DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Makaleler
Anasayfa Kayıt ol

Makaleler Makaleler burada paylaşımda.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-13-2008, 03:26 AM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 407
Üye No: 48
Tecrübe Puanı: 7
Rep Puanı : 541
Rep Derecesi
kelagerm is a glorious beacon of lightkelagerm is a glorious beacon of lightkelagerm is a glorious beacon of lightkelagerm is a glorious beacon of lightkelagerm is a glorious beacon of lightkelagerm is a glorious beacon of light


Standart Kürtçe ve İnsanlık Tarih

Vicdani bir rahatsızlık duyarak tümceme başlıyorum. Konumuz Kürtçe (genel anlamda tarihe bir bakış) ama gel gör ki kendilerini Kürt olarak tanıtan 'aydın', işçi , öğrenci , emekçi, doktor , mühendis ve bu uğurda mücadele ettiğini söyleyen örgüt ve kurumlar (belli noktalarda katılıyorum) bu dilli inatla konuşmamakta , durmadan bölgesel lehçeler , ağızlar arasındaki farklılıktan dem vurarak bin yıllardır yazılı ve bazen sözlü edebiyat olarak gelişen ve Ortadoğu da merkez olarak Mezopotamya , kısmen Anadolu ve Kafkaslar olmak üzere Afganistan, İran , Irak, Türkiye, Suriye, Azerbaycan gibi devletlerde sayıları milyonları aşan bir halk tarafından konuşulan tarihi M.Ö 7.000'lere dayanan M.Ö 2000'de ZEND de M.Ö 600'lerde AVESTA nın yazıldığı (ki Avesta'nın 12 bin ciltlik olduğundan bahsedilmekte, yedi yüz bin dana postu ) dil olan KÜRTÇE ; başlangıcından beri insanla birlikte adeta bir evrimsel süreç yaşamış , doğayla bütünlüksel halde değişim geçirmiş özünü koruyarak (ki günümüz Dımılisiyle AVESTA'YI anlayabiliyoruz ) günümüze (tüm asimilasyon ve faşist baskılara rağmen) kadar gelebilmiş çok zengin bir dil. Bu gün insanların dilinde ben sizin Kürtçe'nizden anlamıyorum gibi sizli-bizli bir Kürtçe gösterilmeye çalışılıyor.

- Ya arkadaş diyorsun; bizim veya sizin diye bir Kürtçe yok. Bir Kürtçe var o da bütün lehçeleri bilirseniz bu dili biliyor olusunuz. Aksi taktirde kendi eksiklerimizi dilimize mal ederek sisteme çanak tutmuş olaçağız.

Dımılki (zazaki) , Kırmanci , Sorani , Gorani bu lehçelerde hakim olunarak Kürtçe hem sahip olduğu zenginliğe ulaşır hem de bölgeler , lehçeler arası anlaşmazlıklar çözülür. Kürtlerin artık bu sorun üzerine eğilmeleri , Kürtçe'nin geçirmiş olduğu evreleri dikkatte alarak özüne sadık , bütünlüksel bir yaratım doğurmaları gerekiyor.

Bunun için Kürtçe'nin lehçelerinde yetkin olan bireylerden oluşan komisyonlar oluşturulmalıdır. Komisyonların araştırmaları bir araya getirilmeli ve Kürtçe lehçelerinden doğarak dünya dilleri arasında hakkı olan saygın yerini almalıdır. Kürtlerin yaşadığı coğrafya da farklı inançlara mensup ve yerleşik olmaları itibariyle lehçeleri daha çok inançlar ekseninde gelişme göstermiş her biri bir çok dil ile aynı kapasiteye ulaşmıştır. Ama buna rağmen bu lehçeler Kürtçe'nin asıl zenginliğini karşılamada eksik kalmaktadır.

Zerdüştlükle beraber Kürtler hem ulusal hem de dini olarak bir bütünlüğe ulaşmış bu dönemde kendi içinde refahı, birliği sağlamakla birlikte diş müdahalelere karşı oldukça güçlü cevaplar vermiştir. MED İMPARATORLUĞU bu anlamda incelenmeye değerdir. Daha sonra yeni dinlerin ortaya çıkmasıyla beraber zoraki bir bellek-ideolojik-dini parçalanmayı yaşamıştır. Zerdüşt dininde kalan Kürtler bir çok defa istilalara maruz kalmış, inançları ve kültürlerinde direnenler dağlara çekilmiş inançlarını da koruyarak günümüze bir çok farklılaşmayla birlikte (Kürt-alevi ve Kürt-suni'lerin bir kısmı, Kürt-yezidi) kendilerini günümüze kadar koruyabilmişlerdir. Kürtlerdeki Alevilik daha çok Zerdüşt inancının türevi gibi gelişmiştir. Kanaatimce de bu da islamiyetin dışa dönük politikalar geliştirdiği ve seferler düzenlediği dönemde kendi içinde ideolojik çatışmaların baş göstermesi ve yine aynı islami kimlikle ALİ'nin muhalifliği farklı bir İslam sureti ortaya çıkarmıştır. Buda daha çok islamiyeti kılıç zoruyla kabul etmiş fakat aslında inanmayıpta şeklen kendini böyle gösteren kesimlerin işine yaramıştır. Bu şekilde özelde kendi kimliklerini ve inançlarını koruyarak dışa karşı görünürde ALİ taraftarlığı ( Kürtçe de aliyé eli denilir. Bunu birleşik yazdığımızda alevi'ye dönüşür buda Ali taraftarlığı anlamına gelir. Onun düşüncesinde olma değil.) yaparak İslam şemsiyesi altında İslam devletine karşı kendilerini koruyabilmişlerdir.

