DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Makaleler
Anasayfa Kayıt ol

Makaleler Makaleler burada paylaşımda.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-06-2008, 10:58 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: TaяîYé WéLaT...
Mesajlar: 1.472
Üye No: 51
Tecrübe Puanı: 1018
Rep Puanı : 101561
Rep Derecesi
*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute


Arrow Simurg, Zal ya da çağımızda Rüstem olabilmek...

Simurg bilge ağacının dallarında yaşar ve herşeyi bilir. Aynı zamanda tüm kuşlar aleminin hükümdarıdır.
Zora düşen kuşların imdadına yetiştiğine inanılır. Kuşlar zorda olmasına rağmen Simurg bir türlü imdatlarına yetişmiyor. Kuşlar toplanıp huzuruna çıkmak isterler. Yol uzun, yol zahmetli. Yedi dipsiz vadiyi geçmeleri gerekiyor.Altıncı vadi, “şaşkınlık”, yedinci vadi ise, “yokoluş” vadisidir. Bu arada kimisi düşer, kimisi de çeşitli bahanelerle geri döner.

Kaf dağına sadece otuz kuş ulaşır ve şunu öğrenirler; Simurg kendileri, yani Simurg; Kaf dağına ulaşan otuz kuş. Bilirim ki her insanın cevheri yüreğinde ve beyninde gizlidir. Edebiyatta hedefe ulaşabilmek zahmetlidir. Sayısız dorukları aşmak gerek. Ve bilirim ki yeterki insan istesin şu yeryüzünde başaramayacağı şey yoktur. Edebiyatta aranan şey ise hepimizin yüreğindeki cevherdir. Simurg ile ilgili anlatılan efsaneler bununla da bitmez. Simurg’un rivayetleri Kürt efsanesi olan Zal oğlu Rüstem’de de gelir yerini alır.

Sam, namı dört tarafta, yedi iklimde bilinen bir kahraman. Çevresinde herkes ona gıpta ile bakarken, düşmanları da onun bir açığını ararlar. Sam, mutlu gibi görünse de yüreğinde evlatsızlık acısıyla yanıp tutuşur. Çocukları olmayan Sam, savaşa gider. Gittikten sonra beyaz saçlı, beyaz kaşlı, beyaz kirpikli bir çocuğu olur. Saraydakiler bu ilginç çocuğu saklamak isterler Sam’dan. Daha sonra bu sırrı saklamanın doğru olmadığına karar veren saraylılar çocuğu Sam’a gösterirler. Çocuğun karşısında şaşkına uğrayan Sam, düşmanlarının kendisine güleceğini ve bu çocuğun uğursuzluğun belirtisi olduğunu öne sürerek Zal’ı götürüp Kaf dağına bırakır. Kaf dağında Zal ölümle pençeleşirken Simurg gelir. Simurg’un niyeti kötüdür. Çünkü, Zal’ı aç bekleyen yavrularına yem yapmak ister. Yavrular kıymazlar Zal’a. Simurg yavrularıyla birlikte Zal’ı da büyütür. Ona zorluklarla mücadele etmesini ve konuşmasını öğretir. Sam vicdan azabı çekmeye başlar.

Sam, Kaf dağına oğlunun akibetini öğrenmek için gider. Çocuğunu Simurg’un yanında diğer kardeşleriyle oynarken bulur. Simurg, Zal’ı sırtına alıp babasının yanına getirir, “Bu babandır” der. Zal’ın babasına karşı saygılı olmasını ister. Kucaklaşırlar baba ile oğul. Bu arada Simurg, Zal’a bir tüy verir. “Başın sıkıştığında bunu yak” der. Yakıldığı zamanda Zal’ın yanında hazır ve nazır olacaktır.

Sam, oğlunun gücünü sınamak için pehlivanlar getirir ve Zal’ın karşısında hiç kimse duramaz. Attığı ok ise hedefini şaşmaz. Babasının verdiği görevleri layıkıyla yerine getiren Zal, artık namı dört tarafı tutmuş bir kahramandır.

Zal babasının yönetimindeki Kral Mihrab’ın sarayına uğrar. Orada Mihrab’ın güzel kızı Rubade’yi duyar. Rubade de duymuştur Zal’ın yiğitliğini ve yakışıklılığını. Rubade ile Zal daha görüşmeden birbirlerine aşık olurlar. Velhasıl evlenirler. Zal savaştayken çocuğu olmak üzere olduğunu duyar ve eve döner. Lakin, dokuz ayı geçmesine rağmen çocuk bir türlü doğmaz. Rubade’nin çığlıkları yeri göğü inletir. Zal da bir tasın içinde Simurg’un verdiği tüyü yakar. Hemen Simurg içeri süzülüverir. Rubade’ye içmesi için bir şurup verir. Ve böylece Zal oğlu Rüstem doğar. Vücudu ölümlülere benzemez. Çünkü normal insanlardan daha büyüktür. O gündür bugündür Zal oğlu Rüstem hakkındaki hikayeler dilden dile dolaşıp durur. Güçlü kuvvetli olanlar ona benzetilir. Kısacası efsaneyi anlatanlar böyle diyor.

Yalnız hepimizin bildiği gibi devir değişti. Eskisi gibi fiziki anlamda güçlü kuvvetli olmak para etmiyor. Biz sanatta, edebiyatta, bilimde, teknikte güçlü olanları Zal oğlu Rüstem’e benzetsek daha yerinde bir değerlendirme yapmış oluruz.

Peşinen şunu belirtmek istiyorum, ben ne Mehmed Uzun’um ne Yaşar Kemal ne de başkasına yol vermek gibi bir iddiam ya da gücüm var. Ben haddimi bilirim. Okuyucuya sunulmuş her eser, belirli bir ölçü çerçevesinde herkes tarafından değerlendirilebilinir. Ben de edebiyat hakkında bazı yargılarda bulunurken, ben bu işin uzmanıyım demek istemiyorum. Yıllardır okuyup ve yazan birisi olarak edebiyat hakkında yorum ve izlenimlerimi sunmaya çalıştım.

Başarıya yani güzel olana, Kaf dağının ardında da olsa ulaşılır. Ben ise sadece şair ve yazarların o güzel eserleri hakkında yorumlarımı dile getirmeye çalıştım, hepsi bu.


Mehmet Söğüt

__________________
*rojda* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin *rojda* Kullanıcısına Teşekkür Edenler:
MaXJoHNRoYaN (05-08-2008)


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Simurg efsanesi... *rojda* Hikayeler ve Efsaneler 0 05-06-2008 10:48 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:07 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved