![]() |
|
||||||||
| Türkçe Şarkı Sözleri [Lyrics] Türkçe şarkı sözleri burada sunulmaktadır. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
1980
Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni yokluğun ah yol yol olsa uzasa unutmam seni yokluğun ah yol yol olsa uzasa unutmam seni Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni Akşam vakti sardı yine hüzünler Kalbim yangın yeri, gel kurtar beni senden Akşam vakti dolaştım sokaklarda Yırtık bir afiş, seni gördüm duvarda Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni yokluğun ah yol yol olsa uzasa unutmam seni Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni AĞIT Dün gece dün gece dost Seyrim içinde, seyrim içinde Seyrim ağlar, ağlar hey dost Pir Sultan deyi Gündüz hayalimda gece düşümde Düşlerde ağlaşır hey dost, Pir Sultan deyi, Pir Sultan deyi Uzundur, uzundur dost dedemin boyu, dedemin boyu Yıldızdır yaylası dost, Banazdır köyü Dost hey dost, dost hey dost Yaz bahar ayında medet dolanır suyu Sularda ağlaşır hey dost, Pir Sultan deyi Pir Sultan kızıyım ben de Banazda Kanlı yaş akıttım baharda güzde Koç babam astılar kanlı Sivasta Dar ağacı ağlar, Pir Sultan deyi, Pir Sultan deyi AĞLADIĞIN GECELER Ağladığın gecelerde şarkılar söyle kurtulursun Elleri var karanlığın, dokununca korkma sakın Hangi düş yaralanır gerçekle Hangi dal incinir yeşilinden Hangimiz oyuncaklar kırmadık Bir sigara ver bana Yağmur olur gecen yıllar, şemsiyen var mı? Icinde kalabalıklar sırılsıklam Olum dediğin aslında yalnızlıkmış Bir sabah bir bakıyorsun, herkes gitmiş Hangi düş yaralanır gerçekle Hangi dal incinir yesilinden Gel duman gizlesin yüzümüzü Bir sigara ver bana Bir gün habersiz cık gel Bıraktığın gömleği alma Sevginin de elleri var Dokununca baslar rüya. AKINTIYA KARŞI Uzun bir yol vardı, nehir boyunca Derin yamaclardan daglara dogru Bir cocuk bulutlara cıkardı Gördüğü düşün kanadıyla Saclarında bir yaz yağmuruydu Ellerinde nergis kokusu Dünya inan ki bildiğin gibi değil cocuk Bir dümensiz sandal, belki oyuncak bir kayık Leyla sensin, sevdiğin hayal değil cocuk Eski bir sevdadır akıntıya karsı yolculuk Geceydi ay vardi, bütün hayatımız Uzak bir yıldızdan düşmüş gibiydi Dilimde bir genclik sarkisiyla Aradım eski hayalleri Vakitsiz geçip giden trenlerde Sevgili arkadaş yüzleri Dünya inan ki bildiğin gibi degil cocuk Bir dümensiz sandal, belki oyuncak bir kayık Leyla sensin, sevdiğin hayal değil çocuk Eski bir sevdadır akıntıya karşı yolculuk AKLIMDA bir ucunda yar oturur, ayakları suda bir ucunda kelebekler bu sandalın zaman zaman huzunlerim duşer suya dudagımda emaneten bir kahkaha aklımda yoktu hic olum,yar aklımda yoktu hic olum.. işte yalnızlıgım gelir senin gittigin yerden aşktı gecen aramızda laf degil anladım sonunda, sevdigin kadardır aşk hayat nedir ki, bir duş, gordugun kadar.. sevip sevip unutmanın bir yolu olmalı yakışmıyor ne giysem ustume sorar durur mırıl mırıl icimde bir kedi yaşayan kaldı mı sahiden gecmisi? AKŞAM ŞARKILARI Bir şarkı sesiydin yıllar içinde Bir çığlık direnciyle seni arar. Aradığım sen misin yalnızca Yoksa seni yitirirken yitirdiği şey mi var? Akşam vakti İncesaz'da koyulurken şarkılar Güneşlerden güzelsin sen düşünme Geçen yıllar elinden çıktı sanma Ne bir iz var, ne yorgunluk var yüzünde Güneş varken ışık bitmez inanma Şarkılardan geçilir şarkılara Eski bir semaverde son pırıltıları günün Mor bir karanlık gibi başlar birden gözlerine Özlem senin kadar kimsesize ne desin En iyisi bir şarkı Yıllarla geçen günlere dön bak ne bulursun Bir bitmişe bitmezi sunmak niye olsun Bir kuş gibi göklerde gezer vurulursun Sensiz geçecek yılları, yıllar diye alma. Aradığım sen misin yalnızca Yoksa seni yitirirken yitirdiğim şey mi var? AL BENİ SEVECENLİĞİNE Ben sevdayım, al beni sevecenliğine Ben gülüm, dallarına aşıla beni Çocuğum ben, göğsünde büyüt Umudum ben, düşüncende geliştir Acıyım, gerçeği ararsan bende İnancım, coşkuyu yaşarsan bende ALAGÖZLÜ YAR Gözlerin aladır yar Sanki piyaledir yar Dertlerimin dermanı Başıma beladır yar Ala gözlü yar, şirin sözlü yar Güler yüzlü yar, şirin sözlü yar Taze bahar gülümsen Sevimli bülbülümsen Dudakların goncedir Oy açılsın gülürsen ALDATAN ŞARKI bi göz bakar içinde kör değil, görür görünmeyeni zor değil, elinde ne kaldı senin ,cebinde ne kaldı senin? kayıp giden bi balık kar değil... bugün hesap günü vakit tamam, son ışıklar söner biter akşam dışında karanlıkların dışında yalnızlıkların hep kendi yolunda yürür zaman... AHH ŞU KALBİM NASILDA İNANDI SANA AHH ŞU KALBİM YALANLARA DOLANLARA gezindiğin yollar hani nerde? inandığın güzellikler hani? sen istedin oyle oldu seninle ağladı güldü tükenip giden sewgiler haniii? bi gün gelirsin içinden rüyaların bi gün düşersin eline yine arayıp sormadan,bulup bakıpta görmeden bilir hep kendi yolunda yürür zaman AHH ŞU KALBİM NASILDA İNANDI SANA??? AHH ŞU KALBİM YALANLARA,, DOLANLARA!!!... AŞK BİTTİ Aşk bitti Elimden sanki minik bir balık kayıp gitti Aşk bitti İçimden sanki bir şeyler kopup gitti Aşk hiç biter mi Hiç bir şey olmamış gibi Boşlukta kaybolup gider mi Aşk hiç biter mi Kalır adımızla Bir sokak duvarında Bir ağaç kabuğunda Bir takvim kenarında Kalır bir çiçekte Bir defter arasında Bir tırnak yarasında Bir dolmuş sırasında Kalır bir odada Bir yastık oyasında Bir mum ışığında Bir yer yatağında Aşk hiç biter mi Kalır dilimizde Yinelenen bir şarkıda Bir okul çıkışında Bir çocuk bakışında Kalır bir kitapta Bir masal perisinde Bir hasta odasında Bir gece yarısında Kalır bir durakta Yırtık bir afişte Buruk bir gülüşte Dağılmış yürüyüşte Aşk hiç biter mi Kalır bir sokakta Bir genel telefonda Bir soru yanıtında Bir komşu suratında Kalır bir pazarda Bir kahve kokusunda Bir tavşan niyetinde Bir çorap fiyatında Kalır bir yosunda Bir deniz kıyısında Bir martı kanadında Bir vapur bacasında Aşk hiç biter mi AŞK OLSUN Aci vurdu, yaraliyim Giyindim kusandim, karaliyim Sen de cek gitm sen cek git istersen ben dogustan, buraliyim Karisti aklim, gittin diye sen; ah, cozmek gerek yeniden Silindi yuzun, ne gelir elden; ah, cizmek gerek yeniden Eskitir adami yillar birden; formatlamak gerek yeniden Bu hayat beni yordu dersen; askla yikan o zaman, yeniden Ask olsun da, dus olsun Ister sonunda yas olsun Gunler, gecelerde yasananlara Kim unuttuysa tas olsun Ask olsun guzelim, ask olsun AŞK YÜZÜNDEN hepsi senin olsun bana bir ışık ver içime vursun herşeyi bilenler yüzüme bakıp eksiğimi bulsun ben o yalan sözlerin peşine düştüm aşk yüzünden hep aşk yüzünden aşk yüzünden hep aşk yüzünden bazı geceler ben uyuyamadım annemi düşündüm sanki uzun bir gün geride kaldı oysa bir masaldı ben o sokak kedisinin peşine düştüm aşk yüzünden hep aşk yüzünden aşk yüzünden hep aşk yüzünden bir kadeh bu kırılır içimde geçmişim kirlenir her gece yüreğimizde yıkasak çıkmaz bir leke aşk onarır bizi kırılınca aşk onarır bizi kim kime inansın uyanıyoruz her sabah yalanla her şeyi bilenler avutuyorlar eski bir masalla ben o sokak kedisinin peşine düştüm aşk yüzünden hep aşk yüzünden aşk yüzünden hep aşk yüzünden bir kadeh bu kırılır içimde geçmişim kirlenir her gece yüreğimizde yıkasak çıkmaz bir leke aşk onarır bizi kırılınca aşk onarır bizi AŞKI ARAMA Aşkı arama çıkagelir Gecelerin peşine taklır Kendi yüzünü tanıyamazsın Gün götürür gece getirir Sen yabancı ben yabancı İki çoçuk dünya yabancı Ver elini bana meşke gidelim Saz yabancı söz yabancı Elini tuttum bana ışık yak yar aman aman Düğüne girdim bana yakından bak aman aman Aç yüreğini derunuma bak yar aman aman Ver elini bana meşke gidelim Saz yabancı söz yabancı Ver elini banaaşka gidelim Sen yabancı ben yabancı Belki yaşanır unutulur Kim unutur yalan unutur Aşkı arama çıkagelir Gecelerin peşine taklır AŞKLAR ESKİR sevdim seni gizlisi saklısı yok sevdim seni başkası yok bir savaştır sürüp gider aramızda haklısı yok ne bu aşk bir kedi ne de sen bir kuşsun ne hayat bir hamal ne de sen yokuşsun ne yalnızlık peçete ne de aşk leke dökülmüş üstüne hadi sil hadi sil sararıp solan aşkımızı güller ve hayaller, isimler ve resimler silinir aşklar da bir gün eskir ister sev ister sevil hiçbirşey olması gerektiği gibi değil AYKIZ Beni yaktın aykız ay taşan Beslemektir ateşe Söylemez için Şerbet gibi için Söyle söyle sene bilen oldu yar Gözüm yolda kaldı ay gözüm Pozay oldy Sene vardı yüreğimde sözlerim Söyle söyle sene bilen oldu yar Çağırıram gel kalsan beni incitme Yalvarıram yar beni atma terketme Yollarına baka baka kaldı gözlerim Söyle söyle sene bilen oldu yar Yalvarıram gel AYRILIK ŞARKISI bugün küskün bir gün var masamda bütün ayrılıklardan arta kalmış ayrılık usulca büyür içimde sonra usulca uzaklaşır aramızda ne yer var ne de zaman ne başka bir yüz ne başka insan ayrılık saksıdaki çiçeklerimiz gibi büyür sessiz ve nedensizce durmadan AYRILIK TRENİ Anladım bu hayat bize artık hiç gülmeyecek Biraz acı, biraz rakı, böyle sürüp gidecek Biraz hüzün, biraz üzüm, böyle sona erecek Anılardır eski günlerin yeri Ne yapsan yap, dönmez geri Ayrılığın treni durmaz artık Döndümüydü tekerleri İşte sevda buymuş, her değen tutuşmuş Bu ne tatlı bir belaymış bırakmadı yakamı Ama olsun, acılar adam eder, adamı AYRILIKTA SÖYLENMİŞ BİR YAZ TÜRKÜSÜ Gözlerine bakar ağlar Bu son şarkı Son umut Gitme hep burada kal Bizimle kal bu kıyıda Her yanına dokundum bakışının Her yerini tanıdım göklerinin Gün boyu sende uçtum Dinlendim dallarında Atlılar gibi yoruldum yanında Uyudum Ölür kıyı ölür yazlar Alır götürür karakış Her bahar her umuda zorunlu mu Neden yolcusun bu kadar Gideceksen Al götür umudumu Al götür sonuna kadar AYRILIŞ Bakakalırım giden