Kürt çoğrafyasına baktığımızda yerel motiflerin (suni-Kürtler , yoğunluklu olarak alevi-Kürtler, çoğunlukla yezidi-Kürtlerin ) daha çok Zerdüşti karakter taşıdığı görülür. Bunun daha iyi anlaşılabilmesi için Kürtlerin yaşamından bir takım kareler aktarayım. Örneğin, Kürtlerde evli kadınlar 'laçık' ( beyaz, ince, başa örtüldüğünde kişinin saçı görülür) denilen bir örtüyü başlarına atarlar. Ki bunun İslam karakterli olmadığı , islami esasa göre başın örtülmesinde temel amaç saçın görülmemesidir. Halbuki bu örtüde saç görülmektedir. Buradan nereye varmaya çalışıyorsun diyeceksiniz? Şöyle izah edeyim ; beyaz örtü , Zerdüştlükte toplum içinde evli kadınların sınıfsal olarak konumunu belirler. Zerdüştlükte genç kızlar evlenmeyene kadar örtü takmazlar. Evlilikle birlikte kızlar 'laçık' dediğimiz örtüyü takırak genç kız sosyalitesinden çıkıp toplumda yeni bir sosyal statüde yerlerini alırlar. Bunun gibi bir çok Zerdüşti figürü günümüz alevi-suni Kürt sosyal yaşamında görebiliriz.

Şunu görüyoruz ki Kürtlerin inanç değiştirmeleri kılıç zoruyla gerçekleştiği için , zoraki din değiştirmelerin yerel motifleri ve öz inanç rituellerinin karakterini değiştirememiştir.

Zerdüştlük; yurtsever karakter taşırken sonrasında M.S 276 da MARDİN de doğup eğitimini sabii'lerin yanında tamamladıktan sonra onlardan ayrılan MANİ; maniheizmle evrensel boyutta bir Kürt ideoloji-dini öğretisini yaymıştır. Mani öğretilerini sadece bir dilde değil ona inanan her halkın kendi dilinde öğretisini yaymayı amaçlamış ve böyle de yapmıştır. Kürtçe olan kutsal kitapları dört tanedir. Bunlar: réya rast (doğru yol), veşarti (gizlilik), nivisa gernasa ( kahramanların kitabı) olperesti (dindarlık) diğer iki kitabını da aramice yazmıştır.

Bu da gösteriyor ki ilk Konfederalizm tarzı ideolojik-dini örgütlenme MANİ de halklar; dilleri kültürleri dikkatte alınarak gerçekleşmiştir. Sadece tek bir dilin hegomanyası güdülmemiş, her çiçeğin kendi kokusuyla var olabileceği bir bahçe, anti-merkeziyetçi bir yapılanmanın temellerini filizlendirmiştir.

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum Ortadoğu kanayan yarasını batı-tarzı fikir-ideolojilerle değil, kendi küllerine öflemiş içindeki evrensel hazineleri görüp kanayan yarasına uygun merhemi, kendi yalnızlığını kalabalıklaştırarak Nuh'un , Musa'nın, Buda'nın, Zerdüşt'ün, İsa'nın , Mani'nin, Muhammed'in, Hallac'ın ruhunu dirilterek insanlığa sunmuştur. Bu uyanışla özelde Kürtler , genelde Ortadoğu halkı kökleri üzerinde yeniden yeşerecek,her gün doğan güneşten feyz alarak insanlığı onurlandıracaktır.


alıntı
kelagerm isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kürtçe Aşk Resimleri DuRGuN-YaSaM Duvar Kağıtları ve Fotoğraflar 9 05-15-2008 05:22 AM
Kürtçe SMS'ler İsyan Ateşi Sms Sözleri 2 05-07-2008 10:18 PM
Klavye ve mouse tarih olacak yasinsahin Bilim ve Teknoloji 0 05-06-2008 04:20 PM
Kupalar "Müzemizde Bir Tarih Yatar" achar Galatasaray 6 05-05-2008 11:37 PM
İnsanlık Adına İtimada Muhtacız Albatros Genel Kültür 0 05-05-2008 08:49 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:15 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved