyor.
Kadim kentin kültür merkezi Urfa, 11 bin yıllık tarihe sahip bir kenttir. Bunun bilinen en eski kanıtı Örencik köyü yakınlarında bulunan Göbekli Tepe'de M.Ö. 9 binli yıllara, Cilalı Taş Devri'ne ait dünyanın ilk tapınağının bulunmasıdır. Bütün kadim dinlerin yurdudur Urfa. Bu yüzden peygamberler şehri olarak da bilinir. M.Ö. 2. yüzyıldan başlayarak, çivi yazılı kaynaklarda Urfa'nın yaklaşık 4 bin 500 yıllık yazılı bir tarihi özetlenmiştir. Bulunan en eski çivi yazılı belgelere göre Urfa M.Ö. 2 bin 500 yıllarına ait Ebla Krallığı'nın merkeziydi. Mezopotamya'nın en eski halkı ve Kürtlerin atası olarak bilinen Hurriler, M.Ö. 2 binli yıllarda Urfa'yı egemenlikleri altına aldılar. Hurri, Babilce'de 'Mağara' anlamına gelir. Birçok mağaranın bulunduğu Hurri kentinin bugünkü Urfa'nın yerinde olduğu tahmin ediliyor. Hz. İbrahim'in Nemrut tarafından Urfa Kalesi'ne kurulan mancınıklarla ateşe atıldığı dağın etrafında günümüzde bile insanların yaşadığı mağaralar bulunmaktadır. Kürtlerin atası Hurriler Urfa'nın etrafındaki bu mağaralarda yaşayan Kürtlerin ataları olarak bilinen Hurriler, gittikçe güçlenerek, ırkdaşları olan Subaru aşiretlerini de h‰kimiyetleri altına alarak, batıda Akdeniz'e, doğuda [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ] bölgesine, güneyde ise Ken'an iline kadar yayılmışlardı. Yaklaşık M.Ö. bin 500- bin 450 yıllarında Hurriler, biri Hurri diğeri Mitanni adında iki konfederasyona ayrıldılar. Mitanniler Nusaybin, Viranşehir ve [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ]'a kadar olan bölgede kendi egemenliklerini geliştirdiler. Mitanniler tarafından yazılmış bir tablete henüz rastlamadıysa da, Güney Kürdistan'ın [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. ] kentinde yapılan kazılarda Mitannilerin güç ve hırslarını anlatan belgeler bulunmuştur. Mitanni Krallığı, bugünkü Ceylanpınar civarında bulunduğu sanılan Vaşşuganni (Viranşehir veya Nusaybin) kentini başkent yapmıştır. Mitanni Krallığı daha sonra Hurri Krallığı'na karşı güçlenerek gelişir ve M.Ö. 14. yüzyıl sonlarında tamamıyla onun yerine geçer. Bu arada Kargamış, Harran, Urfa, Halep ve Hatay gibi kentler Mitanni h‰kimiyetine girerler. Urfa'nın arkeolojik kazılarda elde edilen en eski tarihi ve kültürel konumu kısaca böyle. Ama Urfa aynı zamanda bir peygamber şehridir. Yetmiş iki milletin gelip geçtiği bu topraklarda, hala 11 bin yıl öncesine ait tarihin ve kültürün izlerine rastlamak mümkündür. Tarihi yontma taş devrine kadar uzanan bir kadim kenttir Urfa. İstismara karşı örgütlülük M.Ö. 11. yüzyıllardan günümüze kadar Mezopotamya'nın bütün gelmiş geçmiş kültürlerinin izlerini taşıyan Urfa, aynı zamanda zalim kral Nemrut'a karşı da bir direniş ve isyan kültürünün geliştiği bir kenttir. Köleliğe ve esarete karşı özgürlük direnişinin bir kültür olarak günümüze kadar ulaştığı Urfa'da bugün Kürt kültürünü ve sanatını geliştirmek için hummalı bir çalışma yürütülüyor. Bu söyleşiyi yaptığımız sırada Urfa'nın neredeyse tek kültür sanat kurumu olan Urfa Kültür ve Sanat Merkezi, çalışmalarını sürdürdüğü binada yeni düzenlemeler yapıyordu. Urfa Kültür ve Sanat Merkezi Müdürü Fadıl Sarısu, kültür merkezinin 2003 yılında açıldığını belirtiyor. Birkaç arkadaş peygamberler şehri kadim kent Urfa'nın kültürel ve sanatsal potansiyelini açığa çıkarmak için neler yapılması gerektiği konusunda yoğun toplantılar yaparlar. Bunun sonunda Urfa'daki yurtsever halkın da büyük desteğiyle Urfa'da kültürel ve sanatsal çalışmalara yönelik bir kurum oluşturulmasına karar verirler. Urfa'da bir kültür-sanat merkezi açma kararının en önemli nedeni ise, yıllardan beri Urfa halkının dini duygularını istismar eden RP, AKP gibi devlet partilerinin adeta kentin kültürel özellerini yok etmek için sürdürdükleri 'sinsi' asimilasyon çalışmalarının önüne geçmek ve insanların kendi kültürlerini, tarihlerini, dillerini unutmamalarını sağlamak. Urfa'da bağnaz, geri kalmış feodal kişiliklerin, insanların çaresizliklerinden ve yoksullarından kan emici yarasalar gibi beslenen ağalık sisteminin kendisini destekleyen devletin imk‰nlarından yararlanarak, dayattığı yoz kültürü de alaşağı etmek ve Urfa'da demokratik özgür bir kültür-sanat ortamını geliştirmek en büyük hedef haline gelir. Çocukların ilgisi daha çok Ancak, yılların getirdiği asimilasyonla birlikte dayatılan baskılar nedeniyle Urfa'da demokratik ve özgür bir kültür merkezi açmanın pek de öyle kolay olmadığı kısa zamanda açığa çıkar. Çok zor ve ağır koşullarda yine de inatçı ve kararlı bir duruş sayesinde 2003 yılında Urfa Kültür Merkezi açılır. O günleri Fadıl Sarısu, şöyle anlatıyor: 'Kararımızı hayata geçirirken sistem tarafından dayatmalara ve baskılarına maruz kaldık. İlk açılma dönemlerinde çok ağır şartlar, kadro eksikliği ve yetersizliği, halkın-toplumun isteklerine, ihtiyaçlarına cevap olamadığı için çok ağır sancılar yaşadık.' Bugün ise artık kültür merkezinde her türlü baskı ve dayatmaya karşın, müzik birimi, çocuk korosu ve arbane grubu çalışmalar yürütüyor. Kültür merkezi ayrıca, tiyato foklor kursları da düzenliyor. Şu an faaliyetleri olmasa da, resim-heykel atölyeleri açmayı ve Urfa bölgesinin tarihi ve kültürel dokusuyla ilgili araştırma-inceleme birimleri oluşturmayı da hedefliyor. Sarısu, kültür merkezinin hedeflerini ise şöyle sıralıyor: 'Hedeflerimiz; oluşan çocuk korusu, çocuk folkloru vb. diğer alanlardaki çalışmaların daimi ve halkın isteklerine, ihtiyaç duyulana ve unutulmaya yüz tutulmuş kareleri tekrar canlandırıp halka sunup ve kendi kültürüne sahiplenerek geleceğe taşımaktır.' Urfa halkını kendi kültür ve sanatıyla buluşturmayı amaçlayan kültür merkezi, bu çalışmalarını sadece kent merkeziyle sınırlı bırakmayıp, ilçelere ve köylere de yaymak amacında çalışmalar yürütüyor. Fadıl Sarısu, kültür merezinin çalışmaları hakkında şu bilgileri veriyor: 'Yaptıklarımız; kültür ve sanatı halkımızla buluşturmak, sokaklara taşımak, köy ve ilçelere götürüp paylaşmak, birlikte yaşamak ve kendi kültürümüze sahip çıkmak. Yapamadıklarımız da var elbette. Bilinçli bir şekille örgütlü bir duruşa ve eğitim olanaklarına sahip olamadık. Ancak şu anda yapmak istediklerimiz kültür merkezi çalışmalarına katılan arkadaşlarla, eğitimli, bilinçli ve örgütlü bir şekilde kollektif bir çalışma gücünü esas alarak, halkın değerlerine sahip çıkarak, üreterek, güzelleştirerek halkın kültürel ve sanatsal açlığına çözüm olabilmek için hem sanatçısı, hem de hizmetçisı olmak. Halkın ve ödenen bedellerin parçası olduğumuzu, duruşumuzla, emeğimizle ve ürettiklerimizle halkla birlikte yaşamak ve yürümek en büyük hedefimizdir.' Bayram Balcı
__________________ |
||||||||||
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kültür devriminin amansız mücadelesi 6 | *rojda* | Kültür Sanat Bölümü | 0 | 07-17-2008 07:35 PM |
| Kültür devriminin amansız mücadelesi 5.... | *rojda* | Kültür Sanat Bölümü | 0 | 07-15-2008 04:23 PM |
| Kültür devriminin amansız mücadelesi 4.... | *rojda* | Kültür Sanat Bölümü | 0 | 07-15-2008 04:21 PM |
| Kültür devriminin amansız mücadelesi 3... | *rojda* | Kültür Sanat Bölümü | 0 | 07-15-2008 04:20 PM |
| Kültür devriminin amansız mücadelesi 2... | *rojda* | Kültür Sanat Bölümü | 0 | 07-15-2008 04:18 PM |