![]() |
|
||||||||
| Türkçe Şarkı Sözleri [Lyrics] Türkçe şarkı sözleri burada sunulmaktadır. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
![]() 1986 AN GELİR an gelir paldır küldür yıkılır bulutlar gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet o eski, o eski heyecan ölür an gelir biter muhabbet. şarkılar susar heves kalmaz şataraban ölür. şarabın gazabından kork çünkü fena kırmızıdır kan tutar / tutan ölür sokaklar kuşatılmış karakollar taranır yağmurda bir militan ölür. an gelir ömrünün hırsızıdır her ölen pişman ölür hep yanlış anlaşılmıştır hayalleri yasaklanmış an gelir şimşek yalar masmavi dehşetiyle siyaset meydanını direkler çatırdar yalnızlıktan. sehpada pir sultan ölür son umut kırılmıştır kaf dağı' nın ardındaki ne selam artık ne sabah kimseler bilmez nerdeler namlı masal sevdalıları evvel zaman içinde kalbur saman ölür kubbelerde uğuldar Baki çeşmelerden akar Sinan an gelir -la ilahe illallah- kanuni süleyman ölür. görünmez bir mezarlıktır zaman şairler dolaşır saf saf tenhalarında şiir söyleyerek kim duysa / korkudan ölür -tahrip gücü yüksek- saatli bir bombadır patlar an gelir attila ilhan ölür. Söz: Attilâ İlhan Müzik: Ahmet Kaya BÜYÜDÜN BEBEĞİM Aklın ermez mahpusluğa Bahçede sarı ışığa. Onüç tane yaş döküldü Ranzamdaki yastığa. Büyüdün yavrum sende Hasret sende sevgi bende Akşamlar döner geceye Geceler gebe gündüze. Karanlığa bakıp durma Beni orada arama Ben güneşin içindeyim Beni sabahlarda ara. Geleceğim bir gün bende Sevgi büyüt ellerinde Akşamlar döndü geceye Geceler gebe gündüze. Söz: Ahmet Kaya Müzik: Ahmet Kaya LİLİ MARLEN TÜRKÜSÜ Akşam olur mektuplar hasretlik söyler Zagrep radyosunda Lili Marlen türküsü. Siperden sipere ateş tokuşturanlar Karanlıkta dem tutan ishak kuşu. Biz insanlar/dünyalılar yemin ettik imanımız var Hürriyet için, hürriyet aşkına Savulacak dönem Savulacak düşman Dehrin cefasını çektik Sefasını süreceğiz. Akşam olur mektuplar hasretlik söyler Zagrep radyosunda Lilimarlen türküsü Dost ağlar karanfilim, dost ağlar karanfilim Marş söylemeden ölmek bize yakışmaz. Söz: Attilâ İlhan Müzik: Ahmet Kaya ÇİĞDEM ÇİÇEK Aylar oldu yıllar oldu Ben yüzünü görmedim. Yüzüne hasret kaldım kız Yüzüne yüzüm sürmedim. Gülen aya sordum seni Küstü yüzünü sakladı Yıldızlara sordum seni Yüzüme bile bakmadı Yıldızlara sordum seni Yıldızlar kan ağladı. Aksam olur ay gecede Çiğdem çiçek şenlenir Vallah/Billah düşünmesem seni Derdime dert eklenir. Bıçak sapladım sineme Eskidi yaralarım Sabah olsun gelmeye eğer Kendimi yaralarım. Söz: Ahmet Kaya Müzik: Ahmet Kaya TEZKERE Ay'ın altında kağnılar gidiyordu Kağnılar gidiyordu Akşehir üstünden Afyon' a doğru. Toprak öyle bitip tükenmez, Dağlar öyle uzakta, Sanki gidenler hiçbir zaman Hiçbir menzile erişmeyecekti. Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle Ve onlar; ayın altında dönen ilk tekerlekti, ilk tekerlekti. Ayın altında öküzler Başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi Ufacık kısacıktılar Ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında Ve ayakları altından akan Toprak, toprak ve topraktı. Gece aydınlık ve sıcak Ve kağnılarda tahta yataklarında Koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı. Ve kadınlar, birbirlerinden gizleyerek Bakıyorlardı ayın altında Geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine. Ve kadınlar... Bizim kadınlarımız; Korkunç ve mübarek elleri İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle Anamız, avradımız, yarimiz Ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen Ve soframızdaki yeri; öküzümüzden sonra gelen Ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız Ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki Ve kara sabana koşulan ve ağıllarda Işıltısında yere saplı bıçakların Oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar, Bizim kadınlarımız. Şimdi ayın altında Kağnıların ve hartuçların peşinde Harman yerine kehribar başlı sap çeker gibi Aynı yürek ferahlığı, Aynı yorgun alışkanlık içindeydiler. Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde İnce boyunlu çocuklar uyuyordu. Ve ayın altında kağnılar yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru." Yürüdü tren de yolda inilmez Derdim çoktur memlekete söylenmez Tükendi cephanem, geriden gelmez Tezkeremden evvel vurdular beni, Sılama hasret koydular beni. Aziz Abdal dağı ordugah yeri Bir haftalık hayındır yenmiyor kuru Hasretlik kaldı koca Kayseri Tezkeremden evvel vurdular beni, Sılama hasret koydular beni. Ağır makineni de tepeden inmez Tarıyor ırmağı kimse görünmez Verilen parolar aklıma gelmez Gözüm göre göre vurdular beni, Sılama hasret koydular beni. Derleme: Ahmet Kaya METRİSİN ÖNÜNDE Metrisin önünde durdum Hasretim yerlere vurdum. Ben dağlarda uçan kuştum Kanatlarımdan vuruldum. Yıllar var ki yorgunum ben Gökyüzüne vurgunum ben Mahpuslarda durgunum ben. Metrisin önü kahveler Kahvede can annem/dostalar bekler. Dağlar köyler türkü söyler Dağlar köyler yolum gözler. Geze geze yoruldum ben Gökyüzüne vuruldum ben Mahpuslarda duruldum ben. Söz: Ahmet Kaya Müzik: Ahmet Kaya ÜŞÜR ÖLÜM BİLE Bir ormanda tutup onu bağladılar ağaca Yumdu sanki gözlerini uyur gibi usulca Bir soğuk yel eser üşür ölüm, ölüm bile Anlatır akan kanı beyaz sesiyle. Diz çöktüler karşısında sonra ateş ettiler Parçalanan yüreğine yuva kurdu mermiler Bir soğuk yel eser üşür ölüm, ölüm bile Anlatır akan kanı beyaz sesiyle. Gelip kondu bir güvercin ellerine o gece Kırmızı bir çelenk oldu bileğinde kelepçe Bir soğuk yel eser üşür ölüm, ölüm bile Anlatır akan kanı beyaz sesiyle. Söz: Ülkü Tamer Müzik: Ahmet Kaya SEN İNSANSIN Yangınlar alevinden geçip de gelen dost Yanar olmuş yüreğin, nar olmuş lilisan Sen insansın, sen insansın, sen insansın sen insan Sen insansın hey lilişan sen insansın sen insan. Ağır başlı kitaplar senin adına En yiğit besteler seni söyler Dünyada şarkılar misali yaşayansın sen Sen insansın, sen insansın iki milyar cansın Sen insansın hey lilişan sen insansın sen insan Sen insansın hey lilişan iki milyar cansın. Yangınlar alevinden geçip de gelen dost Yelken gibi açılmışsın zalim rüzgara Hey lilişan hey lilişan Gülmüşem ağlamışam Bir tuhaflık olmuş olmuş Dünyanın hali... Söz: Attilâ İlhan Müzik: Ahmet Kaya ŞEYH BEDRETTİN Yağmur çiseliyor, yağmur çiseliyor Serezin esnaf çarşında Yağmur çiseliyor. Yağmur çiseliyor Korkarak yavaş sesle Bir ihanet konuşması gibi Yağmur çiseliyor Beyaz ve çıplak Mürtet ayaklarının Islak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi. Yağmur çiseliyor Serezin esnaf çarsında Bir bakırcı dükkanın karşında Bedrettin’ in bir ağaca asılı Yağmur çiseliyor Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir Ve yağmurdan ıslanan Yapraksız bir dalda sallanan Şeyhimin çırılçıplak etidir Yağmur çiseliyor Serez çarşısı dilsiz Serez çarşısı kör Havada konuşmamanın görmemenin Kahrolası hüznü Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü Yağmur çiseliyor. Şiir : Nazım Hikmet NEYLEYİM Canım benim güzel annem Bir solukluk izin ver Analık hakkınla bağlama beni. Aşk dedim, sevda dedim, umut dedim, kavga dedim Elimde gençliğim vardı Onu verdim neyleyim. Aman annem, canım annem Bir solukluk izin ver Analık hakkınla bağlama beni. Aşk dedim, sevda dedim, umut dedim, kavga dedim Elimde gençliğim vardı Onu verdim neyleyim. Söz: Nevzat Çelik Müzik: Ahmet Kaya HALAY HAVASI Gökte bulut yerde kar Seçilmez olmuş dağlar Ne bir ses ne bir ışık Oy lili, oy lili, oy lili Ağamsın sen Paşamsın sen karanlık Namlular ışıtmaz geceyi, oy lili. Çevirdiler gece vakti Dağların gecesiydi Aslan gibi bir yiğit Oy lili, oy lili, oy lili Ağamsın sen Paşamsın sen karanlık Kelepçe ışıtmaz geceyi, oy lili. Vurun beni kemik kemik Sökün beni tırnak tırnak Deri deri yüzün beni Oy lili, oy lili, oy lili Aslan gibi bir yiğit Sevdası da sevda ha Ne bir ses ne bir ışık Ağamsın sen Paşamsın karanlık İşkence ışıtmaz geceyi, oy lili. Oy lili hayran sana Yarınlar bayram sana Karalığın devleri cüceleri Aydınlığın oy lili oy lili Gel sallana sallana bir oyana bir bu yana Çocukça düşe kalka derlenip toparlana Oy lili oy lili. Söz: H. Hüseyin Korkmazgil Müzik: Ahmet Kaya Alıntı/Ahmetkaya.com |
||||||||||
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|