![]() |
|
||||||||
| Türkçe Şarkı Sözleri [Lyrics] Türkçe şarkı sözleri burada sunulmaktadır. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
![]() 1994 KUM GİBİ Martılar ağlardı çöplüklerde Biz seninle gülüşürdük Şehirlere bombalar yağardı her gece Biz durmadan sevişirdik Acımasız olma şimdi bu kadar Dün gibi dün gibi çekip gitme Bırakta sarılayım/dolanayım ayaklarına Kum gibi kum gibi ezip geçme Sonbahar damlardı damlalarımıza Biz seninle sararırdık Aydınlansın diye şu kirli yüzler Biz durmadan şavaşırdık Acımasız olma şimdi bu kadar Dün gibi dün gibi çekip gitme Bırakta sarılayım/dolanayım ayaklarına Kum gibi kum gibi ezip geçme Söz: Ahmet Kaya Müzik: Ahmet Kaya CİNAYET SAATİ Haliç’te bir vapuru vurdular dört kişi Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu Dört bıçak çekip vurdular dört kişi Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu Deli Cafer, İsmail, Tayfur ve Şaşı Maktulün onbeş yıllık arkadaşı Üç kamarot öteki ahçıbaşı Dört bıçak çekip vurdular dört kişi Cinayeti kör bir kayıkçı gördü Ben gördüm kulaklarım gördü Vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü Hiç biriniz orada yoktunuz Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu Onüç damla gözyaşı saydım Alllahına kitabına sövüp saydım Şafak nabız gibi atıyordu Sarhoşdum kasımpaşa’daydım Hiç biriniz orada yoktunuz Haliç’te bir vapuru vurdular dört kişi Polis katilleri arıyordu Deli Cafer, İsmail, Tayfur ve Şaşı Üzerime yüklediler bu işi Sarhoşdum kasımpaşa’daydım Vapuru onlar vurdu ben vurmadım Cinayeti kör bir kayıkçı gördü Ben vursam kendimi vuracaktım. Söz: Attilâ İlhan Müzik: Ahmet Kaya GURURLA BAKIYORUM DÜNYA'YA Birer birer, biner biner ölürüz Yana yana, döne döne geliriz Biz dostu’da düşmanıda bilriz Vurulup düşenler darda kalmasın Çünkü isyan bayrağıdır böğrüme saplanan sancı Çünkü harcımı öfkeyle, imanla karıyorum Ve kederin Ve solgun yüzlü işçilerin üzerine Dağ başlarının hırçınlığı savruluyor benden Çünkü beni ateşiyle dimdik tutan kin Çünkü benim gözbebeklerimde tutuşan şafak Miting afişleri cesur pankartlar Ve binlerce militan Derin denizlerin aydınlığı Zorlu sabahlar Gökyüzü ve lale Sıkılmış bir yumruk gibi giriyoruz hayata Çünkü ben sevdigim kızı Yaşamak gibi halkım gibi sevdiğim kızı ki şiirini yazamayan Ve türküsünü söyleyemeyen halkım gibi Binlerce ve binlerce kurşunlanan halkım gibi Zincire vurulan Şavaşlara yollanan Vergilere bağlanan halkım gibi Felç olmuş yalnızlıklara bırakarak Büyük acıların ve göz yaşlarının içine bırakarak Şiirlerimin bir bıçak gibi ışıldadığı Devrim türkülerini Ve baş kaldırmayı öğreten dudaklarını Bir kere olsun öpmeden Bir kere olsun tutamadan kaygısızca Serin bir yaz gecesi gibi ürperen ellerini Hatta boynunu ve ayak bileklerini Bilemeden , Bilemeden, Bilemeden Vurdum yüreğimi şanlı kavgaya Barışın ve özgürlügün dağlarına yürüyorum işte Yiğitsen uslandır beni Ey yasakların, kahpeliğin Ve soygunların koruyucusu Türkü çağıran kızlarımı sustur Ve kahraman oğullarımı mezar kaza kaza kederli, kızgın Tohum serpe serpe hünerli Ve sömürüle sömürüle bomboş Ve açlığın ve zulmün izlerini Derin uçurumlarında taşıyan ellerimi Naçaklara ve tırpanlara sarılan ellerimi Mavzerlere sarılan ellerimi Zincirlere vur gücün yeterse Ama adına yaşamak dersen Re-zil-ce Çatlayan tomurcuğun Doğan çocugunü çığlığını duymadan Gül benizli sevgilinin Titreyen gögüslerini öpmeden doyasıya Korka korka, yana yana Hergün biraz daha derinden Hergün biraz daha kapkara duyarak ölümü Aç ve arkasız Köpekleşerek yaşamak dersen Bu yürek Çat diye çatlasın be Kirsiz passız Arı duru özümüz Namussuza kanlı hançer sözümüz Çok uzaktır dostlar bizim yolumuz Durana yürüyene bin selam olsun. Gel gelelim parlayan güneşi Emekçi kalkların Kahraman halkların güneşini Şehvetle içine dolduran toprak Şimdi sımsıcak şimdi ulaşılmaz Şimdi olgun meyvalarla dolu Bahar bahçelerini sarmaktadır dünyaya Ve gülbenizli sevgilinin dudaklarında hayat Bizi aşka ve kavgaya çağırmaktadır Bıçak kemiğe dayandıgı Ok yaydan fırladığı için degil Bu bezirgan saltanatı Bu zulüm bitsin diye Ağaran günler için Yeni bir dünya uğruna Yüzlerinde cesaretin onuru Ve imanlı gücü döğüşen dünyanın Ve ölüme Gülerek koşan genç savaşçıların Albayrakları dalgalansın Dalgalansın, dalgalansın Kinle boğuşan yorgun yüregi Aydınlansın diye anamın Dişleri sökülmüş kederli ağzı Ağlamaya hazır gözleri Safrası, ve sonsuz dağları eriten sabrı Merhameti Yani bir bütün halinde insanlığımız Yunsun arısın diye durgun pınarlarda Alınterinin namusu kurtulsun diye Kurtulsun diye sıcak somun Acı soğan ve çiçekli basmalar Ahdettik, vefaettik Kelle koyduk Ölen ölür dostlar Düşmanlar heyy Kalan sağlar... Söz: Orhan Kotan Müzik: Ahmet Kaya AĞLADIKÇA Dağlarda öfkeli başım Serhat’ta hep akşam oluyor Nasipsiz kıştan mı, yamurdan mı yoksa aşktan mı Ağladıkça, ağladıkça dağlarımız yeşerecek Görecek, göreceksin Ağladıkça, Ağladıkça Geceyi tutacağız göreceksin, göreceksin İlk yazda bitti telaşım Alnımda hep kavga duruyor Vakitsiz kırstan mı Bahardan mı yoksa aşktan mı Ağladıkça, ağladıkça bozkırlar yeşerecek Görecek göreceksin Ağladıkça, Ağladıkça Güneşi tutacağız göreceksin, göreceksin. Söz: Gülten Kaya Hayaloğlu Müzik: Ahmet Kaya / Ara Dinkçiyan MAVİ'NİN TÜRKÜSÜ Şu dağdaki gezene bak Gözlerinin rengine bak Mavi gözler kan kan olmus Şu feleğin işine bak Şu dağdaki gezene bak Gözlerinin rengine bak Seni vuran beni de vursun Şu feleğin işine bak. Dağlarda talan olur mu Dosta hiç yalan Ölürsem duyan olur mu Şu feleğin işine bak. Söz: Ahmet Kaya Müzik: Ahmet Kaya ÖLÜM DÖRTLÜĞÜ Ölüm her aklına geldiğinde Ah edip vah edip inleme Bu halinle tanrıyı incitmiş olacaksın Ecel kapını çaldığı zaman Evi telaşa verme O geldiği zaman Sen gitmiş olacaksın. Söz: Anonim Müzik: Anonim ÖZGÜR ÇAĞRI Sana yalan söyleyemem Darılırsın yavrucağım Ağabeyin bir gün dağdan döner Giden gelmez, geri dönmez Bilmiyormusun yavrucağım Sen üzülme, sıra bende Gideceğim yavrucağım Elverir ki çoşku Haylaz çocuklarını boğazlamasın Avunmak elbette kolaydır Şehri yiğit bir türkü gibi dolaşmak Dağlara destanlar, düşünmek kolaydır Hapislere bir sevinç çığlığı gibi düşmek Kızların diri gögüslerinde Matbaalarda Ve kongre zabıtlarında dünyayı tazelemek Yeryüzüne depremler düşürmek Çünkü binlerce militanın rüzgarlı macerası Bir kurşun bile değildir namusun mavzerine Gönlün kahpeliğine tutsaksın açıkçası Asıl savaş alanı suskundur arkadaş Sahipsizdir Asıl savaşcılar afyonlu,mütevekkil Öyleyse Şehrin girdabında çalkalanan zulüm Halkın şanlı isyanına işaret değil Bodrum duvarlarına öfkeli yazıları Tırnaklarınla kazıyorsan da Sana yalan söyleyemem Darılırsın yavrucağım Ağabeyin bir gün dağdan döner Giden gelmez, geri dönmez Bilmiyormusun yavrucağım Sen üzülme, sıra bende Gideceğim yavrucağım Bulvara dökülen bildiriler Harcanan bunca emek,bunca değer Fokurdayan metal potası İşleyen rotatifler Cesetleri iğnelemek gibi birseydir Ve zaman usulca göz kırpıp telaşına Homurdanarak çekip gitmiştir Yani bu Aşağılık bir dramdır artık Çünkü jarjuruna Boş kovanları dolduran adam En azından kendinden utanmalıdır Yani yetsin diyorum Şarkılarınızı dağlarıma sürün diyorum Uzatın ellerinizi diyorum Uzatın tanışalım HELALLAŞALIM.... Söz: Ahmet Kaya Müzik:Ahmet Kaya Şiir: Orhan Kotan SABIR KALMADI Her şarkının içinde Ben seni görürüm Sevda nefes gibi Çekmessem ölürüm Sabır kalmadı içimde Dertler yaş oldu gözümde Bu yoksulluk denizinde Boğulmadan gel Sensiz isyan ettim her an Dünyam kahır, dünyam zindan Yine başım duman duman Olmadan gel... Yıllardır ne bir haber Ne bir selamını aldım Bu koskocaman dünyada Sensiz yapayalnız kaldım. Sabır kalmadı içimde Dertler yaş oldu gözümde Bu hasretlik denizinde Boğulmadan gel Sensiz isyan ettim her an Dünyam kahır, dünyam zindan Yine başım duman duman Olmadan gel... Söz: Ahmet Kaya Müzik: Ahmet Kaya YALAN DA OLSA Sokak ortasında bir kadın bar-bağırıyordu Kendini arıyor, kendini soruyor bağırıyor Sesi kulaklarımda bir kurşun gibi patlıyor Yalan da olsa haklılar diyoruz ama Bu da yetmiyor. Gece yarısı vardiyada işçiler tedirgin üşümekte İşten değil, güçten değil, içten üşümekte Zaman geçmekte, zaman gecikmekte, zaman üşümekte Yalan da olsa birleşiyorlar ama Bu da yetmiyor. Gece yarısı bir müzisyen evine yine geç dönüyor Taksi parası bile yok cebinde ama evine dönüyor İki damla yaş geliyor gözlerinden cigarası sönüyor Yalan da olsa zenginiz / ya Bu bize yetmiyor. Yalnızım yalnızlığım beni dinlemekte Yalan da olsa ne var ki bu şarkıyı / şarkıları söylemekte Yalan da olsa içimden bir bulut akıp gidiyor Yalan da olsa mutluyum / ya Bu bana yetiyor. Söz: Ahmet Kaya Müzik: Ahmet Kaya YETER Bilmedigim bir şey söyle bana Mutluluğu anlat mesela Bilmedigim bir şey söyle O çok duyduğum yalanlar olmasın Bilmedigim bir şarkı söyle bana Sözlerinde ayrılık olmasın Yeter bu dünya’nın cefası derdi Yeter boş yere kaç bahar tükendi Yıllarca kendimi kahrettiğim yeti Gel bana Bilmedigim bir şeyler söyle Yıllarca dinlediğim aynı masallar yetti Gel bana Bilmedigim bir şeyler söyle Bilmedigim bir şey söyle bana Gülmeyi anlat mesela Bilmedigim bir şey söyle Ezbere bildiğim dertler olmasın Bilmedigim bir şarkı söyle Gözlerimde hüzün bırakmasın. Söz: Zeynep Talu Müzik: Ahmet Kaya BİZE NE OLDU Gece düştüm sokaklara Her yerde seni aradım Birden karşıma çıktın Seni gördüm ağladım. Yine ne kadar iyiydin Yine ne kadar sıcak Oysa neler anlatıyordum içimden Artık diyebilmem imkansız. Söyle söyle yar bize ne oldu Yine gönlüm derbeder oldu İstedim gözünü öpeyim Gözlerin düşmanım oldu. Alışamadım yalnızlığına Karanlığa çok uzağım Ne olur södürme ışıkları Karanlığa alışacağım. Gitme bu gece, gitme, gitme Ne olur kal benimle Ağlatmasın şarkılarım ağlatmasın Belki bu son gece. Söz: Ahmet Kaya Müzik: Ahmet Kaya SAZA NİYE GELMEDİN Saza niye gelmedin Söze niye gelmedin Gündüz belli işin var Gece niye gelmedin Üç gün dedin, beş gün dedin Aylar oldu gelmedin Geçen Cuma gelecektin Haftalardır gelmedin Çaldığım saza mı yanam Ettiğin naza mı yanam Alam yari koynuma Kış yatam, yaz uyanam Üç gün dedin, beş gün dedin Aylar oldu gelmedin Geçen Cuma gelecektin Haftalardır gelmedin. Söz:Anonim/Ahmet Kaya Müzik: Anonim Derleme: Ahmet Kaya Alıntı/Ahmetkaya.com |
||||||||||
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|