DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Makaleler
Anasayfa Kayıt ol

Makaleler Makaleler burada paylaşımda.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-07-2008, 11:45 AM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 57
Üye No: 83
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 24
Rep Derecesi
Sümeyye is on a distinguished road


Arrow Erdoğan’ın aklından zoru mu var?

KİRAZ BİÇİCİ

1 Mayıs’ta yaşanan AKP vahşetine bakıldığında Tayyip Erdoğan’ın aklını kaçırdığını düşünmek mümkün. Öyle ya, kendisine açılan kapatma davasıyla her an okka altına girme tehlikesi yaşayan bir partinin 1 Mayıs’ta böylesine yasakçı bir tutum alarak sendikaları, emek örgütlerini bu boyutta karşısına almasını anlamak oldukça zor gibi gözükmektedir. Hele meseleye ortalama bir liberal demokratın olağan akıl yürütme mantığıyla bakarsanız, Erdoğan’ın aklından zorunun olduğunu düşünebilir, hatta bir adım daha atarsanız “Acaba Yalçın Küçük haklı mı?” diye soracak kadar şaşkınlaşabilirsiniz.

Ancak Türkiye’de iktidarın ve siyasetin, özellikle de burjuva-oligarşik yapının mantığını az çok kavrarsanız ortada şaşılacak bir durum kalmaz. Bu anlamda da kendisi de bir tür hedef olan AKP’nin tutumu, bu durumda temsil misyonuna AKP’nin soyunduğu klasik Türkiye Cumhuriyeti Devleti mantalitesinin bir dışavurumu olmuştur. Bu mantığın temsiliyetine soyunan AKP’nin muradının da devlete, egemen sınıflara ve emperyalist güçlere Türkiye’de bu güçlerin çıkarlarını en iyi savunacak partinin kendisi olduğunu bir kez daha gösterebilmek olduğu görülüyor. Bu anlamda AKP bir tercihte bulunmuştur. Erdoğan yakın tarihin tüm kritik kavşaklarında olduğu gibi bu durumda da halkı değil, devleti ve sermayeyi tercih etmiştir. Halkın talepleriyle yerleşik nizam arasında bir çelişkinin ortaya çıktığı her durumda alınan bu tutumun, her ne kadar liberalleri hayal kırıklığına uğratsa da, bu partinin tarihsel-siyasal şekillenişi açısından şaşırtıcı olmadığını düşünüyorum. Hatta AKP’nin gayet tutarlı bir siyasal hat izlediğini söylemek daha doğru olacaktır. Erdoğan’ın Şemdinli sürecinde, Diyarbakır olaylarında aldığı tutumla, 1 Mayıs sürecinde aldığı tutum arasında bu anlamda bir devamlılık vardır.

AKP, kendisinin kapatılması istemiyle açılan kapatma davası karşısında da bu tutumunu pekiştirerek savunmaya çekilmiştir. “Bakın ben sizin için ne kadar önemliyim, benim yerime koyacak bir alternatifiniz yok” demek istemektedir. Ancak öyle gözüküyor ki, AKP’nin işleri bu sefer daha zordur. Her şeyden önce Şemdinli süreci sonrası gelişmelerin Kürt halkı açısından vardığı nokta, AKP’nin bölgede geleneksel İslamcı sosyal tabanına çekilmesiyle sonuçlanmıştır. Son açıklanan anketlerde DTP Diyarbakır’da yüzde 67’lerde gözükürken, AKP’nin yüzde 25’lere gerilemesi bir tesadüf değildir.

Diğer yandan AKP’nin 1 Mayıs’ta sergilediği saldırganlık, son dönemde yeniden yükselişe geçen işçi ve emekçi hareketiyle, Kürt hareketi arasında 1 Mayıs alanında sağlanarak ötesine taşacak bir birliktelikten duyulan derin korkudan beslenmiştir. Sendikaların talepleriyle ve en meşru hallerde Taksim’de yapılacak bir 1 Mayıs gösterisinin yüzbinlerin AKP ve düzen karşıtı eylemine dönüşeceğini bilen AKP, böylesi bir tablonun genel olarak halk hareketine katacağı ivmeden çekinmiştir. Sonuçta böyle bir ivmenin AKP karşıtlığı ötesinde sonuçlar yaratacağı açıktır. Dolayısıyla AKP aslında bu gelişmeyi önlemek istemiş ve bu yönüyle egemen sınıfların sadece yakın değil, orta ve uzun vadeli çıkarlarına uygun davranmıştır.

Ancak AKP’nin bu tutumu, geleneksel egemen güç odaklarıyla arasındaki iktidar çatışmasını bir tür demokrasi arayışı olarak yutturabilme olanağını, Türkiye’nin batısında da artık çok zayıflatmıştır. Görülmektedir ki, halk hareketiyle ve Kürt ezilenleriyle her karşı karşıya geliş AKP’nin cilasını biraz daha dökmektedir. Bu noktada tartışmaya açık bir tablo yoktur. Üstelik son 1 Mayıs’ta yaşananlar, özellikle Türk-İş içindeki ayrışmayı hızlandırarak, işçi hareketinin yeni döneminde nereden yükseleceğine dair önemli işaretler de vermiştir. Bu ayrışmanın daha hızlanacağı görülmektedir.

Bu sürecin olanakları ortadadır, sorun bu olanakları değerlendirecek siyasal iradenin ortaya çıkmasıdır. Yaşananlar bu anlamda emek ve halk güçlerinin birliği noktasında olanaklar kadar zorunluluklar ve görevler de belirginleşmiştir.

Emekçilerin konfederasyonlar ötesine geçen bir zemine sahip olan yeni bir birleşme sürecinin, Türk ve Kürt halkı arasında yeni bir stratejik kardeşleşme süreciyle paralel ve birbirini güçlendirecek bir rotada devam etmesi hem mümkündür, hem de zorunludur.

Bu zorunluluğun bugünkü karşılığının halk güçlerinin bir tür ortak platformunu oluşturmak ve Çatı Partisi’nin kuruluşuyla sonuçlanacak olan bir hamleler sürecine girişmek olduğu görülüyor. Çatı Partisi’nin zemini 1 Mayıs’ta daha güçlenmiştir. Bu her şeyden önce 1 Mayıs’ın sadece Türkiye’nin batısında değil, Kürt illerinin de neredeyse tümünde, bugüne kadar olmadığı kadar yaygın kutlanmış olması nedeniyle böyledir.

Bu zeminde atılacak adımlar açısından 2008 Mayıs ayı kritik önem taşımaktadır. Zaten AKP’nin dökülen cilasını, AKP açısından temelden bir yıkıma dönüştürecek olan bu zeminin değerlendirilmesi için cesaretle ortaya çıkmaktır. Yoksa dökülen cilaların bir adım sonra atılacak bir kat makyajla örtülebildiği pek çok örneğe tanık olduk.
Sümeyye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin Sümeyye Kullanıcısına Teşekkür Edenler:
Stêrka_Jiyan (05-07-2008)


Alt 05-07-2008, 11:48 AM   #2 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: bilmem
Mesajlar: 418
Üye No: 77
Tecrübe Puanı: 12
Rep Puanı : 1025
Rep Derecesi
Stêrka_Jiyan has much to be proud ofStêrka_Jiyan has much to be proud ofStêrka_Jiyan has much to be proud ofStêrka_Jiyan has much to be proud ofStêrka_Jiyan has much to be proud ofStêrka_Jiyan has much to be proud ofStêrka_Jiyan has much to be proud ofStêrka_Jiyan has much to be proud of
Standart

eline sağlık kardeş gerçek yüzü orataya çıkıyor artık...
__________________
Stêrka_Jiyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mezopotamya’nın siyasal tarihi Serhıldan Kitap Tanıtım Ve Eleştiri 5 05-07-2008 12:29 PM
Astronot’ değil ‘astro-inek’ aranıyor Stêrka_Jiyan Bilim ve Teknoloji 0 05-06-2008 12:39 AM
OKUL BAŞARISI ’ndan HAYAT BAŞARISI’na Albatros Genel Kültür 0 05-05-2008 08:36 AM
Tayyip Erdoğan Fıkrası... achar Komik Yazılar, Fıkralar 0 05-03-2008 06:46 PM
İyi-Kötü - Yılmaz Erdoğan Ahmedo Şiirler 0 05-02-2008 03:40 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:57 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved