![]() |
|
||||||||
| Türkçe Şarkı Sözleri [Lyrics] Türkçe şarkı sözleri burada sunulmaktadır. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
![]() 1987 HANİ BENİM GENÇLİĞİM Hani benim sevincim nerde Bilyelerim, topacım Kiraz ağacında yırtılan gömleğim Çaldılar çocukluğumu habersiz. Penceresiz kaldım anne Uçurtmam tel örgülere takıldı Hani benim gençliğim nerde. Ne varsa buğusu genzi yakan Ekmek gibi aşk gibi Ah... Ne varsa güzellikten yana Bölüştüm, büyümüştüm. Bu ne yaman çelişki anne Kurtlar sofrasına düştüm Hani benim gençliğim nerde. Hani benim sevincim nerde Akvaryumum kanaryam Üstüne titrediğim kaktüs çiçeği Aldılar kitaplarımı sorgusuz. Duvarlar konuşmuyor anne Açık kalmıyor hiç bir kapı Hani benim gençliğim nerde Yağmurları biriktir anne Çağ yangınında tutuştum. Hani benim gençliğim nerde Söz: Yusuf Hayaloğlu Müzik: Ahmet Kaya ALNINDA DAĞ ATEŞİ Alnını dağ ateşiyle ısıtan dostum Yüzünü kanla yıkayan dostum Senin uyurken dudağında gülümseyen, bordo gül Benim yüreğimi harmanlayan isyan olsun. Şimdi dingin gövdende büyüyen sessizlik Ellerimde patlamaya sabırsız mavzer olsun. Başını omzuma yasla Göğsümde taşıyayım seni Gövdem gövdene Gövdem gövdene can olsun. Söz: Arkadaş Z. Özger Müzik: Ahmet Kaya YORGUN DEMOKRAT Karanlık yollardan geçtik Zehir gibi sular içtik Bir yanımızda ölüm Bir yanımızda yar sevdik Bir değil bin bir kere Sırat köprüsünden geçtik Cehennem denen illetin Ta göğsünü deldik geçtik. Bu yolda dönenler oldu Mum gibi sönenler oldu Yar göğsüne baş koymadan Vurulup düşenler oldu. Bir sen kaldın geride Ah akıp gidiyor hayat Yüreğim anlıyor seni Artık susma Yorgun Demokrat. Şarkılar küsmüş dudağa Ömründe gecikmiş hasat Karışmış çoluk çocuğa Geçim derdinde demokrat İçlenir hatırladıkça İzlerini o günlerin Düşe kalka bata çıka Yaşadığı o depremin. Bu yolda dönenler oldu Mum gibi sönenler oldu Yar göğsüne baş koymadan Vurulup düşenler oldu. Bir sen kaldın geride Ah akıp gidiyor hayat Yüreğim anlıyor seni Artık susma Yorgun Demokrat. Söz: Y. Hayaoğlu A. Kaya Müzik: Ahmet Kaya KILIÇ BALIĞININ ÖYKÜSÜ Bu bir kılıç balığının öyküsü Yazılmasa da olurdu Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu Uskumrunun arkasından gidiyorduk Sürünün içinde ben de vardım Sırtımda bir zıpkın yarası Mutlu olmasına mutluydum Nedense gitmiyordu Kulağımdan bir türlü o ağ var sesleri Deniz kızı girmiş düşünceme ben iflah olmam Dalyanları birbirine katmak orkinosların harcı Dolanınca çok geçmeden küserim Bir çocuk bile çeker sandal beni Bu kadar ağır olmasam Beni böyle koşturan yaşama sevinci Kanal boyunca, bir o yana bir bu yana Siz yok musunuz siz, derya kuzuları Kestim kılıcımla karanlığın dibin Yakamoz içinde bıraktığım suları Ah aysız gecelerde olur ne olursa Sırtımda bir zıpkın yarası Atın beni mor kuşaklı bir takaya götürün İri gözlerimde keder kılıcımda hüzün Satın beni Satın beni Rakı için Şiir: Halim Şefik Güzelson HAÇAN ÖLESİM GELİR Haçan demir dökende Ateş yiyesim gelir Gök sofraya çökende Doruklardan sesim gelir. Dağdan yürek sökende Kurşun dökesim gelir Çatal şimşek çakanda Yağmur perde çekende Derya göğe çıkanda Haçan ölesim gelir. Söz: Attilâ İlhan Müzik: Ahmet Kaya TUT Kİ GECEDİR Tut ki gecedir Karanlık sıvaşır ellerine camlardan Birden kırmızıya döner trafik ışıkları Kükürtlü dumanlar yükselir Korkuya batmış cam kırığı adamlardan Tehlikeye büyür sakalları. Tut ki gecedir İhbarlar birer sansar Bir telefondan bir telefona atlar Yer altı örgütleri tetik üstünde Adres değiştirmiş silah kaçakçıları Fahişeler birbirinden kuşkulanıyor. Tut ki gecedir katiller huzursuz hırsızlar sinirli.” Hainler ürkekçedir Elleri telefona kendiliğinden uzanıyor ihanete gece müthiş bir gerekçedir ihbarlar birer sansar bir telefondan bir telefona atlar.” İhanet bir bilmecedir... Söz: Attilâ İlhan Müzik: Ahmet Kaya YÜREĞİM KANIYOR Sakin göllerin kuğusuyduk Salınarak suyun yanağında Yarılan ekmeğin buğusuyduk. Gözüm yaşarıyor, Yüreğim yanıyor/kanıyor, Olmasaydı sonumuz böyle. Biri saksımızı çiğneyip gitti Biri duvarları yıktı Camları kırdı Fırtına gelip aramıza serildi Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri Her şeyi kötüledi Bizi yaraladı Biri şarabımızı döktü Soğanımızı çaldı Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu Ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor Olmasaydı... olmasaydı sonumuz böyle” Gözüm yaşarıyor Yüreğim yanıyor /kanıyor Olmasaydı sonumuz böyle Dağlarda çoban ateşiydik Dolanarak mavzer yatağında Ceylanın pınara inişiydik Göğsüm daralıyor, Yüreğim kanıyor, Olmasaydı sonumuz böyle. Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş Aynı çıtırtıyla uyanan birer serçe Hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu Birer tomurcuktuk hayatın kollarında Birer çiğ damlasıydık Bahar sabahında gül yaprağında Dedim ya; Hiç yoktan susturuldu şarkımız Yüreğim kanıyor yüreğim kanıyor Bitmeseydi... bitmeseydi bizim öykümüz böyle Göğsüm daralıyor Yüreğim kanıyor Olmasaydı sonumuz böyle. Söz: Yusuf Hayaloğlu Müzik: Ahmet Kaya KATLİME FERMAN Bir yürüyüş eylediler sabahtan Ilgıt ılgıt kan gidiyor loy loy Bir yürüyüş eylediler sabahtan Ilgıt ılgıt kan gidiyor loy loy Dayan dizlerim dayan Ağla gözlerim ağla Namlu puşt olmuş, at ayağı puşt Vay anam vay vay, bu belalı başınnan ben nere gidem Vay anam vay vay, bu belalı başınnan kime ne diyem Ya derdime derman, ya derdime derman, ya derdime derman, ya katlime ferman Of anam of of bu belalı başımla ben nere gidem Vay anam vay vay, bu belalı başınnan kime ne diyem Ya derdime derman, ya derdime derman, ya katlime ferman. Ay bu nasıl devran, ay bu nasıl devran 28 Nisan di yavru hey Ham meyvayı kopardılar dalıdan. Vay anam vay vay, bu belalı başınnan ben nere gidem Vay anam vay vay, bu belalı başınnan kime ne diyem Ya derdime derman, ya derdime derman, ya katlime ferman. Of anam of of bu belalı başımla ben nere gidem Vay anam vay vay, bu belalı başınnan kime ne diyem Ya derdime derman, ya derdime derman, ya derdime derman, ya katlime ferman. Şiir: Enver Gökçe Müzik: Ahmet Kaya YAŞAMADIN SEN Sensiz geçmiyor bu günler biliyor musun Yüreğine beni, beni soruyor musun Öyle yalnız, yalnız kaldım biliyor musun Türküler söyledim sana duyuyor musun Yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun Bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun. Bir kuş oldun gökyüzünde, uçamadın sen Nehir oldun ırmak oldun, taşamadın sen Çocuk oldun sokaklarda, oynamadın sen Doğdun da büyüdün ama yaşamadın sen Yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun Bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun. Söz: Ahmet Kaya Müzik: Ahmet Kaya BİR VEDA HAVASI Vakit tamam seni terk ediyorum Bütün alışkanlıklardan öteye Yorumsuz bir hayatı seçiyorum Doymadım inan kanmadım sevgiye. Korkulu geceleri sayar gibi Birdenbire bir yıldız kayar gibi Ellerim kurtulacak ellerinden Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi. Aşksa bitti gül ise hiç dermedik Bul kendine kuytularda hadi dal Seninle bir bütün olabilirdik Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal Hoşçakal canımın içi, hoşçakal. Vakit tamam seni terk ediyorum Bu incecik bir veda havasıdır Parmak uçlarına değen sıcaklığı İncinen bir hayatın yarasıdır. Kalacak tüm izlerin hayatımda Gözümden bir damla yaş aktığında Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan Kan tarlası gelincik şafağında. Ölümse korktun savaşsa hep kaçtın Vur kendini korkularda hadi al Sen bir suydun sen bir ilaçtın Hoşçakal canımın içi, hoşçakal Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal Sen bir suydun sen bir ilaçtin Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal Hoşçakal canımın içi, hoşça kal... Söz: Yusuf Hayaloğlu Müzik: Ahmet Kaya BU GALA DAŞLI GALA Dağlar acem düşende Bülbüle gam düşende Ruhum bedenden oynar Yanıma sen düşende. Bu gala daşlı gala Cıngıllı daşlı gala Korkaram yar geç gele Gözlerim yaşlı gala Bu gala daşlı gala Cıngıllı daşlı gala Korkarım yar gelmeye Gözlerim yaşlı gala. Kızıl gül olmayaydı Sararıp solmayaydı Bir ayrılık bir ölüm Heç beri olmamyaydı. Bu gala daşlı gala Her yanı daşlı gala Korkaram yar geç gele Gözlerim yaşlı gala Bu gala daşlı gala Cıngıllı daşlı gala Korkaram yar gelmeye Gözlerim yaşlı gala. Derleme: Şenel Önaldı Alıntı/Ahmetkaya.com |
||||||||||
|
|
|
| Bu Mesaj İçin Mirza Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | Meral788 (05-16-2008) |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|