![]() |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
Öyle Bölündük Öyle Bölündük Ki
Toplumsal birlik beraberlik, toplumlar için elzem bir durum. Toplumların huzuru ve mutluluğunun, bireylerin gelişiminin bu durumla direk bağlantılı olması göz önünde tutulursa, öneminin daha iyi farkına varılacaktır. Birlik ve beraberliğin önemini en iyi bilenler, bu durumun eksikliğini yaşayanlardır. Bölünme başlıklı yazıma, birlik ve beraberliğin önemi ile başladım. Çünkü kaybedilenin farkına varmayan bulunduğu durumunu anlayamaz, doğru bakış açıları ortaya koyamaz. Yani birlik ve berberliğin önemine-değerine şahit olmak, bölünmüşlük gerçekliğimizi daha iyi anlamamızı beraberinde getirir. Evet öyle bölündük, öyle bölündük ki bizi bölenler yada bölmeye çalışanlar bir daha birlik ve beraberlik yüzü görmeyelim diye yaşamımızı, yaşamlarımızı paramparça haline getirdiler. Ne mi yaptılar yada yapmaktalar? Öncelikle dini duygularımızla oynadılar. Dini inançlarımızı bozmaya çalıştılar. Bu durumu ayrılık konusu olarak önümüze koydular. Ümmetin arasına nifaklar koyup bizi birbirimize karşıt haline getirdiler. Milliyetimiz, milli düşüncemiz, Rabbimizin bir ayeti olan ırksal farklılığımız en büyük ayrılık noktamız oldu. Bazısı kendi ırkı ile övünüp-kibirlenip ırkçı düşüncelere yoğunlaştı. Bazısı kendi ırkından dolayı yerin dibine girmeyi tercih etti. Bizi bölenler, aramıza ayrılık tohumları ekenler; birbirimize karşı ölüm fermanları çıkarttırdılar. Gözümüzü açtığımızda bir de baktık ki en yakınımızı öldürmüş, yıllar yılı boş amaçsız bir yolda yürümüşüz. Öyle bölündük, öyle bölündük ki; Dillerimize değer payı biçilerek yaşadık. Geriliği sembolize eden diller; gelişmişliği- ilerlemeyi sembolize eden diller… Dünyanın merkezinde olduğunu sanan birileri, sizin ifade yeteneğinize ve biçiminize değer verdiler. Ve siz kendi dilinizle, kendinizi ifade ediyorsanız siz gerisiniz! Sizi dinleyenler de geridir! Ve size değer verenler de… Öyle bölündük, öyle bölündük ki; Paralı olan kişi, hak alanını genişletti. Bu alan içerisinde yeri geldiğinde kendinden aşağı gördüklerini ezmek de vardı. Kendisini toplumun bir katmanına, kendisi dışında olanları ise başka bir katmana yerleştirdi. Peki bu bölme anlayışı nasıl ortaya çıktı. Eğitim görenler ve görmeyenler gruplar haline geldi. Eğitim görüyorsanız bunun da bir bedeli olacaktı. Bir tarafta özel okullarda okuyanlar diğer tarafta öğrencilikten ziyade mahkum hayatını yaşadığı devlet okullarını tercih edenler … İyi bir üniversite de okuyanla, orta düzeyli bir üniversite de okuyanlar veya aşağı seviyede bir üniversiteyi tercih etmek zorunda kalanlar. Onlar ile aynı kıyafeti giymediğin, kendi kültürünü yaşamak istediğin için nerden geldiği bilinen eller, modern giyim ve modern olmayan giyim diyerek seni kendi küçük potansiyelleri ile değerlendirmeye çalıştı. Köyde yaşadığın için şehirde oturana karşı, köyde oturmanın bedelini vermen gerekecekti. Yaşadığın şehir ise merak etme… Şehri mahallelere, semtlere ayırdılar ve seni istedikleri yere koydular. Şehrin içinde seni bölümlere-parçalara ayırdılar. Şimdi sen nerdesin. Ve hangi şehrin hangi semtinin hangi mahallesinin hangi sokağında ve yaşadığın sokağın hangi yönünde oturup nasıl bir mekana hapsedildin. Bölünmenin ve bölünme gerçekliğinin neresindesin. Bu halkanın içinde misin, yoksa dışında mı? Bu gerçekliği görenlerden misin yoksa görüp de sessiz kalanlardan mısın? esra ekin
__________________ |
||||||||||
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Nasıl istiyorsan öyle otur | Hozan Shan | İlginç Konular | 0 | 05-14-2008 12:51 PM |
| Evet, İşte Aynen öyle... | KaraYeL | Şiirler | 1 | 05-13-2008 07:32 PM |
| bunlar ne tatlı öyle yaw... | KaraYeL | Resim | 0 | 05-06-2008 04:35 PM |