geminin ardından Atamam kendimi denize, dünya güzel Serde erkeklik var Ağlayamam. AYŞE'YE ŞARKI bize gülerek bakma bebeğim, bize gülerek bakma bize yüzünün resmini gülüm gülerken bırakma hep biraz eksik olacak artık her şey hep biraz eksik hiç göremediğin tavşanların kulakları, hiç göremediğin pisiler, hiç yürümediğin şehirlerin sokakları, hiç şaşırmadığın isimler, gülerken sevinç, yüzerken deniz, senin hiç yaşamadığın mevsimleri yaşarken biz hep biraz eksik olacak artık her şey hep biraz eksik ayşoş'um, minik kuşum, sen uçtun ben vuruldum. ayşoş'um, minik kuşum, ben uçtum sen vuruldun. BABAMI ANARKEN Bu gece ağlarken mezarınıza Tatlı bir ümitle bakmaya geldim Aziz ruhunuzun derinliğine Bir gözyaşı olup akmaya geldim Kalanlar memnundur bu işinizden Ölüme gülerek gidişinizden Ben işte o sönmez ateşinizden Çalıp da kalbimi yakmaya geldim Gücünüz getirdi bize bu günü Sözlere sığmayan bu güzel ünü Ben de sizin gibi bir aşk gülünü Gencecik göğsüme takmaya geldim BAHÇEDEKİ SANDAL Ne gören var ne bilen Bir kokuyum büyülü Yelle savrulup gelen Ne diriyim ne ölür Ne gören var ne bilen Bir düş ya bir düşünce Düğüm çözülür hemen Elimi değdirince Ne okuyup ne anlarsın En iyi kafaların Ne kolay yanılması Ne gören var ne bilen Çıplak bir göğüs birden İki gömlek arası BALIKAĞZI Bu bir kılıç balığının öyküsü Yazılmasa da olurdu Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu Uskumrunun arkasından gidiyorduk Sürünün içinde ben de vardım Sırtımda bir zıpkın yarası Mutlu olmasına mutluydum Nedense gitmiyordu kulağımdan Bir türlü o 'ağ var' sesleri Deniz kızı girmiş düşüme Ben iflah olmam Dalyanları birbirine katmak orkinosların harcı Dolanınca ağa çok geçmeden küserim Bir çocuk bile çeker sandala beni Bu kadar ağır olmasam Beni böyle koşturan yaşama sevinci Kanal boyunca bir o yana bir bu yana Siz yok musunuz siz, derya kuzuları Kestim kılıcımla karanlığını dibin Yakamoz içinde bıraktım suları Ah, aysız gecelerde olur ne olursa Atın beni mor kuşaklı bir takaya götürün İri gözlerimde keder kılıcımda hüzün Satın beni satın beni Rakı için BANA Bİ KOCA LAZIM Yüreğinde isyan varsa gel yanıma yanıma yanıbaşıma Gizli bir rüyan varsa gel yanıma yanıma yanıbaşıma Kendinle kavgan varsa gel yanıma yanıma yanıbaşıma İmkanız bir sevdan varsa gel yanıma yanıma yanıbaşıma Ateşe baca lazım kitaba hoca lazım Bana bi koca lazım o da bu gece lazım X2 Anlatsın da roman olsun hediyesi zaman olsun Yalnız beni sevdiğini söylesin de yalan olsun Aaaaaaa yanaklarım kiraz çilek Düşlerim pembe bulutlar Açıyorum çiçek miçek Eteklerim mor salkımlar Aaaaaaaa aşkın zamanı mı var X2 Ateşe baca lazım kitaba hoca lazım Bana bi koca lazım o da bu gece lazım X2 Aaaaaaa yanaklarım kiraz çilek Düşlerim pembe bulutlar Açıyorum çiçek miçek Eteklerim mor salkımlar Aaaaaaaa aşkın zamanı mı var X2 Ateşe baca lazım kitaba hoca lazım Bana bi koca lazım o da bu gece lazım X4 BANA KALSIN Yağmurlar ve sen, ayrıldık neden? Sen yokken bu dünya nasıl dönüyor bilmem Aşk geldi kapımı çaldı, aklımı başımdan aldı Yani şimdi dünyanın bütün derdi bana mı kaldı? Kalsın, bana kalsın, hayat çiçek, sen balsın Kalsın, bana kalsın, hayat güzel, sen varsın Ay bana kalsın, güller bana Şarkılar bana kalsın, geceler bana Ay bana kalsın, güller bana Yalnızlık bana kalsın, kediler bana Yağmurlar ve sen, gözyaşlarım neden? Hem sevip hem ayrılmak kader miymiş bilmem Aşk tuttu dağı deldi, balık olup denize daldı Yani şimdi dünyayı kurtarmak bana mı kaldı? BEKLE BENİ Tek bir haber bile çıkmasa uzaklardan Saçma da olsa bekleyişin Yalnız sen olsan bile bekleyen beni Bekle beni Bırak beklemekten usanmış dostlarım Öldüğümü sansınlar benim İçme anılar gibi acı İçme o acı şaraptan Yağmurlar içinde bekle beni Karlar tozarken bekle Ortalık ağarırken bekle Kimseler beklemezken bekle BEYRUT Bu yol bir şehre giderdi Güneşin tutuştuğu denize batmış güle Mavi ıslak gecelerde ne sevgiler açardı Dünya menekşe bahçesinde alev alev Ey şehir sen yoksun Uyudun uyandın büyü bozuldu Bir kapı kapandı geçmişe Toprak yok artık su yok Sevinç telaş yok Ey şehir sen yoksun Bu kıyıda bir ağaç yeşerdi Sedefin toprağında diz çöktü maya Bir masal vardı bu şehre dair Sütü bal koyuluğunda gözleri kara Ey şehir sen yoksun BİLİNMEYEN ÜLKE Ey güzel ülke, uzak ülke Ey bilmediğim ülke Ne kendi isteğimle geldim sana Ne de soylu bir atın sırtında Beni bu yiğit delikanlıyı Gençliğin ateşi sürükledi sana Bi de başımdaki şarap dumanları BİLMİYORUM NE OLACAK Bilmiyorum ne olacak, bakabilsem yarina Karanlik geldi her yol bana Her liman bana Dusmusum bir de ustelik hayat kavgasina Dusmusum bir de ustelik hayat dalgasina Ah anam benim garip anam, gene al beni kollarina Ah anam benim garip anam, gene dusmusum ask yollarina Bir dokun bin ah dinle, doner dunya dert icinde Ademoglu nisyan ile, biz isyan ile... Ah, bir aska yandim ki Yelkeni yok, ruzgari yok, derdi cok, dermani yok Gemiler yola cikmis, kuregi yok kaptani yok Ah anam benim garip anam, gene al beni kollarina Ah anam benim garip anam, gene dusmusum ask yollarina BİNDOKUZYÜZSEKSEN Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni Hasretin ah yol yol olsa uzasa unutmam seni Hasretin ah yol yol olsa uzasa unutmam seni Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni Akşam vakti sardı yine hüzünler Kalbim yangın yeri, gel kurtar beni senden Akşam vakti dolaştım sokaklarda Yırtık bir afiş, seni gördüm duvarda Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni Hasretin ah yol yol olsa uzasa unutmam seni Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni BİR EFLATUN ÖLÜM Orda duruyorsun Terkedilmiş beyaz ve nazlı Git diyorlar gidiyorsun Kal diyorlar ne bir ses ne bir şarkı Kırgınım saçılmış bir nar gibi Sessiz akan bir ırmağım gecede Git dersen giderim Kalırım kal dersen Söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyım Git dersen giderim Kal dersen kalırım BİR MASAL DA TÜRKÜ Gözlerini kapasan hafifçe Süzülür bakışların aralıktan Bir savaşı sürdürür kendince Bir savaş ki yalnızca güzellikten Bir savaş ki aşar gider usulca Kaç akşama dayandı yüzyıllarca Sevindi gün boyu gündüzden Ne büyük savaşçılar geldi geçti Her akşam bir umuttan sessizce Her akşam bir direnç yaratabilen BİR TUĞLA DA SİZ KOYUN Bir ışık da siz yakın Usulca başucuma Biraz hayal bırakın Gizlice avucuma Bir çivi de siz çakın Elime ayağıma Bir kilit de siz asin Dilime dudağıma Bir tuğla da siz koyun Mezarımın üstüne Beni kendime gömün Kendi iç denizime. Kimse var mı, beni duyar mı? Kimse var mı, hep duvar mı? Bir umut da siz satın Düzayak bir kent kurun Bir kürek de siz atın üstüne Anıların. Bir kilit de siz asın Dilime dudağıma Bir çivi de siz çakın Tabutun kapağına Bir tuğla da siz koyun Mezarımın üstüne Beni kendime gömün Kendi iç denizime. Kimse var mı, beni duyar mı? Kimse var mı, hep duvar mı? BÖYLE GİTMEZ Güpegündüz ay gördüm şaştım Şarap içtim kendimden geçtim Sandalım sallandı düştüm Ölsem farketmez Kalsam farketmez Böyle derde sabır yetmez Hep böyle gitmez Yok yaz beni, kayba yaz Arayıp dursun alim olan Yok yaz beni, kağıda yaz Okusun dursun mebusan Bir elime gül verdiler Bir elim zincir Ne tutmaya dal verdiler Ne gitmeye menzil Benim soyum soysunlar bitmez Bu değirmen merkepsiz dönmez Bir yol kestim kervan geçmez Ölsem farketmez Kalsam farketmez Böyle derde sabır yetmez Hep böyle gitmez CİN Ne gören var ne bilen Bir kokuyum büyülü Yelle savrulup gelen Ne diriyim ne ölü Ne gören var ne bilen Bir düş, ya bir düşünce Düğüm çözülür hemen Elimi değdirince Ne okur ne anlarsın En iyi kafaların Ne kolay yanılması Ne gören var ne bilen Çıplak bir göğüs birden İki gömlek arası ÇAMDAN SAKIZ AKIYOR Kız nişanlın bakıyor, oy zalim nenni nenni Koynundaki memeler Turunç olmuş kokuyor, oy zalim nenni nenni O yana da dönder sar beni Bu yana da dönder sar beni Sağ yanımda yarem var, sol yana dönder beni Dama bulgur sererler Çıkma boyun görürler, oy zalim nenni nenni Saçın ibrişim teli Hançere bağ örerler, oy zalim nenni nenni O yana da dönder sar beni Bu yana da dönder sar beni Sağ yanımda yarem var, sol yana dönder beni Armut dalda beşili, ,tanyelleri ışılır Annesin yorgan vermemiş, kar memeler üşümüş Ah çinçini çinçini, öpem ağzın içini Öperkene sırnaşım, bağışlayın suçumu ÇAVUŞ Cigarası sönmüş bir elinde Bakışında sevdalar Cigarası sönmüş bir elinde İçinde bir efkar Böyle değildin yıllar önce sen Gülüşünü bakışını aldı mı rüzgar Böyle değildin yıllar önce sen Gülünü dalını kırdı rüzgar Çık yollara şarkı söyle Ne hale geldi dünya böyle Unut olanı ver elini oyna Ceketini bakışını gülüşünü topla Geriye kalan acınası dünya Dünya Yeni bir umut yok bu yerlerde Bırakmadım gittin Yeni bir ışık yok bu yerlerde Güneşimi tükettin Böyle değildi dünya evvelden Gülüşünü bakışını ceketini al git Çare yok artık soldu bu bahçe Suçunun yükünü kim alır şimdi Bu ışıksız gün senden kaldı Bu yeşilsiz dal senden kaldı Unut olanı ver elini oyna Gülüşünü bakışını ceketini topla Geriye kalan acınası dünya Dünya Çık yollara... ÇOCUĞUN KURGULARI Zaman geçecek mi çalı diplerinden Anılar yürür gibi sulara Bak sevindiğin kadar aynalara Bir savaş gökleşecek denizden Sevişmeler boyandı uykulara Yorgun karlar gibi yağıp gitmekten Tarlalar artık yoruldu çiçekten Gün gizlendi kaçarak kuytulara Bitmeyen sularısın sevinçlerin En güzel ırmaksın sonsuzluklara Sen her sevgide en iyisin Bir çin duvarısın yalnızlıklara Zaman geçecek mi bulutların içinden Bir yanlış bırakmadan anılara Bembeyaz güneşli gecesin sen Yer yok varlığında karanlıklara DARGINMIYIZ Bu sabah uyanırken tam Karşıma çıktın Bu sabah uyanırken tam Kara karaydı gözlerinin akları Kara karaydı gözlerin Dargın mıyız, dargın mıyız, dargın mıyız yoksa, dargın mıyız? Bu sabah uyanırken tam Sana urganı eriği hoşafı yaptım Yanına domatesli pilav yemedin Durdun öyle karşımda mahzun Bana çok uzaklardan baktın Her bahar erguvanlar içinde yaşardık Bu bahar erguvan görmedim desem yeri DELİCE ZEYTİN Elbet sen de güzel olacaksın küçügüm Aşk güzel ediyor herseyi Kaşların gözlerin ne güzel, bakışın ne güzel Dert savurur sevda toplar çiçegini Bak bu ışık senin ışıgın Dallarına ay doğmus, delice delice zeytin Bu bahar yine gelin olacak Omuzunda yesil bir duvak, delice, delice zeytin DEVE Ne geceyim ne gündüz, zamansız gibiyim Ne vatanım ne gurbet, mekansız gibiyim Al götür beni ellere, sanki el gibiyim Ver getir beni kendime, kendimde değilim Kafayı kırdı Mecnun yürür Çöl düştü peşime kum yürür Yavaş yürür fakat uzun yürür Yavaş yürür uzun yürür Deveye bindiler deveden indiler, acayip Develer eğriydi develer uğruydu, acayip El açan altın buldu, imansız gibiyim Adam olanlar oldu ben imkansız gibiyim Kendi derdime yanmaca, kundakçı gibiyim Kendi halime gülmece, pek tekin değilim. DÖNÜŞ Pencereden kar geliyor Aç gözünü dünya Uzaklarda bir kör iskele Eski bir mavna Garip ömrüm düş görüyor Yaz yazabilirsen Avucumda bir kurşun kalem Bir beyaz sayfa Ansızın içimden bir gökyüzü Kanatlanıp uçuyor Ağacında bir küçük kuş Dünyamız yıkanmış durmuş Birader şırnak tan dönmüş Vay geliyor Bir sebebi yokken Durup durup durup durup gülüyor Boğazımda kör düğüm var Çöz çözebilirsen Kapılarda sır fısıltılar İsmini söyler Geceler dostun mu oldu Yum gözünü dünya Gözlerinden uyku kuşları Uçtu mu birader Kar beyazı aklı gidip gidip gidip gidip geliyor Adımı sordum unutmuş Türküsünü dağlar yutmuş Düşünde gerçek tutuşmuş Vay yanıyor Hiç sebebi yokken durup durup durup durup gülüyor DUT AĞACI Dut ağacı boyunca Dut yemedim doyunca Yari halvette gördüm Danışmadım doyunca Menim balam kime neyler Körpe balam kime neyler Menim balam ay balam Körpe balam ay balam Kızıl üzüm siyahladı Verdim anam sahladı Anama kurban olum Meni tez adahladı Gedirdim yavaş yavaş Ayağıma değdi taş Senden mene yar olmaz Gel olah bacı gardaş DUVAR Her sokak başındaydınız Her yolun sonunda kimsesiz Evlerin içindeydiniz Kimbilir bir ömür, kimbilir Aşk nedir bilirdiniz siz Belki her gece severdiniz Bir düşüm var benim, ah Söylesem güler geçerdiniz Öyle çok sustunuz ki, sayamadım ben Öyle çok öldüler ki, sayamdım ben Üzgünüm, bu düş sizindi Üzgünüm, ben hiç ölmedim Ah, kim inanır size Sevdiniz yalan, bildiniz yalan Ah, nereye gitseniz Gittiniz yalan, döndünüz yalan Düş değil, hayal değil bu Bir duvar, durur bakarsınız Bedava bir merdiven Koysalar iner çıkarsınız Her sokak başındaydınız Her yolun sonunda kimsesiz Evlerin içindeydiniz Kimbilir bir ömür, kimbilir DÜŞLER SOKAĞI Ben kuşlardan da küçüktüm bir gece vaktiydi Aşk tuttu elimden beni Geçtim düşler sokağından bir gece vaktiydi Ceplerimde hacıyatmazlar yağmur yağsa, uykum kaçsa bir kuş konsa badi parmağıma Ağlardım bir başıma Sevdadandır, sevdadandır sevdadandır dedi annem aldırma Aldırma gel yanıma Kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla Düş sattım aldanmışlara Aklım kaçıverdi elimden bir gece vaktiydi Sevdiğim başka sevenim başka Yağmur yağsa,uykum kaçsa Bir kuş konsa badi parmağıma ağlardım bir başıma Sevdadandır, sevdadandır Sevdadandır dedi annem aldırma Aldırma gel yanıma EBRULİ uyanır geceyarısı yoktan sevda yaparım adamım bu küçük işlere ben bakarım yanarım adamım bu küçük işlere ben bakarım yakarım dilsizler bana danışır kelebeklerin aklı benim gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim çağırırlar küçük adımı karapakiden ben akarım adamım bu küçük işlere ben bakarım yanarım adamım bu küçük işlere ben bakarım yakarım benim adım ebruli biraz gerçek bira rüya yalanımı sevsinler aşksız dönmüyor dünya benim adım ebruli biraz gerçek biraz rüya yalanımı sevsinler yalansız dönmüyor dünya kalbim sevda kuyusu her gün yoldan çıkarım adamım bu küçük işlere ben bakarım yanarım adamım bu küçük işlere ben bakarım yakarım dilsizler bana danışır kelebeklerin aklı benim gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim sen unut geçmişini ben aklımda tutarım adamım bu küçük işlere ben bakarım yanarım adamım bu küçük işlere ben bakarim yakarım EKSİK BİRŞEY Eksik bir şey mi var hayatımda Gözlerim neden sık sık dalıyor Eksik bir şey mi var hayatımda Gökyüzü bazen ciğerime doluyor Öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam Atsan atılmaz, satsan satamam Eksik bir şey mi var, anlayamam Bak çayım sigaram, her şeyim tamam Kalksam duraktan dolmuş gibi Arka koltukta unutulmuş gibi Terliklerimle, gelsem sana Sonunda aşkı bulmuş gibi ELLERİMİZ Derya içinde gül biter mi, yanar tutuşur mavi Beyhude esme deli rüzgâr, çözdüm ben yelkenimi Aşk unutmaz dönmeyeni Eyvah, yakıp yıkıp gideni Yar tennenni yar tennenni, dönmeyeni Gel gör, içimde gül kuruttum, solup gidecek rengi Bir düş yeterdi nice gördüm, yaktım ben cennetimi Aşk unutmaz dönmeyeni Eyvah, yakıp yıkıp gideni Yar tennenni yar tennenni, dönmeyeni Kaç bahar geçti, kaç gönül yıktık biz Hangi ırmakta yıkansın ellerimiz Yar tennenni yar tennenni, ellerimiz. ELMA Yürüdüğüm bütün yollar yokuş çıktı Yaşadığım bütün evler içimi sıktı Dön dünya dön, bize dön biraz Ne zaman birini sevsem bir şey noksan Evler odalar karanlık ışık noksan Dön dünya dön, bize dön biraz Dalların üstünde yeşil elma Elmanın aklından geçe dünya Elmaya sor aşkı bana sorma Ten-ne-ri-ne-ri-nen iyi değilim ben Alem kötü olmuş iyi değilim ben Bakıştığım her insanda ölüm vardı Seyrettim bütün alemi zulüm vardı Dön dünya dön, bize dön biraz Ne günahkarlar gördüm yükün tutmuş Ben göklerde ararken yerde bulmuş Dön dünya dön, bize dön biraz FAYTON Biz faytona ne zaman bindik en son ne zaman Şapkası sünnet gözleri cennet hocam o zaman Biz sinemaya gittik en son en zaman Elimizde yastık cebimizde fıstık hocam o zaman Biz bu denize ne zaman girdik en son ne zaman Martıların kanadına bindik hocam o zaman Biz ne zaman büyükdük en son en zaman Çocuklara yasaklar koyduk ne zaman zaman Biz ne zaman büyüdük işte o zaman Adam olduk sevdalanmayı unuttuk hocam Biz hayatı ne zaman sevdik ne zaman Çocuktuk sevdalandık hocam o zaman Biz ne zaman büyükdük en son en zaman Çocuklara yasaklar koyduk ne zaman zaman Biz ne zaman büyüdük işte o zaman Adam olduk sevdalanmayı unuttuk hocam Biz faytona ne zaman bindik en son ne zaman Şapkası sünnet gözleri cennet hocam o zaman Biz okulu ne zaman kırdık en son ne zaman Bahar geldi aklımızı çeldi hocam o zaman Biz hayatı ne zaman sevdik en son ne zaman Çocuktuk sevdalandık hocam o zaman FİNCANA KAHVE KOYDUM Ay nerde doğsa oradaydık Dallarda zerdali çiçekler Savrulup gider rüzgar esince Bütün bir bahar böyle geçti Anlardım aklından geçenleri Sustukça konuştuk sanki Sevdaymış meğer o içimizde Yıllardır uyuyan deli Sessizlik sensin geceleri Fincana kahve koydum gel Bugün şeytana uydum gel Ay doğdu dağın üstünden aman aman Dallarda beyaz çiçekler Dağıldım gecenin karasına Artık kimse kıramaz beni O kül gibi deniz o sessiz kız Kayıp bir sandala binip gitti Ne sen söyledin derdini Ne ben sevdiğime inandım Unut geçen eski günleri Bunca yıl sonra nasılsın Anlardım aklından geçenleri Sustukça konuştuk sanki Sevdaymış meğer o içimizde Yıllardır uyuyan deli Sessizlik sensin geceleri Fincana kahve koydum gel Bugün şeytana uydum gel Ay doğdu dağın üstünden aman aman Dallarda beyaz çiçekler GALATA KÖPRÜSÜNÜN ŞARKISI Değmeyin bana Göğsümde bin yara var Yeditepeli kent gibiyim Kafamda sarhoşluklar Açıktan geç be sandalcı Çek öte yana küreğini Kulaklarına sahip ol bayan Çizmesin şarkım yüreğini Bazen Omzumda ceket Her dokuz çekiliş Cebimde bilet Sabah martılara ekmek atarım Akşam göğsüme jilet Balıklarımız körpedir Derya kuzularıdır Her aşk biraz eksik Her tamam biraz yarıdır Her yıl biraz daha kısa Her ölüm erkendir Günler çoğaldıkça azalır Al gümüş tabakanı Kafana tokanı tak Şöyle kolkola girip Beyoğluna bir çıksak Lastikleri aynalı Keyifler gıcır Kardeşinin düşündüğü şeye bak Kunduralar aynalı Keyifler gıcır Kardeşinin düşündüğü şeye bak GECE İÇİNDE Sıcacık bir yağmur siner kara gecenin içine toprak somun gibi kabarır tak tak vurulur kapıma kişner kapımda kıratım dünyam gümüşler kuşanır GECE İÇİNE Sıcacık bir yağmur siner kara gecenin içine toprak somun gibi kabarır tak tak vurulur kapıma kişner kapımda kıratım dünyam gümüşler kuşanır GEL BİZE GİDELİM Bazen aşk yokuştur yorulursun Kimsesiz kalırsın bir başına Simsiyah bir düştür geceler boyu Aşk biter yalan başlar, tükenirsin Gel bize gidelim unut dertleri bugün Belki yoluna kor bir demli çay her şeyi Günahım olsun günahların Sen ağlayınca ben ağlarım Biz iki dost, biz iki yanlış, yan yana Siyah beyaz bir resim buldum ben dün gece Usul usul yaklaştı anılar dün gece Biliyor musun çok yanıldım ben, masal sandım geçmişi Söyle bana söyle yoksa aşk mı bu Aşk yerine gördüğümüz düş mü bu Ah benim alınyazım okunmaz Gözlerim meğer ki güneş olsun Sen benim yaramsın dokunma Bazen aşk yokuştur yorulursun. GELEN BENİM Pınarından özgürlüğün al bir yudum Çek bir soluk rüzgârından sevdamızın Seni benden ne bu kapı ne bu duvar ayıracak Seni bu kara kara gelen ölüm Gelir bir el kırar birgün kapıları Karanlığın bahçesinde açar gülüm. GELMİYORSUN Yetişmiyor sana sesim Bekliyorum gelmiyorsun Yıllar geçti mevsim mevsim Bekliyorum gelmiyorsun Dağlar yüce beller uzun Günler aylar yıllar uzun Bu kadar mı yollar uzun Bekliyorum gelmiyorsun GEMİ Ah, küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini, delisin