DigiSörf  

Geri git   DigiSörf > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Makaleler
Anasayfa Kayıt ol

Makaleler Makaleler burada paylaşımda.



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-12-2008, 11:23 PM   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: TaяîYé WéLaT...
Mesajlar: 1.472
Üye No: 51
Tecrübe Puanı: 1018
Rep Puanı : 101561
Rep Derecesi
*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute


Arrow Zeynep neden dağa çıktı?

Türkiye’de ilk olarak 1989’da Tayfun Gönül’le başlayan ve 2000’li yıllarda artış gösteren“vicdani ret” olgusu, ilk olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmış, 20. yüzyılın başlarında, I. ve II. Dünya Savaşları sırasında taraftar bulmuş, savaş karşıtlarının uzun mücadeleleri sonucunda, vicdani ret hakkı günümüzde Birleşmiş Milletler “İnsan Hakları Komisyonu (henüz yazılmamış)” ve Avrupa Parlamentosu tarafından temel insani hak olarak kabul edilmiştir.

Türkiye’de, araştırdığım kadarıyla, nicel olarak çok fazla artış göstermese de, belli oranda gündem oluşturan bu girişim, militarist zihniyet sahiplerince her türlü baskı ve işkenceyle engellenmeye çalışılmış ve hala engellemeye çalışılıyor. Türkiye sol, sosyalist, yurtsever ve demokratik kamuoyunun, savaş karşıtlığı temelinde “vicdani ret” olgusunu gündemleştirmesi ve eyleme geçirmesi, en çokta, son 30 yıldır ülkemizde yaşanan “kirli savaşın” tırmandığı bugünlerde, başat görevi olarak hayati önem taşıyor. Evet, hayati önem taşıyor; çünkü insanlar “davulla, zurnayla” asker ocaklarına uğurladığı çocuklarını göz yaşlarıyla, ağıtlarla karşılıyor. Yine dağa çıkmaktan başka seçeneği bırakılmayan gençler ölüyor her gün; Kürdistan dağları bombalanıyor. Bu bombalamaların maliyeti milyon dolarlarla ifade edilirken, AKP Diyarbakır’da “sorun işsizliktir” deyip sözüm ona çözüm diye “GAP Projesini” açıklıyor. Bu pakete en güzel cevabı Yeni Özgür Politika gazetesi manşetinde vermişti: GAP DAP, at Recep at!”


Daha birkaç gün önce Ağrı’da yaşamını yitiren HPG gerillası Zeynep Katar, Diyarbakır’da DEHAP İl gençlik Kolları Başkanlığı yapmıştı. Bu tabloyu art niyetli kesimler kuşkusuz şöyle okur: “DEHAP, DTP gibi partileri PKK yönetiyor. İşte bakın, bir dönem bu partilerde yöneticilik yapanlar sonra dağa çıkıyorlar…” Türkiye’de birçok yetkili-yetkisiz insanın bu şekilde yaklaştığı bir gerçek… Ancak, bu yaklaşımın, AKP’nin diline pelesenk yaptığı ‘tek dil, tek bayrak, tek devlet, tek vatan’cı söylemin arkasındaki zihniyetin yaklaşımı olduğu ve bu yaklaşımın da, Türkiye’de ki “kirli savaşın” sorumlusu olduğu bilinmelidir. Ayrıca, inkarcı, baskıcı, devlet ve hükümet içinde kümelenmiş oligarşik yapıların kendi söylemleriyle çelişmesi dikkat çekicidir. Zira “ezeli düşman” ilan edilen PKK bile “ayrı vatan, ayrı devlet” amacı gütmediğini defalarca kamuoyuyla paylaştı. Peki, hal böyleyken, bu ülkenin gençleri ölüyorken kim “vatan sağ olsun” diyebiliyor hala? Kim bu kadar “vicdansız” olabiliyor?

Bu durumda evvela “Zeynep neden dağa çıktı?” diye sormak ve Kürt gençlerinin dağa çıkmak zorunda bırakıldığı gerçeğini anlamak gerekiyor. En çokta Türk kamuoyunun bunu anlaması gerekiyor; Kürt gençlerine başka seçenek bırakılmıyor. Bu yönüyle Genç Siviller Girişiminin “Biraz da biz Kürtleşelim” etkinliği anlamlıdır; ancak daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bu bağlamda 2. Olağan Kurultayı sonrası, DTP YDG-M’nin ilk toplantısının ardından öne çıkan “önümüzdeki dönem vicdani ret hakkını daha fazla gündemleştireceğiz. Bu konuda bir kampanya düzenlemeyi de hedefliyoruz” açıklaması önemlidir. Bu hedefle savaş karşıtlığı temelinde milyonlarca gence ulaşmak, bir irade açığa çıkararak antidemokratik, darbeci mantığın izlerini anayasadan silmek mümkündür. Kürt gençleri bu tarihi görevi başaracak gücü 1 Haziran’da, Diyarbakır’da gerçekleştirdikleri kurultayda gösterdi. Şimdi sıra Türkiye’de katılımcı, geniş, demokratik gençlik buluşmasını sağlamaktadır.

1 Haziran’da Türkiye Barış Meclisi tarafından Kadıköy’de gerçekleştirilen miting, Kürt halkıyla dayanışma, Kürt sorununun demokratik çözümü ve “tam bağımsız Türkiye” yolunda önemli bir adımdır; ancak bu da yetersizdir. Alternatif, demokratik bir hareketin açığa çıkarılarak “Demokratik Cumhuriyet Kongresi” etrafında çatı bir partide “alttan üstte” halk meclisleriyle örgütlendirilmesi, geniş kitlelere mal edilmesi Türkiye sol, sosyalist, yurtsever ve demokratik kamuoyunun önünde acil bir görev olarak, durmaya devam ediyor.


BEDRİ ADANIR
__________________
*rojda* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


 


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Neden şimdi, neden burası ve neden ben? hemdem Hikayeler, Denemeler 0 05-12-2008 11:34 AM
Kedilerin Adı Neden Nanköre Çıktı? baco Genel Kültür 2 05-09-2008 06:06 PM
SOCOM: Confrontation PS3 için çıktı Aşiti Bilim ve Teknoloji 0 05-06-2008 09:59 PM
Windows XP Service Pack 3 çıktı! Aşiti Bilim ve Teknoloji 0 05-06-2008 12:58 AM
Tavuk ile dinazor akraba çıktı Aşiti Bilim ve Teknoloji 0 05-06-2008 12:49 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:49 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 DigiSorf Forum ®, All Rights Reserved