Ah, yakarlar seni, dönmezsin bir daha geri, delisin Ah, deniz olayım, tuzumu rüzgârda savurayım, deliyim Ah, ne yelken ne yel, köpüklerde kaybolayım, deliyim Kime sorsam dönüşüm yok Nereye gitsem mavi Yelkenimde deli rüzgâr Her yanım tuz, deliyim Ah, peşimde rüzgâr, ne yağmurlar dost ne bir kıyı var, deliyim Ah, düşlerim kaldı, yalnızım düşlerim kaldı, deliyim Ah, yaralı kalbin, sönüp gidecek yaralı kalbin, delisin Ah, küçücük gemi, dönmezsin bir daha geri, delisin Kime sorsam dönüşüm yok Her gemi biraz deniz Her yanım mavi, her yanım yel Her yanım tuz GEMİLER GEMİ Gel otur yanibasima, anlat Istanbul Sokaklarin dili yok mu kendince Uzan denize karsi, cek sabah dumanini Saraylarin sahibi kim kaldi Gemiler gibi dunya, gemiler gibi hayat Gemiler gibi sevda, gecip gidiyor, gecip gidiyor Gozlerin gibi bir ruya Gordugum yetmiyor ki Kalbim acikta bir gemi Yolculuk bitmiyor Gemiler gibi dunya, gemiler gibi hayat Gemiler gibi yillar, gecip gidiyor, gecip gidiyor Icim Galata Kulesi, tas tas ustunde Sabahi et gonlunce etegimde Gel otur yanibasima, anlat hallerini Sususlarin dili var kendince GÖKTE UÇAN HUMA KUŞU Gökte uçan hüma kuşu Ne bilir dalın kıymatın Bülbülü kondurman dala Ne bilir gülün kıymatın Çift sürüp ekin ekmeyen Meydana sofra dökmeyen Arının kahrın çekmeyen Ne bilir balın kıymatın Mencilisten söz atanlar Gerçeğe yalan katanlar Sonra beyliğe yetenler Ne bilir elin kıymatın GÖRÜŞ GÜNÜ Bugün görüş günümüz Bugün görüş günümüz, dost kardeş birarada Telden tele mendil salla, el salla Telden tele mendil salla, el salla Merhaba İzin olsun mapushane içinde Seni senden sormalara doyamam Yarım döner cigaramın ateşi Gitme dayanamam Telden tele mendil salla, el salla Telden tele mendil salla, el salla Merhaba Merhaba Merhaba GÜL KOKUSU Dün gece senden, geçmişten söz ettik Kalplerimize dokunup geçtin Bazı şarkılar sensiz söylenmiyor Gülsek ağlasak olmuyor, bitti Çok yakınında bir gül var Çok büyük çok kırmızı Çok yakınında bir gül var Çok sıcak çok alımlı; alev gibi Bazen rüzgarlar bile dinleyip susar Bazen yağmurlar duyar, gül kokusu konuşur Bazen yıldızlar bakar kayıp gidene Bazen şarkılar bile güle benzer, tutuşur HERŞEY YOLUNDA Musluğu çevirdim, sular akıyor Perdeyi araladım, güneş duruyor yerli yerinde Kapıyı açtım, savaş-mavaş çıkmamış hala Oh be dedim, her şey yolunda Telefon çaldı, sevgilim, beni unutmamış Bakkal gazete koymuş kapıya, çalan olmamış Hava lodosa dönmemiş, trafik açık hala Oh be dedim, her şey yolunda Her şey yolunda, her şey yolunda, her şey yolunda bu sabah Her şey yolunda, her şey yolunda, her şey yolunda bu sabah Bugün aşk yüzünden ölmedim Serseri bir kurşun da düşmedi payıma İmamın kayığına binmedim daha Oh be dedim, her şey yolunda Uyandım ter içinde, dünya karanlık Bir sinek başımda dönüp dönüp duruyor Bir çocuk yüzü ekranda paramparça Oh be dedim her şey yolunda Her şey yolunda, her şey yolunda, her şey yolunda bu sabah Her şey yolunda, her şey yolunda, her şey yolunda bu sabah HEZARFEN At elini cebine çıkar Üç güvercin iki zar Beş metre çiften kefen bezi İki de tavşan var At elini cebine çıkar İki para var kadar Avucu marpucu kalemucu Ha bir de muskan var İki kanat açılır geceye İki kanat uçabildiğince Birini yer katmış önüne Birine sevgi sığmaz cebine Uç mirim uç çelebim Hicaza kadar uç Padişah lütfu ne anlar Ayakucuma düş Uç mirim uç Bu yürek kafeste durur mu hadi uç Uç mirim uç Bu yürek aheste durur mu hadi uç Sarığımın kuşağı çözülse Düşse dalgalara Yelkovalar yelkenim kaçar Aklım poyrazda At elini cebine çıkar Bir bilet hicaza Bir mühür bir de mirasa Koynunda muska İki gözüm açılır görünce İki kanat uçabildiğince İki kanat sığmaz cebine İki kanat açılır sevince İki kanat açılır bilince Uç mirim ... HİŞT HİŞT Su uyandı sen uyanmadın aşkolsun Salınıp çık, içine bahar dolsun Ne bu dünya böyle kalacak, ne geçmiş ziyan olacak Açacak akşaklardan, mor leylaklar Gecelerden çiy düşmüş dallarına Dile gelmiş o dilsiz sevdalar Işığın var mı, yak biraz, aydınlansın gecemiz Açayım deli gibi uyansın bu bahar Hişt Hişt Hişt Hişt Leylaklar açmış gördün mü? Dallardan bahar inmiş duydun mu? Karanlığın içinde bir ışık var Mor mor mor leylaklar Uyan gönlüm haydi perdeni aç Çilen doldu kafesinden kaç Uyan gel uykudan, dünya aşk görsün Hişt hişt Hişt hişt HÜKÜMSÜZDÜR Gelene geçene çok sordum Yoluna pusu kurdum Çok aradım rengini alemde Sonunda ben kayboldum Vay benim dertli başım vay Böyle göze böyle kaşım Ellere cennet göründü vay Ben buralarda kalmışım Uzak yoldan geldim ben İçip serhoş oldum ben Kandili söndür görmesinler Aaaah... öldüm ben Bir oda buldum surdibinde Dokuz kişi içinde Adını unuttum annemin Düş görürüm düşümde Perçeni düşmüş keline vay Saldırma koymuş beline Ellere cennet göründü vay Ben yanarım kısmetime HÜRRİYETE DOĞRU Gün doğmadan Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında İçinde bir iş görmenin saadeti Gideceksin ırıpların çalkantısında Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı Sevineceksin Ağları silkeledikçe Deniz gelecek eline pul pul Bir kıyamettir kopacak ufuklarda Deniz kızları mı dersin, kuşlar mı dersin Bayramlar, seyranlar mı, şenlikler cümbüşler mi Gelin alayları, teller duvaklar, donanmalar mı Heeeey Ne duruyorsun be, at kendini denize Geride bekleyenin varmış aldırma Görmüyor musun, her yanda hürriyet Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol Git gidebildiğin yere İKİ AŞK ARASINDA İki aşk arasında kaldı gönlüm küçücük Bana uçmayı öğret,kanatlarım küçücük Ben niye büyüdüm anne ben niye büyüdüm Aşkın peşinde yol oldum Ararken acıyı buldum Kalbim kayıp bir kedi Dönüp geri gelmedi Dallarda bahar kime gideyim ben Dillerde yalan bu nasıl dünya Unuttum geçmişi unutmasam olmuyor Yoruldum sevmekten küçücüğüm ben Yaralandım sevdalarda ölüp gitsem olmuyor İki aşk arasında annem küçüklüğüm ben Dallar bahar kime gideyim ben Diller yalan bu nasıl dünya İLK AŞK Şimdi ben oldum yeniden Kaçıncı kez yitirdiğim bulduğum Kardeşim kadar eski bir sokakta seni gördüm Anladım artık beyaz bir vapurdur aşk Makine dairesinde söylemediğimiz sözler Uyutmaz yolcuları sabaha kadar Seni mi gördüm, çözüldüm geçmiş gibi Bir karanfil açmış gibi yakamda Kokladım yalnızlığımı, acıdım kendime sana Zamanın üzümleri hep şarap olmuş İlk aşkım deli aşkım bana çare bul, kendine çare bul Bağlandı elim kolum neyleyim İlk aşkım deli aşkım bana çare bul, kendine çare bul Gel çöz beni azat et benden Bu dünya naylon, anlamak güç Bırak yıkasın içimizi geçmiş. İSTANBUL Istanbul Istanbul dedim sana geldim Istanbul Istanbul geldim de ne buldum Anam ayirmazdi benden gozunu Soylemisti dinlemedim sozunu Yillardir unuttum artik yuzunu Beni ne dertlere saldin Istanbul Beni ne dertlere saldin Istanbul Bir ates buldum, yandim yakildim Esti gecti ruzgarina kapildim Bir o yana, bir bu yana yikildim Hayallerim vardi caldin Istanbul Ne umitle geldim, ama ne buldum Hani tas topragin altin Istanbul "Istanbul Istanbul diye ozendim Beyaz mermerlere yattim uzandim Calis calis uc-bes kurus kazandim Onu da elimden aldin Istanbul" Calis calis uc-bes kurus kazandim Beni neden dertlere saldin Istanbul Bir o yana, bir bu yana yikildim Hayallerim vardi caldin Istanbul Ne umitle geldim, ama ne buldum Hani tas topragin altin Istanbul İSTAVRİT Bir naylon kovanın içinde Gezerim istavrit gibi İstanbul neresi Köprüde gide gele Bayanlara eve.. more Yetim gezdik hep Kulaksız'dan Tophane'ye Aslında bizim de hakkımız Be beyablacım Toprağımız üstünde Be beyabicim Toprağımız üstünde Size göre biz boş yere yaşıyorsak çaresiz Oltadaki balık kadar yoksa değerimiz Biz de kayıklara atlayıp Vapurlara yaşadığı denizlere gideriz İYİ UYKULAR TÜRKÜYE Kaç yıldızdan çektim suyumu, kaç haramiye içirdim bilmem Kaç çocuk öldü susuzluktan, bereketli kuyuların başında Bunlar bulut ben çizdim maviye, elimde kuş kanadı kalem Bu bir kırmızı gül ben koydum dudağına, hokkamda kardeş kanı Anlatma uyusun bırak deniz, anlatma uyusun dağlar Anlatma uyusun bırak çocuk, anlatma uyusun toprak Giden her gemiye sallanan mendil Kaçan trenlerin dumanı, celladın alkışlandığı yer İyi uykular sessizliğin günü, iyi uykular kayıp iklim İyi uykular, iyi uykular Uzanır elim bir kör gibi Kuru bir dal bahçemdeki Unutulmuş yangın yeri. JAPON BALIKÇISI Balık tuttuk yiyen ölür Elimize değen ölür Bu gemi bir kara tabut Lumbarından giren ölür Balık tuttuk yiyen ölür Birden değil ağır ağır Etleri çürür dağılır Balık tuttuk yiyen ölür Elimize değen ölür Tuzla güneşle yıkanan Bu vefalı, bu çalışkan Elimize değen ölür Birden değil ağır ağır Etleri çürür dağılır Elimize değen ölür Badem gözlüm beni unut Bu gemi bir kara tabut Lumbarından giren ölür Üstümüzden geçti bulut Badem gözlüm beni unut Boynuma sarılma gülüm Benden sana geçer ölüm Badem gözlüm beni unut Bu gemi bir kara tabut Badem gözlüm beni unut Çürük yumurtadan çürük Benden yapacağın çocuk Bu gemi bir kara tabut Bu deniz bir ölü deniz İnsanlar ey nerdesiniz? Nerdesiniz? Alıntı... Konu Binevşa tarafından (05-19-2008 Saat 07:02 PM ) değiştirilmiştir.. |
||||||||||
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ezgi'nin günlüğü(Gemi) | Binevşa | Türkçe Şarkı Sözleri [Lyrics] | 3 | 05-17-2008 10:25 PM |
| kürtçe şarkı sözleri(yok yok) | CovBoy | Kürtçe Şarkı Sözleri [Lyrics] | 2 | 05-12-2008 08:52 PM |
| Korn Şarkı Sözleri | Serhad | Yabancı Şarkı Sözleri [Lyrics] | 5 | 05-05-2008 09:17 PM |
| Flyleaf Şarkı Sözleri | Mirza | Yabancı Şarkı Sözleri [Lyrics] | 0 | 05-02-2008 03:31 PM |
| RADIOHEAD - Şarkı Sözleri | Mirza | Yabancı Şarkı Sözleri [Lyrics] | 3 | 05-02-2008 03:26 PM |